19. Hukuk Dairesi 2013/2400 E. , 2013/9556 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin ... Bankası ... Şubesinden 08.08.2006 tarihli kredi sözleşmesi ile kredi kullanıldığını, banka tarafından gönd…
**19. Hukuk Dairesi 2013/2400 E. , 2013/9556 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin ... Bankası ... Şubesinden 08.08.2006 tarihli kredi sözleşmesi ile kredi kullanıldığını, banka tarafından gönderilen ihtarnamede müvekkilinin 51.080,00 TL borcu olduğunun belirtildiğini, ihtarname sonrası müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin baskı altında kalarak borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kaldığını, belgeler incelendiğinde, sahte imzalar atılarak para çekildiğinin belirlendiğini, C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma neticesinde şüpheliler hakkında ceza mahkemesinde dava açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, hazırlık soruşturmasında ... ve ... isimli şahısların sahte imzalar ile sahte evrak tanzim ederek müvekkili hesabından para ve kredi çektiklerinin ortaya çıktığını, bankanın bu imzalar ve evrakı kontrol etmeden ödemeler yaptığını, müvekkilinin zarara uğramasına davalının sebep olduğunu iddia ederek icra dosyasının bakiye alacağı olan 8100 TL ile diğer fer'ilerde dahil olmak üzere borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini ve cebri icra baskısı altında ödenen 30.000 TL'nin yasal ticari faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, bir yıllık hak düşürücü süre içinde istirdat davasının açılmadığını, menfi tespit davalarının 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu süreninde geçtiğini, davanın kötüniyetli, hukuken dayanaksız, borçtan kurtulma amacı taşıyan afaki nitelikte bir dava olduğunu, davacı tarafından kullanılan kredilerin ödenmemesi üzerine kat ihtarına rağmen borç ödenmeyince icra takibi yapıldığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.