8. Hukuk Dairesi 2016/14405 E. , 2020/3617 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili ,ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 360 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan iki katlı evin zemin üstü ikinci kat…
**8. Hukuk Dairesi 2016/14405 E. , 2020/3617 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili ,ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 360 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan iki katlı evin zemin üstü ikinci katının, ahırın ve eklentilerinin müvekkilerinin murisi tarafından meydana getirildiğini iddia ederek, bu hususun tespitine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, dava konusu taşınmazın tarafların kök murisi ... adına kayıtlı olduğunu, husumetin tüm mirasçılara yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 360 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan muhdesatların davacıların murisi ... tarafından meydana getirildiğinin ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. 1. Taşınmaz üzerindeki muhdesatın tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Muhdesat tespiti davalarında ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan diğer tüm tapu maliklerinin veya tapu kayıt malikinin mirasçılarının davada taraf olarak yer almaları zorunludur. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya içeriğindeki tapu kaydının incelenmesinde, dava konusu muhdesatların üzerinde yer aldığı 360 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak mirasbırakanı ... adına kayıtlı ve bu sebeple miras ortaklığına dahil olduğu, kayıt malikinin 11.03.1990 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde bulunan mirasbırakan ...'a ait mirasçılık belgesine göre murisin tüm mirasçılarının davada yer almadığı, husumetin sadece bir mirasçıya yöneltildiği, Daire eksiklik talebi ile bir örneği dosya içerisine alınan Çarşamba Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/84 esas sayılı dosyası içeriğine göre davaya yer almayan mirasçılardan .....b... ve ...’in muhdesatın davacıların murisi tarafından meydana getirildiğini açıkça kabul ettikleri, ancak mirasçılarıdan ... ve ...’nin bu şekilde bir kabullerinin olmadığı ve davada taraf olarak yer almadıkları dolayısıyla taraf teşkilinin (zorunlu taraf katılımının) sağlanmadığı görülmektedir. Bu durumda, mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu HMK'nin 124. maddesinde belirtilen tarafta iradi değişiklik durumunun bulunmadığı ve bu sebeple davalının taraf eklenmesine rızasının gerekmediği gözetilerek; davacı tarafa bu konuda süre ve imkan tanınması gerekirken, mahkemece yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmadan uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Davalının temyiz itirazları yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.