3. Ceza Dairesi 2022/576 E. , 2023/1569 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1065 E., 2019/1005 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 28…
**3. Ceza Dairesi 2022/576 E. , 2023/1569 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1065 E., 2019/1005 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2019/93 Esas, 2019/450 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2019/1065 E., 2019/1005 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.12.2021 tarihli tebliğnamede özet olarak, sanığın örgüt liderinin talimatından sonra 30.01.2014 tarihinde Bank Asyada hesap açtığı, 2014 yılının şubat ayında 5.000 TL bakiyesinin bulunduğu, 01.06.2015 tarihinde 5.998 TL tutarlı katılım hesabı açarak Bank Asyaya destek olduğu ve örgütle iltisaklı KHK ile kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğu gözetilerek, silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırılması gerekirken beraat kararı verildiği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşü belirtilmekle, dava dosyası Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi özet olarak; sanığın Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliği ve örgüt liderinin talimatından sonra hesap ve katılım hesapları açması değerlendirildiğinde, silahlı terör örgütüne yardım etme suçunun unsurları oluştuğu halde beraat kararı ve beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık savunmaları ve hesap hareketlerin özel olarak incelenmesinde, sanığın 2013-2016 yılları arasında ilgili bankadaki hesabını aktif olarak kullandığı, Bankasya'nın TMSF'ye devrinden sonra da bankacılık faaliyetleri kapsamında söz konusu bankayı kullandığı, bu haliyle örgüt liderinin talimatının öncesinde ve sonrasında da sanığın bankayı bankacılık faaliyetleri kapsamında kullanıyor olması karşısında sanığın örgüt liderinin talimatıyla bankaya para yatırdığı hususunun sabit olmadığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından 04.02.2015 tarihinde yönetiminini devraldığı ve 29.05.2015 tarih ve 6318 sayılı Karar ile tamamen Tasararruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)'ye devredilmesine karar verildiği tarihten sonra da hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri kapsamında sayılması gerektiği, zira 2015 Eylül ve Ekim aylarında da katılım hesabı açtığı, sanığın örgütün sözde liderinin talimatı üzerine haraket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, sanığın hesabındaki para yatırma, çekme, virman vs. Hareketlerin örgüt lideri Fetullah Gülen'in bankanın kurtarılması amacıyla herkesin mevduatlarını yatırarak yardım yapması talimatının verildiği tarihlerde örtüşmeyecek nispette olduğu ve örgütsel faaliyet şeklinde olduğu yönünde Mahkemede vicdani kanaat oluşmadığı, sığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yakınlığı ile bilinen Aktif eğitim sen sendikasına üye olduğu örgütsel bir faaliyet olarak kabulünün Mahkemece uygun görülmediği gerekçeleriyle sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanık hakkında mahkemenin kabul, uygulama ve gerekçesi yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş olup; Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dosyada mevcut Bank ... hesap kayıtları, Mali Analiz Raporu, sendika üyeliği tespitleri ve sanık savunmaları itibarıyla, Bank ... hesabında söz konusu bankanın TMSF'ye devrinden sonra da katılım hesabı açıp aktif şekilde işlemler yaptığı, örgüt liderinin talimatı ile örgütsel amaçla bankacılık işlemleri yaptığına, örgüt üyesi olduğuna yahut örgüte yardım ettiğine ilişkin savunmalarının aksini gösteren somut delil bulunmadığı, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin tek başına örgütsel delil yahut faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği belirlenen, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında ve İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanığın, Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin elde edilemediği gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2019/1065 E., 2019/1005 sayılı Kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde karar verildi.