(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/8856 E. , 2013/15114 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 4.İcra Müdürlüğünün 2009/35522 takip, Adana 10.İcra Müdürlüğünün 2011/68 talimat sayılı dosyasından 3…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/8856 E. , 2013/15114 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 4.İcra Müdürlüğünün 2009/35522 takip, Adana 10.İcra Müdürlüğünün 2011/68 talimat sayılı dosyasından 31.3.2011 tarihinde haczedilen mahcuzların müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak davasının kabulü ile mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasını, %40 tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, haciz adresinde borçlu şirkete ait belgeler bulunduğunu, davacının davalı borçlu şirket ortağı ve müdürünün oğlu olması ve aynı alanda faaliyet göstermeleri nedeniyle aralarında organik bağ bulunduğu, davacının istihkak iddiasının muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Borçlu şirket tasfiye memuru,borçlu şirketin iflas ettiğini, mahcuzların davacıya ait olduğunu belirterek davanın kabulünü istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre davacı 3.kişi ile borçlu şirket yetkilisi Mustafa Varlık'ın baba-oğul olup aralarında organik bağ bulunduğu ve aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri,haciz sırasında borçlu şirket yetkilisine ait bir takım faturalar bulunduğu,Yargıtay 21 H.D.'nin 2.3.1999 tarih 1999/1979 Esas-1999/1286 karar sayılı ilamı uyarınca borçlu ile aynı iş kolunda faaliyette bulunan ve ortakları arasında akrabalık bulunan şirketler arasında organik bağın mevcudiyeti kabul edilmiş olup yine bu durumda istihkak iddiasında bulunan şirketin alacaklılarından mal kaçırmaya yönelik paravan şirket kurduğu şeklinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, her nekadar davacı 3.kişi tarafından fatura sunulmuş ise de faturalarını her zaman temini mümkün belgelerden olup tek başına yasal karine aksini ispatlamaya yeterli olmadığı, dinlenen tanık beyanları da soyut düzeyde olup inandırıcılıktan uzak olduğu, davacı 3.kişinin iddiasını yeterli ve kesin delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.