T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 15/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVALI : 1 -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2 -... VEKİLİ : Av. ... ... İHBAR OLUNAN : …
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 15/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVALI : 1 -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2 -... VEKİLİ : Av. ... ... İHBAR OLUNAN : ... ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin maliki olduğu ... plakalı araç ile maliki ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı olan ... plakalı araç ... ili ... İlçesinde 03.04.2023 tarihinde kurallara aykırı davranarak müvekkilinin aracına çarpmış ve tam kusurlu olarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza sonucunda polis memurları tarafından kaza tespit tutanağı tanzim edildiğnii, kaza tutanağında da kazanın yukarıda açıkladıkları şekilde gerçekleştiğinin tutanak altına alındığını, kazada müvekkilinin kusursuz olduğunu, kusurlu malikin Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na ait aracın zorunlu trafik sigortası davalı şirketine ait olduğunu, müvekkiline ait aracın 2022 model Volvo XC90 model bir araç olup kaza tarihinde 12.000 kilometrede olduğunu, iş bu kaza sonucunda müvekkile ait aracın sağ arka çamurluğu, arka tamponu ve sağ arka jantı tamir görmüş ve müvekkile ait araçta 17.504,83-TL hasar meydana geldiğini, iş bu nedenler ile müvekkile ait araçta değer kaybı oluştuğunu, yine müvekkilinin aracının 15 gün serviste kaldığını, bu dönemde müvekkili aracından faydalanamadığını, değer kaybının ödenmesi için ... Sigorta A.Ş.'ye 02.05.2023 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, açıkladıkları nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak müvekkile ait araçta meydana gelen 100,00-TL araç değer kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle 10,00-TL araç mahrumiyet bedelinin davalı .... Büyükşehir Belediye Başkanlığı' ndan hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 21.03.2025 tarihli talebi üzerine ilk derece mahkemesinin 25.03.2025 tarihli ara Karar ile; davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın taraf olmaktan çıkartılmasına, ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Sanayi ve Ticaret A.Ş 'nin davalı olarak eklenmesine karar verilmiştir. Davacı vekili 20/03/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; Dava dilekçelerinde 100.00-TL olarak belirtilen değer kaybı alacağı taleplerini 99.900.00-TL arttırarak toplam 100.000.00-TL olarak alacağı belirli hale getirdiklerini, bedel arttırım taleplerini ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım San ve Tic. A.Ş. ve sigorta limitleri dahilinde davalı sigorta şirketi açısından gerçekleştirdiklerini beyan etmiş, talebini harçlandırmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde kaza tarihinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı tespit edilmediğinden bu hususta ödeme yapılmadığını, şirketlerinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketten tahsili talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığı cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu kazaya karışan belediye aracının ruhsat sahibi Belediye olsa dahi 01.07.2019 tarihli sözleşme uyarınca işletenin ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Sanayi ve Ticaret AŞ olduğunu, idareleri yönünden husumetten davanın reddini, kabul anlamına gelmemekle davaya konu kazanın oluşumunda davacı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kazanın şiddeti nazara alındığında araçta değer kaybının meydana gelmiş olmasının mümkün olmadığını, kaza nedeniyle araç mahrumiyet talep edilmesinin mümkün olmadığını, kasko şirketince ikame araç teminin sorulmasını, davanın ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Sanayi ve Ticaret A.Ş 'nin ve ....'e davanın ihbarını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Sanayi ve Ticaret AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davanın .... plakalı aracın işleteni olduklarından bahisle ihbar edildiğini, dava konusu aracın maliki ve işleteninin Büyükşehir Belediyesi olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davanın kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, kazadaki kusur oranlarının uzman bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde belediye aracının sürücüsü ...'in herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazanın büyüklüğü ve şiddeti nazara alındığında davacının aracında değer kaybı oluşmayacağının net şekilde ortada olduğunu, davacının kaza nedeniyle aracından mahrum kalmasının mümkün olmadığını, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller, ATK raporu ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirilmek suretiyle; "1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 100.000,00-TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 15.05.2023 tarihinden, davalı ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Sanayi ve Ticaret AŞ 'den kaza tarihi olan 03.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Araç Mahrumiyet Tazminatı talebine ilişkin fazlaya dair talebin reddine," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Sanayi ve Ticaret AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu alacak kalemi zamanaşımına uğramış olup, yerel mahkemece yapılan yargılamada zamanaşımı yönünden itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında bir hukuki yarar bulunmadığını, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken ilgili mahkemece davaya devam olunup hüküm kurulmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, davacı tarafından dava açılmadan önce dava şartı olarak yerine getirilmesi gereken sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacı taraf, mahkemeye sigorta şirketine başvurduğuna ilişkin herhangi bir evrak sunmadığı gibi dilekçe içeriğinde de sigorta şirketine başvuru yapıldığına dair herhangi bir ibare bulunmadığını, kazanın ardından tutulan tutanakta gerekli detay ve ayrıntılara yer verilememiş olup söz konusu tutanağın bu sebeplerle gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil aleyhine hüküm kurulmadan önce tekrar rapor aldırılarak gerçek kusur oranın belirlenmesi gerektiğini, karşı yan sürücüsü, müvekkil şirket şoförünün tüm iyi niyetiyle kendisinin yanaşmasını beklemesine rağmen müvekkil şirket şoförünü geçmeye zorlayarak ve 'geç bir şey olmaz' şeklinde ısrarlı telkinlerde bulunarak kazaya sebep olduğunu, bu nedenle yaşanan kazada müvekkil şirket şoförünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, yerel mahkeme kararını kabul etmemekle birlikte hükmedilen miktarın fahiş olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik değerlendirmeler yapılmış olup rapora karşı itirazlarına itibar edilmediğini, bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile; öncelikle tehir-i icra taleplerinin kabulüne, ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesine, davacının davasının reddine, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse, hükmün kaldırılmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme kararı hukuki dayanaktan yoksun olup kararın kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından müvekkil şirketin poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumluluğu ve yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını, poliçe teminat limit üstü kabul kararı verilen ve eksik incelemeye dayalı kararın kaldırılması ile davanın tamamının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkil şirketin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 120.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, ayrıca işbu davaya konu olmamakla ve taraflarınca kesinlikle kabul edilmemekle birlikte; poliçe teminatından kalan tutarın mahkemeye bildirilmesi amacıyla belirtilmek üzere, meydana gelen kaza sonucu davacıya ait araçta meydana gelen hasara ilişkin 16.06.2023 tarihinde müvekkil şirket tarafından davacıya ait aracın kasko sigortacısı olan .... Sigorta A.Ş.’ye rücuen 22.830,11 TL hasar ödemesi yapıldığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda kazaya karışan her iki araç sürücüsüne de kusur atfı mevcut olup sigortalı araç sürücüsüne tam kusur atfının kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporu ve adli tıp kurumu raporu arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, esasa ilişkin cevapları ve bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmeksizin, eksik inceleme ve degerlendirmeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğundan kararın kaldırılmasının gerektiğini, ayrıca dava dilekçesinde hak ediş tarihinden itibaren faiz talebi bulunmakta olup davacı tarafın hukuka aykırı olarak, hukuki dayanağı bulunmayan ve izaha muhtaç belirsiz bir tarihten itibaren faiz taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkil şirket aleyhine hükmolunan yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin de hatalı olduğunu, davanın açılmasına müvekkil şirketin sebebiyet vermediğinden tüm yargılama harç ve giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekalet ücretine takdir edilmemesi gerektiğini, bu nedenlerle istinaf talebine konu yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçelerinde özetle: Yerel mahkeme tarafından, alınan raporlar ile davalı şirket sigortalısı sürücüsünün kusurlu olduğu ve müvekkile ait araçta değer kaybı oluştuğu sabit olduğunu, yine hesap bilirkişisi tarafından güncel içtihatlar ve yasal mevzuat çerçevesinde tazminat hesabı yapılmış, yerel mahkeme tarafından bunlara uygun olarak karar verilmiş olduğunu, bu nedenlerle davalıların istinaf taleplerinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE : Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı ile araç mahrumiyet bedeline ilişkin maddi tazminat davası olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda araç değer kaybına yönelik talebin kabulüne, araç mahrumiyet bedeline yönelik talebin ise reddine karar verilmiş; karara karşı davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosyanın incelenmesinde; 03/04/2023 tarihinde davacıya ait araç sürücüsü... sevk ve idaresindeki... plakalı otomobili ile ... İlçesi, ... Mahallesi,...Caddesi üzeri No:... önünde aracını park etmek için durakladığı ve park yerinde bulunan dubaları almak istediği; bu sırada arkasında aynı istikamette seyir halinde bulunan, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile bu aracı geçmek istediği sırada otobüsün sağ yan kısımları ile ...plakalı otomobilin sol arka çamurluk ve çamurluk ile tampon kısımlarına çarpması sonucu, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği; ... plaka sayılı otobüsün kaza tarihini kapsar şekilde 15/04/2022-15/04/2023 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile ve kaza tarihinde geçerli 120.000,00 TL araç başına maddi hasar teminat limiti ile sigortalı olduğu; davacının davadan önce davalı sigorta şirketine araç değer kaybı zararının tazmini için başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketince davacıya değer kaybı tazminatına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı fakat davacının aracının hasar bedelini karşılayan davacının kasko sigortacısı dava dışı ... Sigorta A.Ş.ye 22.830,00 TL rücuen ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; 1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın tazminine dair olup maddi zararın miktarının dava tarihi itibariyle davacı bakımından tam ve kesin olarak bilinemeyeceği, zarar miktarının teknik inceleme gerektirdiği, mahkemece toplanacak delil ve belgelerle zararın varlığı ve miktarı anlaşılacağından davanın belirsiz olarak açılmasının mümkün ve gerekli bulunduğu; KTK 97. Maddesinde düzenlenen öncelikle sigorta şirketine başvuru yapıldıktan sonra dava açılmasına yönelik dava şartının davacı tarafça yerine getirilerek iş bu davanın ikame edildiğinin sabit olduğu; davacıya ait aracın iş bu davaya konu kaza öncesi hasarının bulunmadığının Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinin cevabi yazısından anlaşıldığı, bu nedenlerle davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf başvuruları yerinde değildir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; 1-Somut olayda, davalı sigorta şirketinin kaza tarihinde geçerli 120.000,00 TL araç başına maddi hasar teminat limiti ile sorumlu olduğu; davacının davadan önce davalı sigorta şirketine araç değer kaybı zararının tazmini için başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketince davacıya değer kaybı tazminatına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı fakat davacının aracının hasar bedelini karşılayan davacının kasko sigortacısı dava dışı ... Sigorta A.Ş.ye 22.830,00 TL rücuen ödeme yapıldığı, mahkemece her ne kadar hükümde poliçe bakiye teminat limiti belirtilmemiş ise de mahkemece talep üzerine verilen tavzih kararında davalı sigorta şirketinin bakiye teminat limitinin doğru şekilde 97.169,89 TL olarak belirtildiği; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın tazminine dair olup maddi zararın miktarının dava tarihi itibariyle davacı bakımından tam ve kesin olarak bilinemeyeceği, zarar miktarının teknik inceleme gerektirdiği, mahkemece toplanacak delil ve belgelerle zararın varlığı ve miktarı anlaşılacağından davanın belirsiz olarak açılmasının mümkün ve gerekli bulunduğu; somut dava da belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğinden kısmi davalarda olduğu gibi ıslah sonrası zamanaşımına uğrayan bir miktarın bulunmadığı; davacıya ait aracın iş bu davayı konu kaza öncesi hasarının bulunmadığının Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinin cevabi yazısından anlaşıldığı; davalı sigorta şirketi yönünden yargılama giderlerinin sorumluluğu bulunan bakiye poliçe teminat limiti miktarında oranlanarak sorumluluğuna hükmedildiği; davalı sigorta şirketinin gerek Arabuluculuk aşamasında gerekse de davadan önce davacının başvurusu sonrasında davacıya değer kaybına yönelik ödeme yapmayarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve aleyhe vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında ve mahkemece faiz başlangıcının belirlenmesinde temerrüt tarihinin esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf başvuruları yerinde değildir. İstinafa başvuran davalılar vekillerinin kusura yönelik istinaf başvurularının değerlendirilmesinde; Dosyada bulunan kaza tespit tutanağında; Davacıya ait araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığı, davalıya ait belediye otobüsü sürücüsünün ise 2918 Sayılı KTK'nın 47/1-d maddesinde düzenlenen "Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak zorunluluk veya yükümlülüklere uymamak" kuralını ihlal ettiğinin ve kazada tam kusurlu olduğunun belirtildiği; Dosyada bulunan 22/01/2024 tarihli Adli Trafik bilirkişisi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Davacıya ait araç sürücüsü Harun Yılmaz'ın bu kazanın oluşumunda, sürücü kendi aracını park etmek için manevraya başladığı, park yerinin dar olması ve aracıyla bir kaç defa manevra yaptığı ve trafiğin akışını engellediği, iki şeritli yolun birini kısmen de olsa kapattığı bu kazanın oluşumunda, Asli kusurlardan 2918 Sayılı KTK 'nın 67/B maddesinde düzenlenen "Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek, izin verilen hallerde bu manevraları yaparken kara yolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmak "ile aynı kanunun 84/J maddesinde düzenlenen "Manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak" kuralını ihlal ettiği; davalıya ait belediye otobüsü sürücüsü ...'in ise bu kazanın oluşumunda şehir içi yol olduğu, yolda ise hız limitinin 50 km olduğu, yolun sağına park etmek isteyen aracın yanından geçerken davacıya ait .... plakalı aracın sol arka çamurluk ve tamponuna çarptığı, yolu kontrol etmeden yola devam ettiği ve bu kazanın oluşumunda tali kusurlardan 2918 Sayılı KTK 'nın 137/E maddesinde düzenlenen "Yoldan geçen araçlara geçiş kolaylığı sağlayıp güvenli durumun oluştuğuna emin olduktan sonra manevraya başlamaları ve manevra bitinceye kadar gerekleri önlemleri devam ettirmeleri mecburidir." kuralını ihlal ettiğinin görüş ve mütalaa olunduğu; Kaza tespit tutanağı ile 22/01/2024 tarihli adli trafik bilirkişi raporunun birbiri ile çelişen tespitleri nedeni ile İlk Derece Mahkemesince tarafların itirazlarının değerlendirilmesi ve çelişkinin giderilmesi için İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 17/07/2024 tarihli raporda ise; Davacıya ait araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile durakladığı esnada gerisinden gelen aracın idaresindeki araca çarpması ile meydana gelen olayda, kusursuz olduğu; davalıya ait belediye otobüsü sürücüsü ...'in ise sevk ve idaresindeki otobüs ile seyir halindeyken ön ilerisinde duraklayan aracı geçme eylemine başlamadan önce aracının fiziki yapısını da dikkate alarak kontrollü bir şekilde geçişini gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği duraklayan otomobilin sol arka kısmına çarpması ile meydana gelen olayda, %100 kusurlu olduğunun görüş ve mütalaa olunduğu anlaşılmış; Dosyada bulunan kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporları, taraf beyan ve iddiaları, CD görüntü kayıtları nazara alındığında, mahkemece ATK Trafik ihtisas Dairesinden alınan rapor ile çelişkinin giderildiği ve ATK Trafik ihtisas Dairesinden alınan raporun dosya kapsamına ve oluşa uygun olduğu kanaatine varılmış; tarafların kusur hususundaki istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir. İstinafa başvuran davalılar vekillerinin değer kaybının hesabına yönelik bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı ve mahkemece hükmedilen değer kaybı bedeline yönelik istinaf başvurularının değerlendirilmesinde ise; Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17 HD 2016/966 E - 2016/5728 K sayılı ilam). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 E-2020/40 K sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır. Araç değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 4 HD 2021/21252 E- 2022/5913 K sayılı ilam). Somut olayda mahkemece alınan bilirkişi raporunda aracın serbest piyasa koşulları, yaşı, kullanılmışlık düzeyi, hasar miktarı, hasarlı kısımların özelliği, hasar gören aksamlar, dava konusu kazadan önce aracın hasarsız olması, aracın marka ve modeli dikkate alındığında üst segment bir araç olması, aracın tamir edilmesi durumunda araçta oluşacak kıymet kazanma tenzili ve piyasa şartları ile birlikte değerlendirildiğinde meydana gelen kazada dava konusu araçta değer kaybı meydana geleceği kanaatine varılmış; bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. Bu durumda, açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin istinaf kanun yoluna başvuru dilekçelerinde yer verdikleri itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2025 tarih, ... Esas ...Karar sayılı kararına karşı Davalı ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili ve Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı, HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinin istinaf başvurusuna yönelik alınması gerekli 6.831,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.708,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.123,00 TL eksik harcın davalı ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı .... Sigorta Anonim Şirketinin istinaf başvurusuna yönelik alınması gerekli 6.831,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.707,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.123,25 TL eksik harcın davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.15/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.