12. Ceza Dairesi 2023/4818 E. , 2023/3330 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1997 değ.iş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/03/2021 tarihli ve 2021/16
**12. Ceza Dairesi 2023/4818 E. , 2023/3330 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1997 değ.iş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/03/2021 tarihli ve 2021/16423 soruşturma, 2021/10752 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Adana 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18/03/2022 tarihli ve 2022/1997 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 02/05/2023 gün ve 94660652-105-01-27679-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52868 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/ 52868 s kanun yararına bozma isteminin; “..Somut soruşturma dosyasında, kaza tespit tutanağına göre müştekinin kusurlu olduğu, şüphelinin kazaya etken herhangi bir kural ihlalinin olmadığının belirtildiği, bu sebeple şüphelinin kasıt ve kusurunun bulunmadığı şeklinde gerekçe ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ise de, şüphelinin 29/11/2020 tarihli beyanında, tuvalet ihtiyacı için aracını yolun kenarına nizami bir şekilde dörtlüleri yakarak park ettiğini, restorantta tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra geri döndüğünde aracını yerinde bulamadığını beyan etmiş olması karşısında, olay yerinde keşif yapılarak, olayın meydana geldiği saat, aracın çekildiği saat, mağdurun hastaneye götürüldüğü saat tespit edilerek aracın ne kadar süre park halinde bulunduğu, trafik akışına göre aracın park edilip edilmeyeceği, ... yoluna engel bir halinin bulunup bulunmadığını tespit ederek, kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu alınması sonucu şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi amacıyla soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir..'' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160 ıncı maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Müştekinin sevk ve idaresindeki motosikleti ile seyir halindeyken şüpheliye ait park halindeki araca çarptığı, kaza nedeniyle kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, şüpheliden şikayetçi olduğu bunun üzerine soruşturma başlatıldığı, kaza tespit tutanağına göre müştekinin kusurlu olduğu, şüphelinin kazaya etken herhangi bir kural ihlalinin olmadığının belirtildiği, bu sebeple şüphelinin kasıt ve kusurunun bulunmadığı şeklinde gerekçe ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, karara müştekinin itirazı üzerine Adana 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18/03/2022 tarihli ve 2022/1997 değişik iş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği anlaşılarak yapılan incelemede, Katılanın şüphelinin park halindeki aracına sağ arka yan kısımlarından çarptığı, kaza tespit tutanağında müştekinin asli kusurlu, sanığın kusursuz olduğunun belirtildiği, şüphelinin gayri nizami şekilde park ettiğine dolayısıyla kusuru bulunduğuna ilişkin dosyada delil bulunmadığı tespit edilmiştir. 2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.12.2010 tarihli ve 2010/4-210 esas, 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak 5271 sayılı Kanun'un 309 ve 310 uncu maddelerinde düzenlenmiş olup bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ve esasa etkili usul yanılgılarının toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini sağlamaktır. Kanun yararına bozma yoluna istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle bu kanun yolu dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu olmayıp; ancak gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır. Her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu da değildir.Tüm bu nedenlerle; somut yasa yararına bozma isteminin 5271 sayılı Kanun'un 309 ve 310 uncu maddelerinde düzenlenen amaca uygun hukuka aykırılık niteliğinde bulunmaması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, 2.Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.