7. Hukuk Dairesi 2013/2555 E. , 2013/8831 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 14.05.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ... vekili Av.... geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği gör
**7. Hukuk Dairesi 2013/2555 E. , 2013/8831 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 14.05.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ... vekili Av.... geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz nedenlerine göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2-Davalı temyizine gelince; Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait kahvehane-bilardo salonu işyerinde 1973 yılında çalışmaya başladığını,emekli olmasına rağmen çalışmaya devam ettiğini işyerinin 30/01/2010'da kapandığı tarihe kadar çalıştığını, net 2500,00 TL ücret aldığını, fazla mesai yaptığını, hafta tatillleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, son 10 yıllık izinlerini kullanmadığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili davacının 1973-1981 yılları arasını kapsayan ve iş hukukundan kaynaklanan tüm alacaklarının ödendiğini, davacının noterden verdiği ibraname ile davalıyı ve o zamanki ortağını ibra ettiğini, daha sonraki bir tarihte ortağından ayrılan müvekkilinin yeni bir ortağa ihtiyaç duyduğunu ve davacı ile kar ortaklığı anlaşması yaptığını ve buna göre tüm masraflar çıktıktan sonra gelirin %40'ının davacıya ait olduğunu, sözlü olarak yapılan bu anlaşmanın yıllarca sorunsuz olarak devam ettiğini ancak son bir kaç yıldır davacının işlerin iyi gitmediği gerekçesi ile müvekkiline düşen kâr payını sürekli azalttığını ve hiç ödememeye başladığını, davalının hesapları gözden geçirdiğinde davacının elde ettiği karları kendi banka hesabına aktardığını tespit ettiğini, davacının bu tespitten sonra işyerini terkettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece taraflar arasında iş sözleşmesi bulunduğu, davacının iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde son bulduğu, bilirkişi raporunda belirli kimi alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet (iş) sözleşmesine dayandığına ilişkin kabul dosya kapsamına uygun değildir. Dosyada bulunan ve gerekçede dayanılan Fatih Emniyet Müdürlüğü'nün 27/07/1978 tarihli davacının mesul müdür olarak çalışmasına ilişkin talebin uygun bulunduğuna dair yazı, zaten davalının kabulünde olan 1973-1981 yılları arasındaki hizmet akdine dayalı çalışma dönemine ilişkindir. Bu belge davacının uyuşmazlık konusu olan 1981 yılından itibaren başlayan dönemde de işçi olarak çalıştığını göstermez. Davacı tanıkları davacının davalıya ait kahvehane-bilardo salonunda müdür olarak çalıştığını, burayı işlettip idare ettiğini beyan etmişlerse de taraflar arasındaki ilişkinin mahiyeti hakkında yeterli ve aydınlatıcı değildir. İşyerinin mülkiyetinin davalıya ait olması, aidat makbuzlarının davalı adına kesilmesi de belirleyici değildir. Bunun aksine davalı tanığı olan işyerinin muhasebe kayıtlarını tutan tanık, davacının davalı işyerinin tüm iş ve işlemlerini yürüttüğünü, ay sonlarında davacının sunduğu kayıtlara göre net geliri hesap ederek davalıya bildirdiğini, aralarında nasıl paylaştıklarını bilmemekle birlikte kardan pay aldıklarını, davacıya ücret ödenmediğini beyan etmiştir. Ücret bordrosu sunulmamış olması da davalı tanığının beyanını desteklemektedir. Öte yandan sunulan bir kısım belgelerde BEDAŞ VE zabıta tarafından düzenlenen belgeler gibi davacı ve davalı firma sahibi olarak vasıflandırılmıştır. Dosya arasında bulunan iki adet dergide ise davacının bilardo salonunu işlettiğinden bahsedilmiştir. Yine getirtilen vergi kayıtlarına göre davacı iş sözleşmesine bağlı olarak çalıştığını iddia ettiği dönem içinde kalmak üzere 1983-1994 ve 1995-1998 yılları arasında büfe ve oto komisyonculugu işinden dolayı vergi mükellefi olmuştur. Kendisine ait ayrı bir işyeri işletmiştir. Tüm bu olgu ve delillere göre mahkemece davacı ile davalı arasındaki ilişki hizmet (iş) ilişkisine dayanmadığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olup bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişen temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan karanın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının alacakların hesabına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına takdir olunan 990,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 14/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.