T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1258 KARAR NO : 2025/1696 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02.07.2025 NUMARASI : 2025/363 Esas TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 28.11.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 28.11.2025 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.07.2025 tarih 2025/363 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenm…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1258 KARAR NO : 2025/1696 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02.07.2025 NUMARASI : 2025/363 Esas TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 28.11.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 28.11.2025 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.07.2025 tarih 2025/363 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkilinin %25 oranında pay sahibi olduğu davalı şirketin 06/02/2025 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında, yeni yönetim kurulu oluşturularak müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğine son verildiğini, davalı şirketin 06/02/2025 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına ilişkin çağrının usulüne uygun yapılmadığını, genel kurul gündeminin gereği gibi ilan edilmediğini, müvekkilinin genel kurula katılıp oy kullanılmasının haksız bir şekilde engellendiğini, iş bu sebepler ile genel kurul kararlarının iptali gerektiğini, davalı şirketin aile şirketi olduğunu, müvekkili dışındaki pay sahiplerinin, müvekkilinin kayınpederi ve baldızı olduğunu, müvekkili ile eşi arasında Menderes Aile Mahkemesi'nin 2025/98 Esas sayılı dava dosyasında görülmekte olan çekişmeli boşanma davası olduğunu, iş bu nedenle yönetim kurulu üyeleri olan müvekkilinin kayınpederi ve baldızının, müvekkilinin şirketteki haklarını zarara uğratıcı iş ve işlemlerde bulunmasının muhtemel olduğunu beyan ile, davalı şirketin 06/02/2025 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali ile kararların icrasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, tedbir talebine ilişkin olarak şirket yetkilisinin görüşü alınmak suretiyle yapılan değerlendirmesi neticesi davalı şirketin 06/02/2025 tarihli genel kurul toplantısının, davacı pay sahibinin katılımı olmadan ve toplantının çağrı yapılmadan, çağrısız olarak yapıldığına dair davacı iddiasının yaklaşık olarak ispat edildiği yönündeki değerlendirme ile tedbir talebinin kabulü ile davalı şirketin 06/02/2025 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların icrasının tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, 06/02/2025 tarihli genel kurul toplantısının TTK ve şirket ana sözleşmesine uygun olduğu, toplantı çağrısının ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, pay defterine kayıtlı tüm ortaklara süresi içinde tebligat yapıldığı, toplantıya katılmama durumunun davacının kendi tercihi olduğu, bahse konu toplantıda alınan genel kurul kararının hukuka ve usule uygun olduğu, mahkemece verilen tedbir kararının bahse konu genel kurul kararı şirketin ticari işleyişini hukuka aykırı şekilde engellediği, davacı yanın davalılar ile olan akrabalık ilişkisi kapsamında davacının aile içi boşanma süreci yönünden ailevi çekişmelerin şirket yönetimine etkisinin olamayacağı, mahkemece belirlenen teminatın zarar oluşması halinde telafisini karşılamayacağı hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE : Talep, genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararın kaldırılması istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle istemin kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin nedenlerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. TTK'nın 449. maddesinde "Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için yaklaşık ispatın varlığı şarttır. Talebi konu uyuşmazlığın dayandığı hakkın özü hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır. Somut olayda, genel kurul kararının iptali istemiyle açılan davada kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına dair tedbir isteminde bulunulmuş olup karar gerçeksinde gösterilen hususlar ile dava dosyasının bulunduğu aşama ve mevcut delil durumu itibariyle talep edenin haklılığına ilişkin aranan yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı yönündeki mahkeme görüşüne iştirak edilmekle talebin kabulünde bir isabetsizlik görülmediği gibi tedbir kararının bağlandığı teminat miktarının zararı tam olarak karşılayacak şekilde belirlenmesinin beklenemeyeceği, belirlenecek miktarın her somut olay özelinde takdir edileceği göz önüne alındığında İDM'ce belirlenen teminat bedelinin makul ve yeterli görülmesi sebebiyle bu yönde de mahkeme gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediği değerlendirilmiştir. Bu durumda istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbire itiraz davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90-TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 398,50-TL'nin ihtiyati tedbire itiraz eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbire itiraz eden davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 28.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.