Başvuru, karar sonucunu etkileyebilecek bir hususun araştırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, karar sonucunu etkileyebilecek bir hususun araştırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 16/7/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 1991 yılındahastanede doğan mağdure ile 2005 senesinde nişanlanmış ve mağdurenin yaşının küçük olması nedeniyle evlenmek için bir süre beklemiştir. Bu arada mağdurenin hamile kaldığının anlaşılması üzerine evlenmeye izin verilmesi için aile mahkemesine başvurulmuştur. Afyon Zübeyde Hanım Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin 31/5/2007 tarihli raporunda, mağdurenin 32 haftalık hamile olduğu belirlenmiştir. Afyonkarahisar Aile Mahkemesi bunun üzerine 1/2/2007 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunmuştur. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonunda 20/6/2008 tarihli iddianameyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır. Başvurucu, yaşı küçük olduğu için evlenemediklerini adli mercilere beyan etmiştir. Mağdure 12/7/2007 tarihinde doğum yapmış ve 26/3/2008 tarihinde başvurucuyla evlenmiştir. Başvurucu, Afyonkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 17/2/2009 tarihli kararıyla çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmıştır. Anılan kararın başvurucu müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Dairesi 2/4/2013 tarihli kararıyla mahkûmiyet hükmünü bozmuştur. Bozma gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"TCK'nın maddesi hükümleri yönünden hata halinin mevcut olup olmadığının tespiti için mağdurenin görünüm itibarıyla 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı, içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları, sanığın ulaşmak istediği amaç ile mağdurun içinde bulunduğu sonuç da dikkate alınarak sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığı araştırılarak ve mahkemenin dosyadaki tüm verilerle birlikte kendi gözlemini de tespit ederek, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesinden de yararlanılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurul[muştur.]” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 11/6/2013 tarihli ve 98073 sayılı yazı ile anılan bozma kararına itiraz etmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 25/2/2014 tarihli ve E.2013/14-563, K.2014/95 sayılı kararıyla Yargıtay Dairesinin bozma kararını kaldırıp Afyonkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinin kararını onamıştır. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Sanığın, nişanlandığı mağdurenin yaşının küçük olması nedeniyle evlenmek için yaşının büyümesini bekledikleri sırada tam tarihi belirlenememekle birlikte 2006 yılı Temmuz Ağustos aylarında mağdurenin rızasıyla cinsel ilişki kurmaya başladığının sabit olduğu olayda, sanığın nişanlısı olan mağdurenin 15 yaşından küçük olduğunu bilmemesi hayatın olağan akışına uygun değildir. Kaldı ki, sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğüne dair bir beyanı da bulunmamaktadır. Dolayısıyla mahkemece kendiliğinden araştırılması gereken bir husus olmadığı gibi, 5237 sayılı TCK'nun maddesinde düzenlenmiş olan hata halinin uygulanma şartları da mevcut değildir.Bu nedenle, onbeş yaşını tamamlamamış olan mağdure ile zincirleme şekilde rızasıyla cinsel ilişkide bulunan sanığın çocukların cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına ilişkin yerel mahkeme kararı isabetlidir." Başvurucu 16/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 6/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ve maddeleri ile maddesinin (2)numaralı fıkrası. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un maddesi ve maddesinin (2) numaralı fıkrası.