(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2007/7109 E. , 2007/7275 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise bir kısım davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde veri
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2007/7109 E. , 2007/7275 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise bir kısım davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı ve davacı adına gelen olmadı. Dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, alınan bilirkişi kurulu raporları hüküm kurmaya yeterli değiltir. Şöyle ki; 1-Kamulaştırma Yasasının bedelin tespiti esaslarını düzenleyen 11. maddesinin (f) bendine göre arazilerde taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas tutularak bilimsel yöntem uygulanmak suretiyle değerinin tesbiti gerekir. Somut olayda değerlendirme tarihi itibariyle taşınmaz üzerinde 10 yaşın altında olup henüz kesim çağına gelmemiş kavak ve söğüt ağaçlarının bulunduğu itiraza uğramayan takdir komisyonu raporu ve dosyadaki diğer bilgilerden anlaşılmaktadır. Bu durumda sözkonusu kavak ve söğüt ağaçlarının normal sıklıkta ve tekniğine uygun olarak dikildiğinde taşınmazda kaplayacakları alanın da saptanıp kapama kavaklık ve kapama söğütlük olarak; kalan bölümün ise açık tarla ziraatine göre değerlendirilmesi, taşınmaza kapama niteliği vermeyen ağaçların ise yaşı ve cinsine göre İlçe Tarım Müdürlüğünden sorulup tespit edilecek fiyatları toplamının bedele eklenmesi gerekirken farklı biçimde değerlendirme yapan bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulması, 2-Yargıtay uygulamalarına göre, dikkate alınması gereken özel bir neden veya yanlış bulunmadığı takdirde ciddi istatistiki bilgilere dayandığı bilinen Tarım Müdürlüğü ortalama verilerinin (dekar başına verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatı) değerlendirmeye esas alınması gerekir. Şu kadar ki, üretim giderlerinin içerisine tarla kirası, masrafların faiz karşılığı ve genel idari giderler dahil edilmemelidir. Somut olayda ise, bilirkişi raporlarında, tarla olarak değerlendirilen kısımda masrafların faiz karşılığı düşülmeden hesaplama yapılmıştır. Böylece, üretim giderlerini yüksek almak suretiyle taşınmazın net gelirini düşük bulan bilirkişi kurulu raporlarının hükme esas alınması, 3-Takdir komisyonu raporunda belirlenip, bilirkişilerce varlığı kabul edilen ve enkazı mal sahibine bırakılan 15 yaşındaki söğüt ağaçlarının ve 10 yaşındaki kavak ağaçlarının saptanan yaşları itibariyle kesim çağına ulaşmış oldukları için enkaz değerleri nihai net üretim gelirine eşit bulunacağından bu söğüt ağaçlarının davalıya bırakılmasıyla ağaçların zemine artı değer katkılarının artık sözkonusu olamayacağının gözetilmemiş olması, Doğru görülmemiştir. Mahkemece, kapama kavaklık ve kapama söğütlük değerinin tesbiti yönünden bu ağaçların bir yılda hasat edilemeyeceği gözönünde tutularak, kaç yılda kesim durumuna geleceği bilimsel şekilde ortaya konup, bunların brüt değeri bulunduktan sonra dava tarihinden (değerlendirme tarihi) kesim zamanına kadar yapılması gerekecek masraflarda brüt değerden düşülerek ağaçların kesim durumuna geldiği tarihteki net değeri bulunup bu değer, kavak ve söğütlerin kesim durumuna gelmesi için geçecek yıl sayısına bölünmek suretiyle bulunacak bir yıllık net gelir üzerinden bilimsel formüle göre (tarım arazisi formülü) kamulaştırma bedelinin saptanması, (2) ve (3) numaralı bozma gereklerinin de yerine getirilmesi için bilirkişi kurulundan ek raporlar alınıp oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 17.09.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.