4. Hukuk Dairesi 2009/10956 E. , 2010/6545 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 2-... VEKİLİ AVUKAT ... Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine 26/01/2009 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafları…
**4. Hukuk Dairesi 2009/10956 E. , 2010/6545 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 2-... VEKİLİ AVUKAT ... Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine 26/01/2009 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ile davacılardan ...’ın tüm, diğer davacı ...’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacılardan ...’nin diğer temyiz itirazına gelince; dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayın gelişim biçimi, yayının geniş kitlelere yönelik olup uluslararası yayın yapılması, hakkında kullanılan sözlerin ağırlığı ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılardan siyasi parti yararına takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri