3. Ceza Dairesi 2021/4340 E. , 2023/2418 K. TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tem…
**3. Ceza Dairesi 2021/4340 E. , 2023/2418 K.** **"İçtihat Metni"** TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.03.2016 tarihli ve 2016/496 soruşturma numaralı iddianamesiyle sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2018 tarihli ve 2016/153 Esas, 2018/142 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin yedinci ile dokuzuncu fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.07.2018 tarihli ve 2018/2313 Esas, 2018/1832 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafilerinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşmasız yapılan incelemede "sanığın nöbet tuttuğu alanlarda vahim nitelikte bir eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin ilgili birimlerden sorulması, gerçekleşmiş ise bu olaylarla ilgili soruşturma veya kovuşturma kapsamında savunma ya da ifadelerine başvurulan şahısların varsa sanıkla ilgili olanlarının tespiti ile ifade tutanaklarının onaylı suretlerinin dosya içine temini, gerekli görülmesi durumunda ilgililerin de dinlenmesi, sanığın vahim eylemlere iştirakinin tespiti halinde araç suçlardan da dava açılması için gereğine tevessül edilmesi, açılan davaların iş bu dava ile birleştirilerek birlikte görülmesi ile ulaşılacak sonuca göre sanığın eyleminin yada eylemlerinin Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde yöntemince tartışılarak sanığın hukuksal durumunun buna göre taktir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi" gerekçe gösterilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2020 tarihli ve 2020/54 Esas, 2020/63 sayılı kararı ve 06.04.2020 tarihli ve 2018/55 Esas, 2020/64 sayılı kararıyla sanık hakkında; Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2020 tarihli ve 2019/2019 soruşturma numaralı iddianamesiyle nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2020 tarihli ve 2019/2019 soruşturma numaralı iddianamesiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından açılan kamu davalarının Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/165 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 5. Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2020 tarihli ve 2018/165 Esas, 2020/66 Karar sayılı bozma üzerine verdiği kararı ile sanık hakkında; a. Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. b. Nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a), (b) ile (c) bentleri, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 6. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2020/446 Esas, 2020/477 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.11.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. Sanığa isnat edilen suçun ispatlanamadığına, 2. Teşhis işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna, 3. Teşhsi tanıklarının ifadelerinin çelişkili olduğuna, 4. Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'ün silahlı terör örgütü PKK/KCK tarafından ülke topraklarının bir kısmını silah zoruyla devlet idaresinden ayırarak, özerk yönetim birimleri oluşturmak maksadıyla ilan edilen sözde öz yönetim eylemleri sırasında Şırnak ili Cizre ilçesi merkezinde meydana gelen eylemlere milis faaliyeti şeklinde katıldığı, PKK/KCK'nın şehirlerdeki gençlik yapılanması olan YPS/YDG-H üyesi olduğu, Cudi Mahallesi sorumlusu olduğu, bu mahalledeki eylemleri organize eden kişilerden olduğu, M-16 silah taşıdığı, örgütün kırsal kadrosuna dahil olan elemanları ile irtibat halinde olduğu, örgütün karargah olarak kullandığı bilinen taziye evine gidip geldiği, bu şekilde terör örgütünün kendisine göre daha üst düzeyde mensuplarının verdiği emir ve talimatlar doğrultusunda faaliyetlere katıldığı, kendisinin de daha alt düzeydeki örgüt mensuplarına emir ve talimat verdiği, bu suretle terör örgütü ile organik bağ içinde bulunduğu, XEBAT(K), XUNREŞ(K), AMCA (K) gibi kod adlar kullandığı, kalaşnikof silah ve tabanca taşıdığı, Cudi dağında yapılan askeri operasyonda ele geçen dokümanlarda tespit edilen ve sanığa zimmetlendiği iddia edilen 1965IJ 4246 seri numaralı kalaşnikof silahın Cudi Mahallesinde yapılan operasyonlarda yanmış halde ele geçirildiği, Cizre ilçesinde hendek kazma, barikat yapma eylemlerine katıldığı, üç nokta olarak bilinen yerde barikatların sorumlusu olduğu, bu noktaları denetlediği, kendisinin de silahlı olarak barikatlarda [adres satırı maskelendi] Silahlı terör örgütünün Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma amacına yönelik olarak silahlı terör örgütü üyeleri ile birlikte hareket ederek kamu otoritesini ortadan kaldırmak ve kolluk görevlilerinin mahalle ve sokaklara girmesini engellemeye yönelik silahlı nöbet, barikat ve hendek eylemleri ile cebir tehdit yolu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu en az bir kamu görevlisine karşı işlediği kabul edilerek nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Devletin Birliğini Ve Ülke Bütünlüğünü Bozma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden PKK/KCK sözde yürütme konseyinin öz yönetimden başka seçenek kalmadığına yönelik çağrısı üzerine, terör örgütünün amaca ulaşmak için gerçekleştirdiği stratejik hamlelerin en önemlilerinden birisi olan, yoğun olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve Ülkemizin değişik yörelerinde hakimiyet alanları oluşturmak için güvenlik güçlerine ve kamu binalarına topluca saldırı girişiminde bulunmak kararı kapsamında, PKK/KCK terör örgütünün şehirlerdeki milisleri ve kırsal alandaki örgüt mensuplarının silahları ile şehir merkezlerine gizlice girerek halkın arasına karıştıkları, zaman zaman bir kısım belediyelerin araç ve gereçlerini de kullanmak suretiyle insanların yoğun olarak yaşadıkları sokaklara, mahallelere hendekler kazarak el yapımı bomba ve düzenekleri yerleştirdikleri, umumun kullandığı karayollarına mayın döşeyerek patlamaya hazır hale getirdikleri, tonlarca patlayıcı yüklü kamyonlar, iş makineleri ve diğer araçlarla canlı bomba saldırıları hedefledikleri, güvenlik güçlerinin kamu düzenini ve bu yörede yaşayan vatandaşların güvenliğini sağlamak için operasyon yapma zorunluluğu sonucunda, örgüt mensuplarıyla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalar sırasında daha önce yerleştirilen patlayıcıların infilak ettirilmesi ve bireysel ya da araçlarla gerçekleştirilen canlı bomba saldırılarıyla çok sayıda sivil vatandaş, kamu görevlisi ve güvenlik güçlerinin ölüm ve yaralanmasına sebebiyet verdikleri, bu süreçte yöre halkının oturduğu evleri terk etmelerini cebren engelleyerek canlı kalkan yaptıkları, yerleşim alanlarının teröristlerden ve patlayıcılardan temizlenmesi için sürdürülen operasyonların haftalarca sürdüğü, çok sayıda özel konut ve işyeri, okul, hastane gibi kamu konutları ve şehrin alt yapı tesislerinin ağır hasar görerek kullanılamaz duruma geldiği, bölge halkının büyük bir çoğunluğunun terör örgütünün yasalara ve devlet otoritesine itaatsizlik çağrısına itibar etmemesiyle, silahlı çatışmaya giren bir çok örgüt mensubunun etkisiz hale getirilerek, yerleşim alanlarının, örgütün işgalinden ve patlayıcılardan temizlenerek, kamu düzeninin sağlandığı dava dosya kapsamındaki deliller ve benzer dosyalardan anlaşılması karşısında; Tüm dosya kapsamına göre somut olayda; Şırnak ili Cizre ilçesinde örgütün gençlik yapılanması olan YDG-H içerisinde faaliyet gösterdiği ve örgütsel kod adı kulllandığı, örgütün sözde öz yönetim ilanı kapsamında anılan bölgede güvenlik güçlerinin müdahalesine karşı kurulan hendek ve barikat yapım çalışmalarında yer aldığı, bu hendek ve barikatlarda silahla nöbet tuttuğu, ayrıca barikat sorumlusu olarak bir kısmının denetimini yaptığı tespit edilen sanığın eylemlerinin vahamet arz eder nitelikte bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinde yazılı Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturduğuna dair kabulde hukuki isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezanın bireyselleştirilmesi usule uygun takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; anılan bölgede somut olarak hangi kişi ya da kişileri hürriyetinden yoksun kıldığı kanıtlanamayan sanığın, müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması, V. KARAR A. Devletin Birliğini Ve Ülke Bütünlüğünü Bozma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2020/446 Esas, 2020/477 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2020/446 Esas, 2020/477 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...