11. Ceza Dairesi 2014/21101 E. , 2015/22849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe Yasanın önceki ve sonraki kanunların ilgili bü
**11. Ceza Dairesi 2014/21101 E. , 2015/22849 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe Yasanın önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda resmi belgede sahtecilik suçunun cezası, 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis, 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak öngörülmesine karşın, temel cezanın alt sınırdan tayini halinde hapis cezasının eşit olacağı ancak 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı TCK'nunda bulunmadığı, bu hak yoksunluklarının kararda gösterilmese dahi infaz aşamasında dikkate alınacakları ve 1412 sayılı CMK'nun 326/4. maddesi gereğince bozmadan önce hükmedilen ertelenen cezanın cinsi ve miktarı itibariyle kazanılmış hakkı da gözetilerek, 647 sayılı Yasanın 6 ile 765 sayılı TCK'nun 95/2. maddeleri uyarınca deneme süresi içerisinde suç işlenmemesi halinde "cezası tecil edilmiş olan mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılması" nedeniyle uygulama koşulları ve sonuçları itibariyle 765 sayılı TCK.nunu ile 647 sayılı Yasanın açıkça sanık lehine olduğu gibi önceki hükümde cezanın ertelenmiş olmasının kazanılmış hak oluşturduğunda gözetilmeden ve lehe Yasa karşılaştırması yapılmadan sanığın 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre mahkumiyetine hükmolunması, 2-Gerekçeli karar başlığında suç adının resmi belgede sahtecilik yerine “Ticari evrak tanziminde hüv. hak. yalan beyan” şeklinde yanlış yazılması, 3-Sanık hakkında hükümden önce, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231 ve TCK'nun 7/2. maddeleri gereğince, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.02.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.