4. Hukuk Dairesi 2010/4530 E. , 2011/3560 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. ve Mat. A.Ş ve diğeri aleyhine 22/05/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik…
**4. Hukuk Dairesi 2010/4530 E. , 2011/3560 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. ve Mat. A.Ş ve diğeri aleyhine 22/05/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Borçlar Yasası'nın 49. maddesi gereğince yargıç, tazminat ödenmesi yerine diğer bir yaptırıma veya ek bir yaptırıma karar verebileceği gibi saldırıyı kınayan bir karar da verebilir. Medeni Yasası'nın 4. maddesi gereğince de yasanın takdir hakkı tanıdığı durumlarda yargıç, somut olaydaki olguları gözeterek hak ve adalete göre karar verir. Buna göre yargıç, dava konusu olan uyuşmazlıkların çözümünde uygulanacak yaptırımları özgürce takdir edebilir; ancak, bu yaptırımın somut olaya göre hak ve adalete uygun olması gerekir. Yerel mahkemece, davacı yararına manevi tazminat takdir edilmesi ile davalıların eylemlerinin hukuka aykırı olduğu belirlenmiş ve davacının doyum duygusu sağlanmış bulunmaktadır. Dava konusu olayın özelliği, haberin verildiği zaman üzerinden uzun bir sürenin geçmiş bulunması ve Borçlar Yasası'nın 49/2. maddesindeki ölçüler temel alındığında; ayrıca yayına da karar verilmesi doğru değildir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yayın kararı da verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan “...hükmün davalı yayın kuruluşunda aynen yayınlanmasına...” biçimindeki sözcük dizisinin tümden silinerek hüküm fıkrasından çıkarılmasına; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/04/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.