5. Ceza Dairesi 2018/6582 E. , 2018/7304 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: ... Barosuna kayıtlı avukat olan sanık hakkında, katılanın yetkili temsilcisi olduğu davacı şirket vekili sıfatıyla Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/1167 esasına kayden açıp takip ettiği kira te…
**5. Ceza Dairesi 2018/6582 E. , 2018/7304 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: ... Barosuna kayıtlı avukat olan sanık hakkında, katılanın yetkili temsilcisi olduğu davacı şirket vekili sıfatıyla Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/1167 esasına kayden açıp takip ettiği kira tespiti davasında 28/12/2004 tarihli duruşmada davalı vekilinin aleyhe beyanına itiraz etmediği, 26/04/2005 tarihli duruşmaya mazeretsiz katılmayarak dosyanın işlemden kaldırılmasına sebebiyet verdiği, dosyanın yenilenmesinden sonraki 23/11/2005 tarihli celseye gerçeğe uygun bulunmayan mazeret bildirerek katılmayıp yargılamayı sürüncemede bıraktığı iddiasıyla görevi kötüye kullanma suçundan dava açıldığı, bu kamu davası ile yine aynı davanın 25/05/2006 tarihli duruşmasına mazeretsiz katılmadığı için işlemsiz bırakıp, 3 aylık yasal süre içerisinde yenilemediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine neden olduğu iddiasıyla görevi kötüye kullanma suçundan hakkında açılan davanın birleştirildiği, sanığın 21/02/2006 tarihinde istifa etmiş olması ve mahkemece de bu hususta davacıya tebligat çıkartılmış olması sebebiyle birleşen davada üzerine atılı 25/05/2006 tarihli eylemde atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, diğer eylemler yönünden ise son suç tarihinin 23/11/2005 olduğu ve sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı TCK'nın 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına nazaran aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık asli ve ilaveli dava zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında soruşturma ve kovuşturma izni alınması aşamasındaki durma süreleri de eklendiğinde ilaveli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.