10. Ceza Dairesi 2023/17504 E. , 2025/5214 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2. 22.11.2021 SAYISI : 1. 2021/339 E., 2022/483 K. 2. 2021/849 E., 2021/927 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Mahkûmiyet 2. Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu …
**10. Ceza Dairesi 2023/17504 E. , 2025/5214 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2. 22.11.2021 SAYISI : 1. 2021/339 E., 2022/483 K. 2. 2021/849 E., 2021/927 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Mahkûmiyet 2. Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2022 tarihli ve 2021/339 Esas, 2022/483 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 06.09.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2021 tarihli ve 2021/849 Esas, 2021/927 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 27.01.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 2022/19408 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/102315 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/102315 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/06/2022 tarihli ve 2021/339 esas, 2022/483 sayılı kararı bakımından yapılan incelemede; Şüphelinin incelemeye konu dosyaya ilişkin hakkında 15/04/2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/05/2019 tarihli ve 2019/87261 soruşturma, 2019/2778 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın, Kocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanığa 16/05/2019 tarihinde "okumak ve almak" şeklinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Kanun'un 35/3. maddesi gereğince “ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır” düzenlemesi karşısında, tebliğ tarihinde cezaevinde bulunan şüpheliye anılan Kanun'un 35/3. maddesine uygun olarak “okunup anlatılmak suretiyle” tebliğ edilmediği gibi, aynı Kanun'un 263/1. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle karara karşı kanun yollarına başvurabileceği hususunun kararda veya tebliğ evrakında yer almadığı cihetle, şüpheliye yapılan tebligatın usülsüz olduğu ve kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilmeden, kamu davası hakkında durma kararı verilmesi yerine yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 2-Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/11/2021 tarihli ve 2021/849 esas, 2021/927 sayılı kararı bakımından yapılan incelemede; Sanığın 08/06/2021 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince açılan kamu davası neticesinde yapılan yargılama sonunda, yargılamaya konu eylemin, İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/06/2022 tarihli ve 2021/339 esas, 2022/483 sayılı dosyası kapsamında verilen 15/05/2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli niteliğinde olduğu gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesine göre dayanak alınan 15/05/2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, yukarıda 1 numaralı paragrafta açıklanan gerekçelerle kesinleşmediği nazara alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 191/6. maddesindeki kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle şartın gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2022 tarihli ve 2021/339 Esas, 2022/483 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 15.04.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2017 tarihli ve 2017/102275 Soruşturma, 2017/3628 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süre ve merciinin gösterildiği, kararın sanığa tebliğ edildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2018 tarihli ve 2017/102275 Soruşturma, 2018/49675 Esas, 2018/40993 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2018/656 Esas, 2019/211 Karar sayılı kararı ile kamu davasının durmasına ve "sanığın bir kere daha davetiye ile celp edilmesi sonrasında davete uymadığı takdirde mahkemeye gönderilmesini temin için yeniden Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesine" karar verildiği, kararın 30.03.2019 tarihinde kesinleştirildiği, 4. Durma kararı sonrası, şüpheli hakkında, 15.04.2017 tarihli aynı eylem nedeniyle, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 15.05.2019 tarihli ve 2019/87261 Soruşturma, 2019/2778 Karar sayılı kararı ile; ikinci kez 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süre ve merciinin gösterildiği ancak, erteleme karar tebliğinin cezaevinde "okumak, almak" şeklinde usule aykırı tebliğ edildiği ve tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 5. Şüphelinin 06.10.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturma dosyasının, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2021 tarihli ve 2021/6144 Soruşturma, 2021/3405 sayılı kararı ile 2019/87261 Soruşturma sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, 6. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2021 tarihli ve 2019/87261 Soruşturma, 2021/23662 Esas, 2021/18487 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 7. İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.06.2022 tarihli ve 2021/339 Esas 2022/483 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, B. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2021 tarihli ve 2021/849 Esas, 2021/927 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 08.06.2021 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2021 tarihli ve 2021/12621 Soruşturma, 2021/5638 Esas, 2021/3739 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Yapılan yargılama sonucunda; Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.11.2021 tarihli ve 2021/849 Esas, 2021/927 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, "İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2018/656 Esas, 2019/211 Karar sayılı kararı ile kamu davasının durmasına karar verildiği ve 08.06.2021 tarihli eylemin, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/87261 Soruşturma sayılı dosyasında verilen erteleme kararının ihlali" olduğu düşmesine ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/87261 Soruşturma sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; Her ne kadar sanık hakkında, 15.04.2017 tarihli eylemi nedeniyle ikinci kez verilen 15.05.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, Kocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanığa 16.05.2019 tarihinde "okumak ve almak" şeklinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesi gereğince “ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır” düzenlemesi karşısında, tebliğ tarihinde cezaevinde bulunan şüpheliye anılan Kanun'un 35/3. maddesine uygun olarak “okunup anlatılmak suretiyle” tebliğ edilmediği gibi, aynı Kanun'un 263/1. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle karara karşı kanun yollarına başvurabileceği hususunun kararda veya tebliğ evrakında yer almadığı dolayısıyla, şüpheliye yapılan tebligatın usûlsüz olduğu ve 15.05.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ancak, 15.04.2017 tarihli aynı eylem nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2017 tarihli ve 2017/102275 Soruşturma, 2017/3628 Karar sayılı kararı ile daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa usûlüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleştiği, bu sebeple 15.05.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan tebligatların usûlüne uygun şekilde yapılmadığından bahisle Mahkemece "sanığın bir kere daha davetiye ile celp edilmesi sonrasında davete uymadığı takdirde mahkemeye gönderilmesini temin için yeniden Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesine" karar verilmesi nedeniyle de, İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2018/656 Esas, 2019/211 Karar sayılı kararı ile verilen kamu davasının durması kararının gereği olarak yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin sadece dosyanın tekrar Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesini müteakip erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/656 Esas, sayılı dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerektiği, “durma” kararının, davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği, bu kapsamda 16.04.2021 tarihli mükerrer iddianame ile İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/339 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan kamu davasının, İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2018/656 Esas, 2019/211 Karar sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, yargılamaya söz konusu birleştirme önerisi "ihbar" kabul edilerek, 19.03.2019 tarihli durma kararına esas dava dosyası yeni esasa kaydedilerek devam edilmesine ve kovuşturma şartının ve ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin bu dosya üzerinden değerlendirilmesine karar verilmesi gerekmekte olup, bu kapsamda da 08.06.2021 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. Maddesi gereği doğrudan açılan kamu davasının da yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda 19.03.2019 tarihli durma kararına esas dava dosyası ile birleştirilip, usulüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunup bulunmadığı ve ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin birleşen dosya üzerinden tartışılması, sanığın UYAP sisteminde görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde açık ve kapalı dosyalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dosya ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip dosya arasına konulması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, mükerrer dava olup olmadığı belirlenerek eylemlerin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç olup olmadığının ve sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet ve düşme kararları verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2022 tarihli ve 2021/339 Esas, 2022/483 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, C. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2021 tarihli ve 2021/849 Esas, 2021/927 Karar sayılı 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-c maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.