13. Hukuk Dairesi 2017/4446 E. , 2017/4772 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, maliki bulunduğu binayı kuzey ankara kentsel dönüşüm projesi kanunu ve buna bağlı yönetmelik ve belediye meclis kararına dayanarak…
**13. Hukuk Dairesi 2017/4446 E. , 2017/4772 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, maliki bulunduğu binayı kuzey ankara kentsel dönüşüm projesi kanunu ve buna bağlı yönetmelik ve belediye meclis kararına dayanarak davalıya devrettiğini,6529 analiz numaralı kıymet taktir komisyonu raporunda bina, müştemilat ve ağaç bedelinin 8.179,00 TL olarak belirlenmesine rağmen davalının tüm yapı bedelini değil sadece enkaz bedelini, ödediğini, oysa tüm yapı bedelinin ödenmesi gerektiğini bakiye 6.156,00 TL alacağın tahsili amacıyla yaptığı takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, kentsel dönüşüm projesi kanunu ve yönetmelik ile belediye meclis kararı uyarınca davalının ancak enkaz bedelini isteyebileceğini idari yargının görevli olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafca temyiz edilmiştir. 1-Dava, davacı ile davalı belediye arasında kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde imzalanan sözleşme uyarınca, arsa üzerinde bulunan gecekonduya, müştemilat ve ağaç bedellerinin tamamına takdir edilen bedelin eksik ödendiği iddiasıyla açılmıştır. Eldeki davada öncelikle çözülmesi gereken sorun, davanın görüm ve çözüm yerinin idari yargı mahkemelerine mi, yoksa adli yargı mahkemelerine mi ait olduğu hususudur. Bu itibarla idari işlem ve idari eylemin kapsamının ne olduğunun açıklığa kavuşturulması zorunludur Benzer bir olayda davanın reddine dair direnme kararının yargıtay hukuk genel kurulunda görüşülmesi sırasında, dairemizce de benimsenen kararda da belirtildiği üzere taraflar arasında yapılan sözleşmenin tarafların özgür iradesiyle düzenlendiği, davacının özel hukuk hükümlerine tabi bu sözleşme uyarınca talepte bulunduğu, davacının bu talebinin kişisel hakka dayandığı, bu nedenle uyuşmazlıkta idari yargı değil adli yargı mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2015 gün 2014/13-1500 esas, 2015/1519 karar numaralı kararı)