2. Hukuk Dairesi 2016/3747 E. , 2017/9450 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, ortak çocuk ...'in velayeti, nafakalar ve tazminatların miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadak…
**2. Hukuk Dairesi 2016/3747 E. , 2017/9450 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, ortak çocuk ...'in velayeti, nafakalar ve tazminatların miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Mahkemece de kabul edilen ve davalı-karşı davacı erkekten kaynaklanan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylar davacı-karşı davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesindeki koşullar davacı-karşı davalı kadın yönünden gerçekleşmemiştir. O halde, davacı-karşı davalı kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verilecek yerde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. 3- Mahkemece yapılan yargılama neticesinde tarafların müşterek çocuklarından 2009 doğumlu ...'in velayeti babaya, 2012 doğumlu Elif Naz'ın velayeti anneye verilmiştir. Velayet düzenlemesi yapılırken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "Üstün Yararıdır" (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m. 3 ve 6, Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi m.12. TMK m. 339/1 ve 346/1. Çocuk Koruma Kamımı m. 4/b). Çocuğun üstün yararım belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve bahanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. 24.09.2014 tarihli uzman raporunda ortak çocukların velayetlerinin anneye verilmesi gerektiği hususunda görüş bildirilmiştir. Davacı-karşı davalı annenin velayetten kaynaklanan görevlerini ihmal ettiğine dair bir delil ve olgu da bulunmamaktadır. O halde, kardeşlerin ayrılmaması ilkesi de gözetilerek ortak çocuk ...'in velayetinin davacı-karşı davalı anneye verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.