12. Hukuk Dairesi 2018/3043 E. , 2018/6784 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlunun tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacak
**12. Hukuk Dairesi 2018/3043 E. , 2018/6784 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlunun tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından başlatılan işçilik alacaklarına dayalı ilamlı takipte borçlu vekilinin, brüt olarak hükmedilen alacakların nete çevrilmeden takibe konulduğu, brüt miktarlar üzerinden faiz hesaplandığı, işlemiş ve işleyecek faiz oranının yüksek olduğu şikayetleri ile icra emrinin iptalini talep ettiği, mahkemece, dayanak ilamda takibe konu alacaklara brüt olarak hükmedildiğinden bu yöndeki şikayetin mahkemece değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle reddi ile faize ilişkin şikayetin kabulüne karar verildiği görülmüştür. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. ve 94/1. maddesine göre; iş veren, ödeyeceği miktar üzerinden 103 ve 104. maddeler gereğince, ödemeleri nakden veya hesabı yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdur. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesine göre; borçlu-işveren vergi sorumlusu, alacaklı-işçi ise vergi mükellefidir. Borçlu-işveren, verginin ödenmesi bakımından vergi dairesine karşı sorumludur. "Vergi Sorumlusu" sıfatı ile borçlu işverenin ilamda yazılı işçi alacağından vergi dairesine yatırmak zorunda olduğu yasal kesintileri (gelir vergisine) mahsup ederek, kalanını icra dairesine yatırmakla borcundan kurtulması mümkündür. (HGK., 27.6.1984 tarih, 12.280/752 sayılı kararı) Somut olayda, takibe dayanak ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/565 E.-2015/172 K. Sayılı ilamında tüm alacaklara brüt miktarlar üzerinden hükmedildiği ve yine bu brüt miktarlar üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmış olup, mahkemece, alacaklının bu yöndeki şikayeti incelenerek oluşacak sonuca göre icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekir. Öte yandan, ilamda faiz ve faizin başlangıcı konusunda bir hüküm bulunmaması halinde karar tarihinden itibaren yasal faiz istenebilir. Somut olayda, borçlu vekilinin, talep edilen işleyecek faize ilişkin şikayeti yönünden; dayanak ilamda ihbar tazminatına yasal faiz işletilmesine hükmedildiği, vekalet ücreti ve yargılama giderleri bakımından da işleyecek faiz türünün yasal faiz olması gerektiği gözetilerek icra emrinin bu yönde düzeltilmesine, diğer alacak kalemleri yönünden takip talebindeki taleple bağlı kalınarak, % 20'yi aşmayacak şekilde, bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının talep edilebileceği dikkate alınarak icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.