Hukuk Genel Kurulu 2010/3-146 E., 2010/184 K. Hukuk Genel Kurulu 2010/3-146 E., 2010/184 K. - ECRİMİSİL DAVASI - YERİN KAMULAŞTIRMAKSIZIN FİİLEN ELKOYMAK- 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 429 ] "" Taraflar arasındaki "Ecrimisil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 26.06.2008 gün ve 2007/64 E., 2008/273 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıt…
Hukuk Genel Kurulu 2010/3-146 E., 2010/184 K. **Hukuk Genel Kurulu 2010/3-146 E., 2010/184 K.** **- ECRİMİSİL DAVASI - YERİN KAMULAŞTIRMAKSIZIN FİİLEN ELKOYMAK**- 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 429 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki "Ecrimisil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 26.06.2008 gün ve 2007/64 E., 2008/273 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 26.03.2009 gün ve 2906-5182 sayılı ilamı ile; (...Davacı vekili dilekçesinde; davacıya ait 275 parselde kayıtlı 500 m2 büyüklüğündeki arsa vasfındaki taşınmazın tamamının , davalı Kandıra Belediyesince kamulaştırmaksızın fiilen el koymak suretiyle yol olarak kullanılmakta olduğunu belirterek, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil bedelinin (şimdilik 6.000 YTL) davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili beyanlarında; yol yapım işlerinin Kocaeli Büyükşehir Belediyesince yapıldığını, kendi belediyelerin bir ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve inşaat bilirkişisinin raporu dikkate alındığında, taşınmazın mevcut haliyle boş arsa olması sebebiyle malikine gelir getirici bir özelliğinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. TMK 995.md. göre 08.03.1950 gün ve 22/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kabul edildiği gibi, başkasının taşınmazını haksız olarak kullanmış olan kötü niyetli kimse, o taşınmazı haksız olarak elinde tutmasından doğan zararı ve elde ettiği veya etmeyi ihmal eylediği semereleri tazmin ile yükümlüdür. Zira işgal zararı, gelir getirebilecek bir yerin haksız işgali nedeni ile malikin o yerden olağan biçimde yararlanmaması yüzünden mal varlığındaki artışa engel olmaktır. Bu engel olmanın sağladığı mal varlığına girmeyen çoğalma en az kira, en çok da tam gelir yoksunluğu olarak değişebilir. Tazminatın amacı, el atma olmasaydı malikin mal varlığı ne durumda olacak idiyse o durumun sağlanmasıdır. Davalı taşınmazı işgal ettiğine ve fayda sağladığına göre, ecrimisil ile sorumlu tutulması gerekir. Yol olarak kullanılan taşınmaz ekonomik bakımdan fayda sağlayan bir taşınmazdır. Davalı tarafından kira ödemeden kullanıldığına göre, davacının zararı sözkonusudur. Bu durumda, davacı daha fazla bir zarara uğradığını kanıtlayamadığı takdirde, taşınmazın asgari getirisi belirlenerek bu miktara hükmedilmelidir. Mahkemece, bu hususlar gözardı edilerek, eksik inceleme ile yanılgılı değerlendirme sonucu ecrimisil talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN: Davacı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI