19. Hukuk Dairesi 2016/9381 E. , 2017/2981 K. "" Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kımen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten 21.11.2014 tarihinde transit marka ticari araç satın aldığını, aracın kullanımı sırasında hava filtresinin su alm…
**19. Hukuk Dairesi 2016/9381 E. , 2017/2981 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kımen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten 21.11.2014 tarihinde transit marka ticari araç satın aldığını, aracın kullanımı sırasında hava filtresinin su alması sebebiyle müvekkilinin aracı yetkili servise götürdüğünü, serviste yapılan inceleme neticesinde aracın su toplama kanallarının yetersizliği sebebiyle cam ve tavandan süzülen suların direk olarak hava filtresi, aracın motoru ve beyin bölümüne aktığının tespit edildiğini, servisin bu durumu fabrikaya bildirdiğini, sözlü görüşmelerden netice alınamayınca müvekkilinin 18.12.2014 tarihinde iadeli taahhütlü mektupla aracın iade ve maddi zararın tarafına ödenmesini talep ettiğini, yanıt alamayınca iş bu davayı açmak zorunda kaldığını ileri sürerek, aracın davalıya iadesi ve araç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, araçta herhangi bir ayıbın bulunmadığını, buna rağmen müşteri memnuniyeti çerçevesinde davacının talepleri nazara alınarak aracın onarıldığını, araçta ayıp bulunsa dahi davacının aracı satın alırken aracı muayene külfetini yerine getirmediğini, gizli ayıbın varlığının kabul edilmesi halinde ise davacının derhal ayıp ihbarında bulunmadığını, davacının bedel iadesi talebinin de ancak iyi niyet kuralları çerçevesinde mümkün olabileceğini yani feshin satıcıya getireceği zarar ile alıcının bundan elde edeceği yarar arasında açık bir orantısızlık bulunmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, araçtaki ayıbın üretim hatasından kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu ve davacının söz konusu ayıp ortaya çıkar çıkmaz aracı yetkili servise götürmek ve bilahare davalıya gönderdiği ihbar mektubu ile üzerine düşen ihbar külfetini yerine getirdiği, söz konusu ayıbın ancak üretimi yapan fabrika mühendislerince iyileştirilmesi gerektiği, bu hususta yetkili servisin üreteceği çözümün orjinal ve kalıcı olmayacak nitelikte olması, ayrıca ayıbın niteliği gereği davacı ve onun mesleki faaliyeti sırasında araca binecek yolcular için güvenli problemi doğurma tehlikesi taşıması karşısında davacının sözleşmeden dönme hakkının kullanmasının haklı olduğu, davacının talebinin davaya konu aracın fatura bedelinden fazla olmasına göre de fazlaya dair talebin reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.