11. Hukuk Dairesi 2024/698 E. , 2024/8593 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1308 Esas, 2023/1249 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/306 E., 2021/205 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. K…
**11. Hukuk Dairesi 2024/698 E. , 2024/8593 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1308 Esas, 2023/1249 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/306 E., 2021/205 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ile davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ile davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin "..." ibareli marka başvurusuna SMK'nın 6/3 ve 6/9 maddelerine dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davacının "..." ibaresi üzerinde SMK'nın 6/3 maddesine dayalı üstün hakkının bulunduğunu, davacının anılan ibareli iki ayrı ilaç için 29.12.2016 ve 13.04.2017 tarihlerinde ruhsat başvurusunda bulunduğunu, her iki ürün için 13.01.2019 tarihinde ruhsat verildiğini, ruhsat verilmesinin ardından ürünün piyasaya çıkması için gerekli hazırlıklar tamamlandıktan sonra "..." ibareli ürünlerim ilk olarak 12.06.2019 tarihinde satışla sunulduğunu, o tarihten dava konusu marka başvuru tarihine kadar yoğun ve aralıksız biçimde "..." markalı ürünlerin satışa sunulduğunu, ayrıca davalının kötü niyetli olduğunu, davacının "..." markaları ürünlerinden haberdar bulunmasına rağmen aynı ibarenin tescili için marka başvurusunda bulunduğunu, bir ilaç firması olan davalının, davacının ruhsatlı ürünü nedeniyle, "..." adlı ilacı için ruhsat alamayacağını, buna karşın davacının ürünün satışını engellemek amacıyla dava konusu marka başvurusunda bulunmasının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'ın 08.08.2020 tarih ve 2020-M-6500 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın davalı şirketin adına tescilli "Laxem" ve "Laxenema" ibareli markasının serisi mahiyetinde bulunduğunu, anılan ibare üzerinde gerçek hak sahibinin davalı şirket olduğunu, davacı tarafça sunulan delillerin SMK'nın 6/3 maddesi kapsamında hak sahipliği için yeterli bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davacının dava konusu başvuruyu oluşturan "..." ibareli ürünleri için ruhsat aldıktan sonra davalının marka başvuru tarihinden önceki 4 ay 13 günlük süreçte, yaptığı ilaç satışları ile ciddi bir markasal kullanım ve dava konusu ibare için belirli bir bilinirlik ve tanınırlık kazandırdığı, dolayısıyla SMK'nın 6/3 maddesindeki koşullarının davacı lehine oluştuğu, ayrıca davacının "..." markalı ilaç ürününün aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirket tarafından bilindiği, buna rağmen dava konusu marka başvurusunu yaptığı, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyi niyetli üçüncü kişileri engelleme amacıyla hareket ettiği bu nedenle davalının kötü niyetli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı TÜRKPATENT vekili ile diğer davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince; davacının "..." ibareli kullanımları, dava konusu marka başvuru tarihinden önceki 4 ay 13 günlük döneme ilişkin olsa da, davacının "..." ibareli ilaç için ruhsat aldıktan sonra, anılan ibareli ürünleri, Türkiye çapında yoğun olarak satmak suretiyle anılan markasının tanıtılması ve yaygınlaştırılması için yoğun olarak kullandığı gözetildiğinde, "..." ibaresi üzerinde 5. sınıfta yer alan ilaç emtiası bakımından davacının öncelik hakkının bulunduğu yönündeki mahkeme kabulünde bir isabetsizliğin olmadığı, ayrıca mahkemece aralarında doktor ve eczacı bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda açıklandığı üzere, ruhsatlı ilaç listesinin Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu‟nun internet sitesinde (www.titck.gov.tr) kamunun erişimine sunulduğu, bu listede "..." isimli ürünlerin 11.01.2019 tarihinde ruhsatlandırıldığı ve ruhsatların davacıya ait olduğunun görüldüğü, bir ilaca ruhsat alınmasının, ciddi maddi imkân ve zaman gerektirmekle birlikte arka planda kayda değer bir ar-ge ve pazara erişim ekibinin çalışması ile mümkün olduğu, kamunun erişimine sunulan ruhsatlı ilaç listesinde yeni ruhsat almış bir ürüne ait markanın bu sektörde faaliyet gösteren veya bilgi sahibi olan başka bir firma tarafından da bilinmesi gerektiği, buna göre, davacı gibi ilaç sektöründe faaliyet gösteren davalının, davacının "..." ibareli ürünlerinden haberdar olmasına rağmen, birebir aynı ibareli dava konusu başvuruyu yapmasının iyi niyetli olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş karar davalı TÜRKPATENT vekili ile diğer davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin 3 üncü fıkrası, 6 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı TÜRKPATENT vekili ile davalı ... vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalılara iadesine, 03.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.