1. Hukuk Dairesi 2012/763 E. , 2012/5595 K. "" MAHKEMESİ : AKŞEHİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/10/2010 Davacılar tarafından davalı Hazine aleyhine açılan tazminat davasının yapılan yargılamasında, Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyizi üzerine, duruşma günü olarak saptanan 11.5.2012 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat M. G.ile temyiz edilen vekili Avukat H.S. geldile…
**1. Hukuk Dairesi 2012/763 E. , 2012/5595 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AKŞEHİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/10/2010 Davacılar tarafından davalı Hazine aleyhine açılan tazminat davasının yapılan yargılamasında, Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyizi üzerine, duruşma günü olarak saptanan 11.5.2012 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat M. G.ile temyiz edilen vekili Avukat H.S. geldiler,duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, tazminat isteğine ilişkin olup, Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacıların, kadastro çalışmaları sırasında, tapulu taşınmazlarının bir kısmının Akşehir Gölü suları altında kalması nedeniyle, tapu kayıtlarının kapsadığı alanın bir bölümünün adlarına tespit edilmesine rağmen, göl suları altında kalan kısım yönünden tapu kaydı uygulanamadığından kadastrosunun yapılmadığını, göl sularının çekilmesi üzerine, kadastrosu yapılmayan bölüm yönünden ilgili kurumlarca kadastro tespit çalışmalarının yapılması isteklerinin olumlu karşılanmasına rağmen, sonradan Akşehir Gölü kıyı kenar çezgisi içerisinde kaldığından bahisle taleplerinin reddedildiğini, çekişmeye konu taşınmazlarının bu şekilde bedelsiz olarak kamuya terk edilmesi nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek eldeki davayı açtıkları görülmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/4. maddesinde " Kadastrosu tamamlanan çalışma alanı içerisinde kalan eski tapu kayıtları işleme tabi olma niteliğini kaybeder. Bu kayıtlara dayanarak kadastro ve tapu sicil müdürlüklerinde işlem yapılamaz." hükmü gözetildiğinde, tapunun hukuki kıymetini kaybetmeyip, sadece işleme tabi olma özelliğini yitirdiği, başka bir ifadeyle tapu kapsamında ki mülkiyetin yitirilmesi anlamının çıkarılamayacağı açıktır. Bu durumda, çekişmeli taşınmazın göl suları altında kaldığından kadastroca tahdit ve tespitinin yapılmamış olduğu, kadastro çalışmaları sırasında davacıların dayandıkları tapu kaydının tamamen revizyon görmediği ileri sürüldüğüne göre, somut olayda, sağlıklı bir çözüme ulaşılabilmesi için öncelikle davacıların dayandıkları delil durumuna düşen tapu kayıtlarının kapsamlarının ve kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Bu nedenle, eldeki davada sorunun çözümlenmesi, davacıların dayandıkları tapu kaydının nereye ait olduğunun ve sınırlarının tam olarak belirlenmesine, çekişmeli taşınmazın bu kapsam içerisinde kalıp, kalmadığının ortaya çıkarılmasına ve kıyı kenar çizgisine göre durumunun saptanmasına bağlıdır.