T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/772 Esas KARAR NO : 2025/1581 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/02/2024 NUMARASI : 2022/402 Esas, 2024/91 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 27/06/2022 KARAR TARİHİ: 10/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış o…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/772 Esas KARAR NO : 2025/1581 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/02/2024 NUMARASI : 2022/402 Esas, 2024/91 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 27/06/2022 KARAR TARİHİ: 10/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firmanın müvekkili aleyhine İstanbul 7.İcra ... Esas sayılı dosyasından 1 adet çek için karşılıksız kalan miktar çekten icra takibi yapıldığını, davalının ticari kayıt ve defterleri ile müvekkilnin davalıya borçlu olmadığının ispat edileceğini belirterek, takibe konu çekten borçlu olmadığının tesbitine, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesi ile menfi tespit davası istemlerinin hukuki dayanağını imzanın müvekkiline ait olmadığının tespiti şeklinde ıslah etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, davaya konu çek ile ilgili davacının imza itirazı yaptığını, İmza itirazının İstanbul 6.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/523 Esas, 2017/222 K. sayılı dosyası ile kabul edildiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davaya konu fatura alacağının tahsili amacı ile Bakırköy 17.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi başlattıklarını, şirketin faal olmadığı ve tahsil kabiliyeti olmadığı için dosyada işlem yapılmadığı için kapandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının davasını tam olarak ıslah eserek, davaya konu istanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konan çekteki imzanın kendisine ait olmadığını beyanla menfi tespit talebinde bulunduğu, her ne kadar İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/523 E. sayılı dosyası kapsamında alınan rapor ile imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiş ise de, davacı şirket yetkilisinin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/152 Esas sayılı dosyasında mahkeme huzurunda verdiği savunmasında imzanın kendisine ait olduğunu ikrar ettiği, bilerek imzasını değiştirmek suretiyle seneti imzaladığını kabul ettiği, ikrarı üzerine ilgili mahkemenin verdiği mahkumiyet hükmünün kesinleştiği, ağır ceza mahkemesi huzurunda yapılan ikrar ile senetteki imzanın şirket yetkilisine ait olduğunun kesinleşen mahkeme ilamı ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; gerekçe kılınan İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının istinaf mahkemesince kaldırıldığını, kesin hüküm olarak kabul edilmesinin yanlış ve hatalı olduğunu, kesinleşmeyen ceza davası dosyasının, hukuk mahkemesi davası için kesin delil olarak dayanak yapılmasının yanlış ve hatalı olduğunu, imzaya yönelik menfii tespit davasının görülmeye devam edilerek davanın kabulü yönünde karar oluşturulması yönlü istinaf talebinde bulunduklarını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İlk derece mahkemesince, davacı şirket yetkilisinin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/152 Esas sayılı dosyasında mahkeme huzurunda verdiği savunmasında imzanın kendisine ait olduğunu ikrar etmiş, bilerek imzasını değiştirmek suretiyle seneti imzaladığını kabul ettiği, ikrarı üzerine ilgili mahkemenin verdiği mahkumiyet hükmünün kesinleştiği ceza mahkemesinde kesinleşen maddi olgular herkes için bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacı şirket yetkilisinin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/152 Esas sayılı dosyasının 02/07/2019 tarihli duruşmasında, "Bana gösterilen çekin hiçbir yerinde benim imzam yoktur, ben imzalarımı standart olarak atıyorum. Bu hususta noterde imza sirkülerim mevcuttur. Müştekiye halen borcum mevcuttur, ancak ne kadar olduğunu hatırlayamıyorum" şeklindeki beyanıyla borcu kabul edip, imzayı inkar ettiği, ceza kararının da kesinleşmediği anlaşılmıştır. Davacı şirket yetkilisi ..., 05/05/2017 tarihli Beylikdüzü Polis Merkezi Amirliğindeki ifade tutanağında "Şikayetçi olan ... isimli şahıs ile geçmişte ticari ilişkim oldu. Şahıstan o dönemde kaysı aldığım ve ambalaj yaptırdığım oldu. Belirtilen çek konuları ile alakalı ben firmam adına ait olan çek ve diğer müşteri çekinde ben şahsa borcum karşılığı verdim. Bana ait olan çekin imzasını değiştirerek attım bankadan çekemeyeceği için bu süre uzatmak için yaptım." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dolayısıyla davacı şirket yetkilisi, polis ifade tutanağında hem davaya konu çekteki imzasını hem de çekten dolayı borcunu kabul etmiş olduğu, bu beyanın dava dışı ikrar niteliğinde olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/02/2024 gün ve 2022/402 Esas, 2024/91 Karar Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-DAVANIN REDDİNE4-İlk derece yargılaması yönünden;a)Alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin alınan 597,72 TL harç ile 597,72 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.195,44 TL harçtan mahsubu ile artan 580,04 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c)Davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 35.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, b) İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 185,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.354,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.10/12/2025