T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1038 - 2026/545 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1038 KARAR NO : 2026/545 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/03/2024 NUMARASI : 2020/491 E. - 2024/181 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince ver…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1038 - 2026/545 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1038 KARAR NO : 2026/545 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/03/2024 NUMARASI : 2020/491 E. - 2024/181 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22/03/2024 Tarih ve 2020/491 Esas - 2024/181 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı ...'un 08/09/2015 - 30/09/2019 tarihleri arasında müvekkili bünyesinde Yazılım Mühendisi Takım Lideri olarak çalıştığını, ...’un haksız nedenlerle iş akdi feshini bildirdiğini, bu tarihe kadar kesintisiz çalıştığını, davalının müvekkili şirkette çalışırken 2019 yılı Ocak ayında aynı alanda faaliyet gösteren ... Teknoloji isimli firmayı kurduğunu, davalının imzaladığı sözleşmenin 9 ve 10. maddesine göre rekabete aykırı hareket etmeyeceğini, rakip bir iş yerinde çalışmayacağını ve şirketin uğrayacağı zararı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, bu nedenle rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini, davalının kendi şirketini kurması ile beraber mesai saatleri içerisinde kendi firmasında olduğunu, davacı şirketin mesai saatlerine nadiren geldiğini, işlerini aksattığını, buna rağmen aylık ücretini almakta olduğunu, kendi sorumluluk alanındaki çalışmaları sisteme yüklemediğini, davalının fesih bildirimi ile beraber şirketine ... marka dizüstü bilgisayarı teslim etmediğini, yazılım mühendisleri takım lideri görevi nedeni ile müvekkili şirketin tüm projelerine erişim hakkında sahip olduğunu, davacının güncel kodlara erişimini engellediğini, bu nedenle davacının bir çok projesinin fesih aşamasında olduğunu, davacıya ait projelerin nesne ve kaynak kodlarını alıkoyan ...'un davacının teslimi yakın tarihli olan bütün projelerini alıkoyduğunu, bu projelere şirketin erişimi de engelleyerek ciddi anlamda zarara uğrattığını, bu nedenle ... projesinin feshedildiğini, davalının ... projesinde direktör olarak görev alması sebebiyle zarardan doğrudan sorumlu olduğunu, davacının teminat mektubu olarak 388.072,70 TL, donanımlar için 441.00 USD ve yazlım / kurulum giderleri olarak 1.060.000 TL zararının olduğunu, şirket bünyesinde kilit konumda olan davalının şirketin üretim sırlarını bildiğini, şirketin geleceğini tehlikeye düşürecek verileri bünyesinde bulundurduğunu, yapmış olduğu kasti eylemlerle müvekkilinin müşterileriyle olan güven ilkesine zarar verdiğini, tek ortaklı kurmuş olduğu ... Teknoloji firması ile rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 20.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkilinin primlerin ödenmemesi üzerine iş akdini bitireceğini sözlü olarak ilettiğini, 01/01/2019 tarihinde ortaklık iptal protokolü ile sözleşmenin iptal edildiğini, 02/01/2019 tarihinde ... Teknoloji Bilişim Sanayi Ticaret Anonim Şirketi firmasının kurulduğunu, haksız rekabete ilişkin tazminat davalarının bir yıl içerisinde açılmasının gerektiğini, davalı ...’un 2015-2019 yılların arasında davacı firmada yazılım mühendisleri takım lideri ve terfi ederek CTO olarak çalıştığını, çalışma boyunca firmanın %6 oranın da prim vermeyi taahhüt ettiğini davacının prim ödemelerini yerine getirmemesi sebebiyle davalının ayrılmak istediğini firma ortaklarına bildirdiğini, prim ödemelerinin bir kısmının iş avansı olarak yatırılması sebebiyle davacıya iade edildiğini, taraflar arasında anlaşma sağlanması ile davalının firmada çalışmaya devam ettiğini, prim ödemelerinin ödenmemesi tekrar gündeme gelmesiyle beraber 01/01/2019 tarihinde ortaklık sözleşmesinin sona erdiğini, bunun üzerine 02/01/2019 tarihinde davalının kendi firmasını kurduğunu, davalının emeğine ve becerisine ihtiyacı olan şirketin primleri ödeme vaadiyle davalının kendi şirketi ile beraber davacı şirkette çalışmasını rica ettiğini, bu sebeple elindeki projeleri bitirmek üzere davalının çalışmaya devam ettiğini, davalının 9 süre daha çalışmaya devam ettiğini, ancak primlerin yine ödenmemesi sebebiyle ihtarname ile iş akdini sonlandırdığını, şirket tarafından verilen bilgisayarı hapis hakkını kullanarak vermediğini, şirket arabasını tutanakla teslim ettiğini, bu olaylardan sonra Ankara 10. İş Mahkemesinde alacak davası açıldığını, Cumhuriyet Başsavcılığı 2019/4833 soruşturma dosyası kapsamında bilgisayara el konulduğunu, müvekkilin tüm projeleri teslim ettiğine dair bilgi ve belgeler bilgisayarda bulunduğu için hapis hakkının kullanılmış olduğunu, bilgisayardaki tüm verilerin şirket veri tabanında bulunduğunu, duruşma esnasında tutanak şahitlerinin dinlendiği ve tutanağı inkâr ettiklerini, davalının mesai saatleri dışında geceleri ve öğle arasında kendi şirketine gittiğini, mesailerini aksatmadığını, görevi nedeniyle diğer teknokentlere görüşmeye gittiğini, bu nedenle araç takip kayıtlarının işi ötelediği manasına gelmediği, davacının davalıya ait SSK bildirimlerini tam girdiğini, bunun karşılığında SSK teşvikinden faydalandığını, iş yerine gitmediğine dair aksi bir beyanda bulunulmadığını, davacını SVN LOG kayıtlarında filtreleme kısıtlamaları yapıldığı, aksi durumda müvekkilin işi layığıyla yaptığının görülebileceğini delil olarak sunulacak USB bellek içerisinde SVN log kayıtlarının görülebileceğini, davalının şirketten istifasını verdikten sonra uzaktan erişim yetkilerinin kaldırıldığını, ayrılmadan önceki son çalışmasına devam ettiğini, davaya konu bilgisayarın müvekkile çalışması için verilen bilgisayar olduğu, bilgisayar içerisinde kişisel verilerinin de bulunduğunu, SVN sistemine geliştiriciler tarafından kodlar gönderildiğini, davacının erişim sağlayamadığı sisteme müvekkilin erişim sağlamasını imkânı olmadığını, davalının görevi nedeniyle kurumlarla yazışmalar yaptığını, projelerin kodları üzerinde çalışma yapmadığını, işlerin ... markasına verildiğini, bir işçinin istifası ile ihalenin feshi için gecikme nedeni olamayacağını, davalının yazılım mühendisi olması sebebiyle geçimini yazılımlar yaparak sağladığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'un davacı şirketten ayrıldığı 30/09/2019 tarihine kadar davacının iş yerinde fiilen çalıştığı, davacı ile davalı ... arasında imzalanan sözleşmenin 9 ve 10. maddelerinde davalının rekabete aykırı hareket etmeyeceğinin, rakip bir iş yerinde çalışmayacağının ve davacı şirketin uğrayacağı zararı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğinin yazılı olduğu, sözleşmenin tarafları, sözleşme özgürlüğüne göre sözleşmenin konusunu belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olmadığı, TBK'nın 27, 28, 444 ve devamı maddelerinde bu özgürlüğün sınırlarının çizildiği, sözleşmede öngörülen rekabet yasağının, ancak çalışanın iktisadi geleceğinin hakkaniyete muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, yer ve işin nevi noktasında hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise geçerli olacağı, dava konusu olayda, davalının imzaladığı hizmet sözleşmesinin 9 ve 10. maddelerinde herhangi bir sınırlama bulunmamasının çalışanın mahvına sebep olacak mahiyette olduğu, davacı şirketin faaliyet alanının tüm bilişim sektörünü ilgilendirmesi nedeniyle sözleşmenin çalışma özgürlüğüne, akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olduğu, bu nedenle rekabet etmemeye ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerektiği, diğer taraftan, SVN Log kayıtlarının incelenmesinde davalının işten çıkmış olduğu tarihten sonra güncelleme yapmadığı, davacı ... Teknoloji A.Ş. tarafından firma içerisinde bulunan sisteme uzaktan erişim yapıldığına dair bir delil sunulmadığı, davalının proje çalışmalarını engellediğine dair ekip içi somut yazışma, uyarı ve/veya tespit gibi bulguların bulunmadığı, davaya konu kurum ve projelerin değerlendirilmesinde, hizmet verilen sektörün ve projelerin rekabeti önleyici unsurlarının olmadığı, bu nedenle doğrudan davacı ... Teknoloji A.Ş. firmasını zarara uğratacak faaliyetlerin olmadığı, bilirkişi raporlarında davalı ...'un davacı şirkete ait bilgisayarı beraberinde götürmesinin haksız rekabet oluşturabileceği belirtilmişse de, öncelikle hakimin bilirkişi raporları ile bağlı olmadığı, davalının yazılım mühendisi olduğu da gözetildiğinde, davacı şirkete ait proje kodlarını USB bellek, CD, sanal sürücü, e-posta ve benzeri bir elektronik ortamı kullanarak kolaylıkla kopyalayarak hakimiyetine alabileceği, bunun için davacı şirkete ait bilgisayarı beraberinde götürmesine gerek olmadığı, salt bilgisayarı götürmüş olmasının haksız rekabet sayılamayacağı, nitekim bilgisayarın içerisindeki proje kodları ile ... Teknoloji firmasına ait projele kodları arasında benzerlik bulunmadığı, bilgisayarın içerisinde ise davalının şahsi resim ve şahsi proje kodlarının bulunduğu, ayrıca davacı şirket tarafından davalının proje kodlarını kopyaladığının veya beraberinde götürdüğünün kanıtlanamadığı, ayrıca davacının ileri sürdüğü davalının işten çıkmış olduğu tarihten sonra güncelleme yaptığı, davacı firma içerisinde bulunan sisteme uzaktan erişim yapıldığı, davalının proje çalışmalarını ve güncel kodlara erişimi engellediği, bu nedenle davacının bir çok projesinin fesih aşamasında olduğu ve bu nedenle zarara uğradığı iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkeme kararının gerekçe içermediğini, eksik inceleme ile kurulan hükmün kabulünün mümkün olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksiklikler bulunduğunu, bu eksikliklerin giderilmediğini, davalı . ...'un iş akdini haklı nedene dayanarak feshetmediğini, bu kapsamda hapis hakkını kullanarak müvekkili şirkete ait bilgisayarı uhdesinde tutmasının haklı olmadığını, davalının müvekkili şirkette çalışırken başka bir şirket kurmasının dahi haksız rekabet eylemi için yeterli olduğunu, davalı ...'un, 08.09.2015 - 30.09.2019 tarihleri arasında müvekkili şirket bünyesinde çalışmaktayken 02.01.2019 tarihinde ... Teknoloji şirketini kurduğunu, taraflar arasında ortaklık sözleşmesi mevcutmuş gibi bir hüküm kurulmuş olmasının gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, rekabet yasağı sözleşmesi ve haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi, “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmünü içermektedir. Madde metninde açıkça “…akdin sona ermesinden sonra…” sözcükleriyle ifade edildiği üzere, TBK’nın 444. maddesinde düzenlenen rekabet yasağı, hizmet akdi sona erdikten sonra hüküm doğurur ve hizmet akdi sona erdikten sonra yapılmaması gereken davranışlara ilişkindir. Hizmet akdinin devamı sırasında meydana gelen bir sadakatsizlik, ister bir sözleşme ile düzenlensin ister yasayla düzenlensin, iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturacaktır ( (HGK'nun 29.02.2012 tarih ve 2011/11-781 Esas, 2012/109 Karar, 09/03/2016 tarih ve 2014/11-866 Esas 2016/289 Karar sayılı ilamları). Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dosya kapsamından, davalı ...'un davacı şirkette çalışırken 2019 yılı Ocak ayında aynı alanda faaliyet gösteren diğer davalı ... Teknoloji isimli firmayı kurduğunu anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı tarafça rekabet yasağına aykırılık ve haksız rekabet oluşturduğu iddia edilen eylem, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin devam ettiği zaman dilimi içinde başladığından, somut uyuşmazlık bakımından görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2017 tarih , 2016/3381 Esas 2017/6936 Karar sayılı ilamında da aynı hususlara yer verilmiştir. Her ne kadar, davadaki davalının iş akdinden sonraki eylemleri ve diğer davalının eylemleri ile haksız rekabet için davaya bakma görevi iş mahkemesine ait değil ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesinin düzenlendiği, buna göre hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu, aynı Kanun'un 166. maddesinde de bağlantılı davaların birleştirilebileceğinin öngörüldüğü, HGK'nın 14.02.2019 tarih, 2017/409 Esas, 2019/159 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere bağlantılı davaların daha özel nitelikteki mahkemede görülmesinin, göreve ilişkin usul kurallarına uygun düşeceği hususları birlikte değerlendirdiğinde, bu yönden de davaya iş mahkemesinde bakılması gerektiği Dairemizce kabul edilmiştir. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2014/31784-33075 E.K. sayılı ilamında da, esasında iş mahkemesinin görevinde olmayan bir davanın, iş mahkemesindeki dava ile arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması halinde, özel görevli iş mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilmiştir. O halde mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesine girişilerek yazılı şeklide hüküm kurulması doğru görülmemiş, HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiş, anılan maddenin (a) bendinde açıkça, bölge adliye mahkemesince dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan karar verilebileceği düzenlendiğinden HMK'nın 360. maddesinin atfı ile aynı Kanunun 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın dosyanın görevli Ankara Nöbetçi İş Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, istinaf kararının neden ve şekline göre, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince kabulü ile Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22/03/2024 gün ve 2020/491 Esas - 2024/181 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca dosyanın görevli Ankara Nöbetçi İş Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine, 3-Kararın bir örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 4-İstinaf kararının neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 5-Davacıdan peşin olarak alınan 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, 7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 8-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-İstinaf kararının tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 06/03/2026 tarihinde HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.