11. Hukuk Dairesi 2012/13155 E. , 2014/4825 K. Taraflar arasında görülen davadakemesi’nce verilen 31.05.2012 tarih ve 2010/45-2012/145 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikt…
**11. Hukuk Dairesi 2012/13155 E. , 2014/4825 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davadakemesi’nce verilen 31.05.2012 tarih ve 2010/45-2012/145 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 01 Eylül 2008 tarihli sözleşme ya da başka bir isimli uzun metrajlı sinema filminin ortaklaşa üretilmesi, dağıtılması, pazarlanması, organizasyonu için bir girişim kurulduğunu, sözleşmeye göre müvekkilinin asli edimini yerine getirerek toplam 120.300 TL'yi davalıya ödediğini, ancak davalının sözleşmede yazılı ana yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkili ile mutabık kalınmadan filmin adının olarak değiştirildiğini, oyuncu kadrosunda da aynı şekilde değişiklik yapıldığını, bunun üzerine müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğramamak için davalıya daha fazla ödeme yapmadığını, davalının ise 03 Aralık 2008 tarihli ihtarname ile müvekkilinin edimlerini yerine getirmediğini iddia ettiğini, müvekkilinin de 17 Aralık 2008 tarihli cevabi ihtarname ile 120.300 TL'yi geri istediğini, davalının cevabi ihtarnamesi üzerine müvekkilinin sözleşmeyi feshetmekten başka bir seçeneğinin kalmadığını, davalının sözleşme kapsamında cezai şart ödemesi gerektiğini ileri sürerek, 120.300 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 13/06/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 360.600 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, film prodüksiyon işlerinin yüksek maliyetli olduğunu, davacı şirketin ödemesi gereken 400.000 TL'yi zamanında ödemediğini, iadesi istenen 120.300 TL'nin ise 6 taksit halinde 01 Eylül-27 Kasım 2008 tarihlerinde ödendiğini, filmin adı konusunda da davacıyla uzlaşma çabalarının sonuçsuz kaldığını, oyuncu kadrosu için sözleşmede müvekkiline herhangi bir yükümlülük yüklenmediğini, davacı şirketin sözleşmeyi açıkça ihlal ettiğini ve sözleşmeyi haksız feshettiğini, bu nedenle cezai şart isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. .../... -2- Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının sözleşmenin 4. maddesi ile üstlendiği 400.000 TL. sermaye koyma borcunu zamanında ödemediği, dolayısıyla sözleşmeye aykırı davranan tarafın öncelikle davacı olduğu, filmin yapımı için davacı tarafından ödenmesi gereken 400.000 TL'nin kararlaştırılan sürede ödenmemesi nedeniyle filmin yapım sürecinin bundan önemli ölçüde etkilendiği, kendi edimini yerine getirmeyen davacı şirketin filmin adı konusunda talepte bulunamayacağı, kaldı ki filmin adının yapım süreci tamamlandıktan sonra gösterim aşamasında da belirlenebileceği, oyuncu kadrosu konusunda sözleşmede her hangi bir açık hükmün bulunmadığı, davacının sözleşmeyi feshinin haklı olmadığı, sözleşmeye aykırı davranan tarafın diğer taraftan cezai şart talep edemeyeceği, filmin zarar ettiği ve bu zararın da adi ortaklığın ortakları arasında paylaştırılması gerektiği, dolayısıyla davacının davalıdan sözleşmenin başlangıcında ödediği 120.300 TL'yi de ortaya çıkan zarar nedeniyle geri istemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.