(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12596 E. , 2008/1115 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözl…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12596 E. , 2008/1115 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, ... plaka sayılı aracı 12.2.2004 tarihinde davalıdan haricen düzenlenen sözleşme ile satın alarak bedelinin bir kısmını peşin ödediğini, kalan bakiye bedelin aracın devri esnasında ödeneceğinin sözleşmede kararlaştırıldığını, davalının sözleşme tarihinden 1 ay sonra devrini vermeyi ... ettiğini, davalının aracın devrini verme edimini yerine getirmediği gibi, davalının dava dışı kişiye olan borcundan dolayı davaya konu aracın haczedilerek 29.9.2005 tarihinde elinden alındığını, araç satış bedeli olarak ödediği miktar ile araçla ilgili vergi dairesine yaptığı ödemeler ve gelir mahrumiyeti zararı ile sözleşmenin 3. maddesi uyarınca 1000 YTL cezai şart toplamı olan 13.195.97 YTL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacıya harici sözleşme ile araç sattığını, satış bedeli olarak davacıdan toplam 8500 YTL aldığını, bakiye 600 YTL’yi davacının ödemediğini, aracın devrini davacının kasıtlı olarak almadığını, davacı ile bu kez ikinci bir sözleşme yaptıklarını, sözleşmede aracın devrinin 10.4.2005 tarihine kadar yapılması, yapılmadığı takdirde aracın mal sahibine iade edilip hiçbir hak talep edilmeyeceğinin kararlaştırıldığını, davacının devri almaması üzerine, aracı 3.5.2006 tarihinde dava dışı 3. bir kişiye satıp devrini verdiğini, davacının ikinci sözleşme nedeniyle alacak talebinde bulunamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Taraflar arasında yapılan 12.2.2004 tarihli harici araç satış sözleşmesi ile buna bağlı yapılan tarihsiz ek sözleşme, 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunu 20/d maddesi gereğince resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir.Bu sözleşmeler taraflar lehine hak ve yükümlülük doğurmaz. Herkes aldığını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile yükümlüdür. Satışa konu aracın davalının borcu nedeniyle davacının elinden haczen alındığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda ödenen satış bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu istemin reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 3-Davacı, sözleşmeye konu araç için Motorlu taşıt vergisi olarak 265.97 YTL ödediğini belirterek bu meblağında tahsilini talep etmiştir. 197 Sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunun 3. maddesi gereği verginin mükellefi, adına motorlu taşıt kayıt ve tescil edilmiş olan gerçek ve tüzel kişilerdir. Yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasındaki sözleşme geçersiz aracın maliki davalı olup, trafik sicilinde davalı adına kayıtlıdır. Davacı, mülkiyeti kendisine sözleşme geçersiz olduğu için intikal etmeyen davalının aracına ait, davalının mükellefi olduğu ve ödemesi gerekli olan vergiyi ödemekle, davalıyı borcundan kurtarmış ve davalı bu miktarda haksız olarak zenginleşmiştir. Öyle olunca davacı alıcı satışa konu araç için ödediği Motorlu Kara taşıtları vergisini davalıdan talep edebilir. Mahkemece davacının ödediği motorlu kara taşıtları vergisi miktarı tesbit edilip davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ:Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine (2) ve (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, 550.00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, (1) ve (2) no’lu bentlerde oybirliğiyle (3) no’lu bentlerde oyçokluğu ile 30.1.2008 gününde karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Dava geçersiz satış sözleşmesi ile satın alınan aracın malikin borçları nedeniyle üçüncü kişilerce zapt edilmesi nedeniyle ödenen araç bedelinin ve vergisinin istirdadına ilişkindir. Her ne kadar sayın Daire çoğunluğu bozma ilamının üçüncü bendinde, davacının ödediği verginin de isteyebileceği sonucuna varmış iseler de bu sonuca katılmak mümkün görülmemiştir. Şöyle ki 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesine uygun yapılmayan araç satışı geçersiz olup, herkes aldığını, sebepsiz zenginleşme ilkesine göre aynen iade etmelidir. Bu ilke bozma ilamının iki nolu bendinde açıkca kabul edilmiştir. Bu durumda, davacının ödediği verginin niteliği ve karşı taraf için sebepsiz zenginleşme oluşturup oluşturmayacağına ve B.K'nun 61 ve müteakip maddeleri gereğince veya vekaleten ... görme hükümlerine göre geri istenip istenemeyeceği tartışılmalıdır. Hemen belirtmek gerekir ki, aracın mülkiyetinin devri ile ilgili sözleşme geçersiz ise de, zilyedliğinin teslimi de ayrı bir sözleşme olup, zilyetlik davacıya teslim edilmiştir. Yani davacı iyi niyetli zilyettir ve bu zilyetliği de aracın mülkiyetinin ileride kendisine devredileceğinin güveni ve kanısına dayanmaktadır. Bu nedenledir ki, aracın mutad kullanımından ... masraf ve işletme giderleri ve ödediği paranın kullanılamamasından ... faiz zararını davacı isteyemeyeceği gibi, karşı tarafta aracın bu sürede işletilmesi ve kullanılmasından ve mutat kullanımından ... yıpranma ve eskimesinden ... zararını isteyemez. Davacı aracı iyiniyetli zilyed olarak kullandığı ve işlettiği dönemde nasıl ki yakıt gideri masrafı yapmak, olağan bakım ve korumasını yaptırmak için yaptığı masrafı isteyemez ise aracı işlettiği dönemde ödediği vergisini de geri isteyemez. Aracın mülkiyeti davalı adına olduğu için vergilerin davalı adına tahakkuk etmesi gayet doğaldır. Sırf bu nedene dayalı olarak davalıyı sorumlu tutmak mümkün değildir. Geçersiz sözleşmelerde herkesin aldığı sebepsiz zenginleşme ilkelerine göre iade etmesinde adalet ve hakkaniyet kuralları da önemle gözetilmelidir. Öte yandan B.K'nun 62. maddesi hükmü gereğince, borçlu olmadığı şeyi ihtıyarıyle veren kimse hataen kendisini borçlu zannederek verdiğini isbat etmedikçe onu geri isteyemez. Davacı hataen ödeme yaptığını da iddia ve ispat etmiş değildir. Olaya vekaletsiz ... görme hükümleri bakımından yaklaşıldığında ise vekaletsiz ... görmede vekaleti olmaksızın başkası yararına tasarrufta bulunan kimsenin bu hususu önceden 2007/12596-2008/1115 bilmesi asıldır. Oysa somut olayda davacı, aracın maliki olduğu zannıyla ve aracı da işletmesi dolayısla kendi borcunu söndürdüğü kanaatiyle aracın vergisini ödemiştir. Bu itibarla gerek sebepsiz zenginleşme ilkeleri gerekse vekaletsiz ... görme hükümlerine göre aracı işlettiği döneme denk gelen ve ödediği vergiyi davalıdan isteyemez. Sayın çoğunluğun üç nolu bentte belirttikleri bozma nedenine katılamıyoruz.