11. Hukuk Dairesi 2011/8377 E. , 2012/16026 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2011 tarih ve 2008/276-2011/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve …
**11. Hukuk Dairesi 2011/8377 E. , 2012/16026 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2011 tarih ve 2008/276-2011/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin satın aldığı 3000 ton ham ayçiçek tohumu yağının M/T Rhone Gemisi ile Türkiye'ye getirilmesi hususunda davalı ile anlaşılarak navlununun peşin olarak ödediğini, 26.05.2008 tarihinde Ukraynanın Berdyansk limanından yola çıkan geminin 31.05.2008 tarihinde İzmit Hereke Yılport Limanı'na geldiğini, 02.06.2008 günü saat 08.00 de tamamlanan tahliye sonucunda yükte 14.95 ton eksiklik saptandığını ve düzenlenen protesto mektubu ile imza karşılığında gemi kaptanına teslim edildiğini, aynı gün yapılan ayrıntılı inceleme sonucunda da toplam 23.439 M/Ton eksikliğin saptandığını, bu eksikliğin geminin seyir esnasında yükü iyi muhafaza edememesinden kaynaklandığını ve müvekkillinin 41.018, 25 USD zararı oluştuğunu ileri sürerek 41.018,25 ABD doları alacağının davalıdan tahsiline ve bu alacak için Rhone gemisi üzerinde TTK 1235/6 ve 1236. maddeleri uyarınca gemi alacaklısı hakkı tanınarak gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisine, ana para alacağının dava tarihinden fiili ödeme gününe kadar devlet bankalarınca uygulanan en yüksek orandaki faiz miktarı kadar faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya bakmaya İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevli olduğunu, esasa ilişkin olarak da, müvekkilinin dava konusu yükü herhangi bir eksikliği olmaksızın varma limanına kadar taşıyarak teslim ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, gümrük beyannamelerinde toplam 23.439, kg yükün konşimentoda yer alan miktara nazaran eksik olduğu ve yükleme limanında 3.000 ton olarak davalı gemiye yüklenen ayçiçek tohumu yağının tahliye limanında belirtilen miktar kadar yük alıcısına eksik teslim edildiği, taşıma sırasında meydana gelen yükteki eksiklikten davalının sorumlu bulunduğu ve TTK 1235/7 maddesi uyarınca meydana gelen zararda gemi üzerinde gemi alacaklısı hakkının doğduğu gerekçesi ile 41.018,25 USD alacağın dava tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar kamu bankalarınca ABD doları cinsinden açılmış 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte TL karşılığının tahsilini teminen davaya konu M/T RHONE Gemisi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, taşınan emtianın eksik çıkması nedenine dayalı olarak açılan tazminat davasından ibarettir. Mahkemece, gümrük beyannamelerinde toplam 23.439, kg yükün konşimentoda yer alan miktara nazaran eksik olduğu ve yükleme limanında 3.000 ton olarak davalı gemiye yüklenen ayçiçek tohumu yağının tahliye limanında belirtilen miktar kadar yük alıcısına eksik teslim edildiği, taşıma sırasında meydana gelen yükteki eksiklikten davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosyaya ibraz edilen ilk bilirkişi raporunda konişmentonun hangi ölçüm sistemine göre hazırlanmış olduğunun ve sonuç itibariyle tahliye edilen emtia miktarının gerçekte ne kadar bulunduğunun anlaşılamadığının belirlendiği, ikinci bilirkişi raporunda da aynı hususlar tekrar edilerek mahkemenin kanaati gümrük beyannamelerinde yer alan miktarlara göre eksikliğin tespit edilebileceği yönünde ise zararın miktarının 41.018,00 ABD olduğu belirtilmiştir. Ancak, dosya kapsamında bulunan bu bilirkişi raporları hüküm kurmaya ve hükmü denetlemeye elverişli bulunmamaktadır. Çünkü bilirkişi raporlarında esasen zararın hesaplanamadığı, bunun da ötesinde zararın bulunup bulunmadığının anlaşılamadığı belirlenmiştir. Bu nedenle eksikliği bilirkişilerce belirlenen belgeler getirtilerek yeniden bir bilirkişi incelemesi yaptırılması ve oluşacak duruma göre zararın oluşup oluşmadığı, varsa miktarı ile fire oranı belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru bulunmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.