9. Hukuk Dairesi 2025/9315 E. , 2026/465 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2844 E., 2025/1935 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/397 E., 2023/391 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlan…
9. Hukuk Dairesi 2025/9315 E. , 2026/465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2844 E., 2025/1935 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/397 E., 2023/391 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı ... İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünde 05.10.2004-30.05.2022 tarihleri arasında temizlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 05.10.2004-30.05.2022 tarihleri arasında son 2 yıl hariç okul aile birliği, son 2 yıl ise ... İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünde Toplum Yararına Program kapsamında çalıştığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilgili düzenlemeler dikkate alındığına Toplum Yararına Programın 2015 yılında uygulanmaya başladığı, davacının ise 2004 yılında işe başladığı, davacının işe başladığı tarih itibarıyla böyle bir program olmadığı ve davacının Toplum Yararına Program kapsamında istihdam edilmediği, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedenle veya davacı tarafından haklı neden olmadan feshedildiğine dair herhangi bir delil sunulmadığı gibi davacının çalışmasının belirsiz süreli olduğu, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ödenmeyen yıllık ücretli izin alacakları bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının temizlik görevlisi olarak davalı işverene bağlı okullarda çalışırken iş sözleşmesinin davalı işverence haklı veya geçerli neden olmadan feshedildiği anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğu, Toplum Yararına Program kapsamında çalışmadığı, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçi olarak çalıştığı, yıllık ücretli izinlerinin eksiksiz kullandırıldığının davalı işverence yazılı delille ispatlanamadığı, hükmedilen faiz başlangıç tarihlerinde ve faiz türlerinde hata bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, 2. Davacının belirli iş sözleşmesi ile çalıştığını, sürenin dolmasıyla işten çıkışının yapıldığını, okulların açık olduğu dönemlerde çalıştığını, iş sözleşmesi yapılırken 9 ay üzerinden sözleşme yapıldığı hususunu davacının da bildiğini, 3. Davacının aralıklı çalıştığını, ayrıca Toplum Yararına Program kapsamında çalıştığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz sebeplerine göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Temel hedefi, bir taraftan toplum yararına bir iş ya da hizmetin gerçekleştirilmesi, diğer taraftan istihdamında zorluk çekilen işsizlere geçici gelir desteği sağlamak olan Toplum Yararına Program kapsamında çalışan kişilerin hukuki statüsüne dair belirsizliklerden kaynaklanan davalar Daire nezdinde müteaddit defalar incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda yerleşik Yargıtay uygulaması, Toplum Yararına Program kapsamında çalışan kişilerin işçi niteliğinde olduğu yönünde gelişmiştir (Örneğin; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 23.11.2021 tarihli ve 2021/11404 Esas, 2021/15736 Karar sayılı kararı; kişinin iş sözleşmesi ile çalıştığının kabul edildiği ve iş sözleşmesinin türünün detaylı bir şekilde incelendiği Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 08.03.2022 tarihli ve 2022/2226 Esas, 2022/2943 Karar sayılı kararı). Dairemizin 08.03.2022 tarihli ve 2022/2226 Esas, 2022/2943 Karar sayılı kararında; Toplum Yararına Program hakkındaki ilke ve esaslara yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki belgelerden davacının 23.09.2020-17.06.20 21... .09.2021-31.05.2022 tarihleri arasındaki dönemlerde davalı Bakanlığa bağlı ... İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünde Toplum Yararına Program kapsamında çalıştığı anlaşılmakta olup Mahkemece davacının belirtilen dönemler bakımından Toplum Yararına Program kapsamında çalışmadığının kabulü hatalıdır. Toplum Yararına Program kapsamında kurulan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesi olup uyuşmazlığın çözümü için belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesine ilişkin kurallar uygulanmalıdır. Belirli süreli iş sözleşmesinin süresinin sona ermesi, bir fesih değildir. Süresi sona eren belirli süreli iş sözleşmesi taraflarca ayrıca bir bildirim yapılmasına gerek olmadan kendiliğinden ortadan kalkar. Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde kıdem tazminatını ödenmesini gerektiren hâller arasında belirli süreli iş sözleşmesinin süresinin bitimi sebebiyle sona ermesi sayılmamıştır. Aynı şekilde belirli süreli iş sözleşmesinin niteliği gereği bildirimli feshi mümkün değildir. Bu nedenle belirli süreli iş sözleşmelerinde, belirsiz süreli iş sözleşmelerinin bildirimli feshinde bildirim süresine uyulmaması hâlinde ödenmesi gereken ihbar tazminatı da söz konusu olmaz. Somut olayda davacının Toplum Yararına Program kapsamında çalıştığı 23.09.2020-17.06.20 21... .09.2021-31.05.2022 tarihleri arasındaki dönemde, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli iş sözleşmesi olduğu, sözleşmenin Toplum Yararına Programdan yararlanma süresinin sona ermesi ile sona erdiği anlaşılmakta olup davacı işçi Toplum Yararına Program kapsamında çalıştığı dönem bakımından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz. Mahkemece açıklanan ilke ve esaslara aykırı karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.