İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Taraflar arasındaki Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Keşidecisi ... AŞ olan 01.05.2015 keşide tarih…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1726 KARAR NO:2026/213 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:29/12/2021 NUMARASI:2017/513 Esas - 2021/982 Karar DAVA:Çek İstirdadı İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Taraflar arasındaki Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Keşidecisi ... AŞ olan 01.05.2015 keşide tarihli, 21.304,20-TL meblağlı ...bank ... şubesine ait ... hesap numaralı, ... çek seri numaralı bir adet çek davacının rızası dışında elinden çıktığını, davacı bu çekle ilgili Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/741 E. Sayılı dosyası ile çek iptali davası açtığını, Adana 2 Asliye Ticaret Mahkemesi çekin iadesi dava azmamız konusunda karar verdiğini, İptali istenen çek davalı elinde ortaya çıktığını, davacı söz konusu çeki borcu sebebiyle İstanbul'da bulunan ... A.Ş. firmasına göndermek üzere ...kargoya verdiğini, ...kargo firmasına ait araçta hırsızlık olduğunu, davacıya ait çekin bu esnada çalındığı kanaatinde olduklarını, çekin davalının eline nasıl geçtiğini bilmediklerini, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki de bulunmadığını, davalı şirket yetkilisi yargılandığı davada davacı firmayı tanımadığını beyan ettiğini, davalı şirket yetkilisi söz konusu çeki ibraz tarihinde tahsil etmek amacıyla bankaya götürdüğünü, çekle ilgili ödeme yasağı bulunduğundan çekle ilgili davalıya ödeme yapılmadığını, davacının hırsızlanan çekle ilgili Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, davalı hakkında İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/337 E. sayılı dosyasıyla TCK 158/1.h maddesi uyarınca kamu davası açıldığını, arz olunan nedenlerle işbu çek iade davası açılması zarureti hasıl olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerden dolayı haklı davamızın kabulüyle, davalı elinde haklı bir nedene dayanmaksızın bulunan keşidecisi ... A.Ş. olan, 01.05.2015 keşide tarihli, 21.304,20 TL meblağlı ...bank ... şubesine ait ... hesap numaralı, ... çek seri numaralı çekin tarafımıza iadesine, çekin tahsil edilmesi durumunda tahsil edilen çek bedelinin tarafımıza ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına ve lehimize vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. CEVAP:Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği halde süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Davacı lehtarın dava konusu çeki ciro ederek borcu nedeniyle dava dışı ... şirketine kargo yoluyla gönderdiği, alınan talimat raporunda davacı defterlerine göre davacının dava dışı ... Ambalaj ile ticari ilişkilerinin olduğu ve dava konusu çekin davacı tarafından dava dışı ...'e olan borcuna mahsuben verildiği ve çek çıkışının yapıldığı, anılan dava dışı şirkete gönderilmek üzere çek çıkışının yapıldığı, çekin ...Kargoya verildiği, çek üzerinde yapılan incelemede davacı ile davalının ciroları dışında arada başka ciranta olmadığı, bilirkişi raporuna göre davalı ile ticari ilişki olmadığı, ceza dosyasında sanık (2.ciranta) çeki ticari ilişkisi olan başka birinden ciro ettirmeden aldığını ve davacı ile ilişkisi olmadığını, davacıyı tanımadığını beyan ettiği, çekin davalı adına süresi içerisinde bankaya ibraz edildiği, Mahkememizce çekin ibraz ve ödeme bilgileri için Bankaya müzekkere yazıldığı, ... 18/04/2019 tarihli müzekkere cevabında çekin ... Şirketi tarafından ibraz edildiği ve ... tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığının bildirildiği, dava konusu çeke ilişkin Muhatap bankanın ...bank AŞ/... Şubesi olduğu tespit edilerek Mahkememizce ...bank AŞ/... Şubesi'ne müzekkere yazılarak dava konusu ...bank AŞ/... Şubesi'ne ait, keşidecinin ... AŞ, lehtarın ... AŞ olduğu, ... seri numaralı 01/05/2015 tarihli 21.304,20-TL bedelli çekin ödenip ödenmediği sorulmuş, gelen yazı cevabında çekin yasaklı statüde olduğu ve ödenmediği bildirilmiştir. İstanbul Anadolu 8.Ağır Ceza Mahkemesince suç işleme kastının bulunmadığı kanaatiyle dolandırıcılığa teşebbüsten açılan kamu davasında beraat kararı verildiği görülmüştür. Yargıtay HGK 2012/19-185 Esas, 2012/386 karar sayılı ilamında; kötü niyetten maksadın senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmak olarak kabul edilmiş olup, davalı adına ciro eden kişi hakkında ceza mahkemesince suç işleme kastı bulunmadığından verilen beraat kararı, sanığın çekin eline geçme şekline ilişkin verdiği beyanlar, dava dışı üçüncü kişiden ciro edilmeden doğrudan alması, davacı ile davalı arasında doğrudan bir ilişki olmaması dikkate alındığında, dosyaya sunulan deliller kapsamında, davalının çekin davacı yedinde iken çalındığını bildiği veya bilmesi gerektiği yönünde bir kanıt bulunmadığından ve bu konuda ispat yükü davacıda olduğundan, davalının iyi niyetli üçüncü kişi karinesinden yararlandığı kanaatine varılmış olup aksi halin kabulünde kıymetli evrakın "mücerretlik" ilkesi ortadan kalkacaktır. Bu nedenle davalının kötü niyetli olduğu veya iktisabında ağır kusurunun bulunduğu söylenemez. Davacının, davalının çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın haksız, hukuki mesnetten yoksun ve 14/04/2021 tarihinde verilmiş olunan ara karar ile çelişkili olduğunu, davacının her ne kadar çekte mücerretlik ilkesi kapsamında çeki edinme nedenini açıklama gibi bir zorunluluğu bulunmasa da konuya ilişkin beyanlarının tutarlı ve hayatın olağan akışına uygun olması gerektiğini, bir şirketin yetkilisi olmayan şahıs tarafından çekin ciro edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının, sanık olarak yargılandığı dosyada dava konusu çeki, ticari ilişkisinin bulunduğu bir başka şahıstan ciro ettirmeden devraldığını belirttiğini, bu noktada her ne kadar davacının çeki edinme sebebini belirtme zorunluluğu bulunmasa da ilgi beyanının doğruluğunun tespiti için gereken araştırmanın yapılması gerektiğini, buna göre davalının, ticari ilişki içerisinde bulunduğu kişi ile ilişkisini ispatlayabilecek evrakları sunması, gerekirse ilgi evrakların BA ve BS formları celp edilmek suretiyle doğrulanması gerektiğini, ancak davalının, yargılama süresince davayı takip etmediğini, ticari defterlerini sunmadığını, yerel mahkemece eksik incelemeyle davanın reddine karar verildiğini, davalı hakkında gerçekleşen ceza yargılaması neticesinde davalının beraatine karar verildiğini ve bu kararın yerel mahkemece davanın reddine dayanak yapıldığını, ancak gerekçenin isabetsiz olduğunu, kararın davalının dava konusu çeki edinmede kötüniyetli olmadığını gösterebileceğini, ancak davalının ilgili çeki edinmede ağır kusurlu olduğuna dair salt ceza mahkemesi dosyasının göz önünde bulundurularak bir tespit yapılamayacağını, davalı tarafın ticari defterlerini inceleme için hazır etmediğini, yerel mahkemece davalının ticari defterlerini ibraz etmemesinin aleyhine değerlendirileceğinin de ara kararda belirtildiğini, davalı tarafın açıkça kötüniyetli bir şekilde ticari defterlerini ibraz etmediği halde dava konusu çekin iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu olmadığından bahisle davanın reddi yönünde verilen kararın isabetsiz olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava; yetkili hamilin elinden rızası hilafına çıkan çekin istirdatı davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalının çekin iktisabında kötü niyetli ya da ağır kusurlu olup olmadığı noktasındadır.Dava konusu ...bank A.Ş. üzerine keşide edilmiş, 01/06/2015 keşide tarihli 21.304,20 TL tutarlı çekin dava dışı ... A.Ş. tarafından davacı lehdar adına tanzim edilerek teslim edildiği, davacı tarafça ciro edilip imzalanarak kargo yoluyla ...A.Ş.'ne gönderildiği, ancak çekin kargo şirketi elindeyken çalındığı, çekin davacının cirosundan sonra üzerinde ciro ve imzası bulunan davalı ...Şti.' tarafından bankaya ibraz edildiği, dava konusu çekin Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/741 Esas sayılı dosyası ile açılan zayi nedeniyle iptal davasında ödemenin engellenmesine yönelik tedbir kararı verildiği, mahkemece istirdat davasını açmak üzere süre verildiği ve eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir. TTK’nın 792. maddesi içeriği itibariyle önceki hamilin elinden herhangi bir şekilde çıkan çeki iktisap eden yeni hamilin, TMK’nın 3. maddesi anlamında iyi niyetli olduğunu kabul etmiştir. Burada ispat yükü üzerinde olan davacının, kötüniyete veya ağır kusura dair iddialarını her türlü delille ispat etmesi mümkündür. Bunun yanında kötüniyeti yahut ağır kusuru ispatlanması gereken kişi çeki hamil olarak elinde bulunduran ve davada taraf olan davalıdır.Davaya konu çek üzerinde düzgün bir ciro silsilesi bulunmaktadır.Davacı taraf, dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, davalının dava konusu çeki davacının zararına olarak kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu ve/veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunduğunu ispatlayabilmiş değildir. Dava konusu çekle ilgili zayi nedeniyle iptal davası açılmış olması, davalı hakkında açılan ceza davasında beraat kararır verilmiş olması, çeki elinde bulunduran davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu göstermez. Bu haliyle davalının çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiği ispat edilememiş olmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.12/02/2026