11. Ceza Dairesi 2024/4025 E. , 2024/15586 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4887 Değişik İş Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.07.2023 tarihli ve 2023/69503 Soruşturma, 2023/35974 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 26.10.2023 tarihli ve 2023/4887 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi …
**11. Ceza Dairesi 2024/4025 E. , 2024/15586 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4887 Değişik İş Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.07.2023 tarihli ve 2023/69503 Soruşturma, 2023/35974 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 26.10.2023 tarihli ve 2023/4887 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.10.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 2024/2617 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB-2024/68309 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB-2024/68309 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 21/06/2023 tarihli dilekçesi ile; müvekkilinin şüpheli ile iş arkadaşı olduklarını, şüphelinin Ambarlı Gümrük Müdürlüğünde dayısı olduğunu söyleyerek yurt dışında ucuz ürün alıp satmak üzere şirket kuracağını, kendisine para vermesi durumunda şirket karından pay vereceğini söyleyerek müştekiden iki defada toplam 115.000,00 Türk lirası para aldığını, ancak şüphelinin bahsedildiği gibi şirket kurmadığını anlayan müştekiyi zaman içinde oyaladığını ve aldığı paraları müştekiye iade etmediğini iddia etmesi şeklinde gerçekleşen somut olay nedeniyle başlatılan soruşturma sonunda, taraflar arasındaki ilişkinin ticari ilişkiden kaynaklı hukuki ihtilaf olduğu gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; şikayet dilekçesinin verilmesi üzerine hiç bir araştırmanın ve soruşturmanın yapılmadığının görüldüğü, şüphelinin ifadesinin dahi alınmadığı, tanık araştırması yapılmadığı, söz konusu para gönderme işlemlerinin akıbetinin sorulmadığı, olayın başından beri şüphelinin dolandırma kastı ile hareket edip etmediğinin araştırılmadığı, şüphelinin aynı ya da başka bir şekilde başkalarına karşı da benzer eylemleri gerçekleştirip gerçekleştirmediğine dair soruşturma dosyalarının bulunup bulunmadığının sorulmadığı, bu suretle tanık ve toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ile şüphelinin eski iş arkadaşı olduklarının, şüphelinin işten ayrılmadan önce Ambarlı Gümrük Müdürünün dayısı olduğunu, bu nedenle burada çalışan birçok kişiyi tanıdığını, şirket kurup yurt dışından ürün alıp satacağını, kendisini de ortak ederek kâr payı verebileceğini beyan etmesi üzerine, şikâyetçinin bu amaçla şirket kurulması ve ithal ürünlerin temini amacıyla şüpheliye farklı zamanlarda toplamda 115.000,00 TL para verdiğinin, aradan geçen süreye rağmen şüphelinin herhangi bir ödeme yapmaması ve verdiği parayı da iade etmeyerek kendisini oyalaması üzerine dolandırıldığını anladığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüphelinin ifadesinin alınması, şikâyet dilekçesinde isimleri bildirilen tanıkların olayla ilgili bilgilerine başvurulması, UYAP üzerinden tespit edilen Bakırköy 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/273 Esas sayılı dosyasının getirtilip incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şüphelinin dayısı veya herhangi bir yakınının Ambarlı Gümrük Müdürlüğünde çalışıp çalışmadığının belirlenmesi, gerekli görülmesi halinde bu kişinin de tanık sıfatıyla beyanına başvurulması, şüpheli hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma veya kovuşturma dosyaları bulunup bulunmadığı araştırılarak, başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmediği de belirlendikten sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...müşteki ile şüpheli arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve uyumazlık için Hukuk Mahkemelerinde dava açılmak suretiyle bu hususların ileri sürülebileceği ve bu iddiaların çözümünün hukuk mahkemeleri nezdinde gerçekleştirilebileceği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 26.10.2023 tarihli ve 2023/4887 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.