T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2873 KARAR NO : 2026/905 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/04/2025 NUMARASI : 2023/550 E - 2025/280 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2873 KARAR NO : 2026/905 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/04/2025 NUMARASI : 2023/550 E - 2025/280 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin eski isminin ''... ... A.Ş'' iken davalı bankadan kredi kullandığını, kredi taksitlerinin süresinde ödenememesi üzerine bankaya borçlu kaldıklarını,davacı şirket ile banka arasında 30/06/2010 tarihli ''borç tasfiyesi ve vefa hakkı sözleşmesi'' imzalandığını, sözleşme gereğince Gaziantep ili, Şehit Kamil ilçesi, ... köyündeki ... Ada, 15 Parsel üzerinde bulunan 20 katlı otel ve arsasının mülkiyetini ayrılmaz parçaları ve mütemmim cüzileri ile birlikte bankaya devretmeyi taahhüt ettiklerini, bu işlem karşılığında 15.500.000 EURO'luk borçlarının silindiğini ve 13/07/2010 tarihinde de tapuda taşınmazın devrinin bankaya yapıldığını,sözleşme gereğince otelin işletmesinin menkullerinin, asansörlerinin ve klimalarının davacıya ait kaldığını, bu durumun davalı tarafından da imzalanan 10/08/2010 tarihli belge ile kabul edildiğini, davacı şirketin işletmesinin kendisine ait olan otelin 28/09/2011 tarihli kira sözleşmesi ile ... A.Ş ye kiraladığını ve kira bedellerini almaya başladığını, davalı bankanın kiracıya bilahare Noter ihtarı göndererek kira sözleşmesine muvafakat etmediklerini, bundan böyle kira bedellerinin kendisine ödenmesini belirterek 31/12/2013 - 31/12/2017 arasındaki kiraları aldığını, kiracının yerden çıkmasıyla yerin 5 yıl boş kaldığını, taraflar arasında vefa anlaşmasına göre borç tasfiyesi protokolüne göre davacı şirketin tüm borçları ödediğinde otelin kendisine iade edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının da düzenli olarak ödemelerini yaparken bankanın 2022 yılında oteli ....A.Ş'ye devrettiğini, ancak oteldeki taşınır, asansör ve klimaların da devredildiğini, bunların kendileri tarafından garanti finans kiralaması ile (11/08/2008-16/12/2023 arasında) alındığını, alınan bu unsurların da ...'e devir edildiğini, bunların devir parasına bir katkısının bulunduğunu, davalı bankanın da bu katkı oranında nedensiz zenginleştiğini belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutmak suretiyle 9.831.618,00 TL nin (540.000,00 USD karşılığı), arabuluculuğa başvurma tarihi 09/06/2026 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın banka hakkında her defasında birbiri ile çelişen taleplerle farklı farklı davalar açtığını, davacı ve banka arasında çok fazla dava olduğunu, kesinleşmiş kararların tamamının banka lehine olduğunu, birkaç tane derdest dava bulunduğunu,dava konularının temelinde davacı tarafından müvekkili bankaya satılan bu otelin olduğunu, açtığı davalar aleyhine sonuçlanmasına rağmen aynı konularla ilgili farklı iddialarla açılan bu davalar nedeniyle yargının da gereksiz yere meşgul edildiğini, bu kezde sebepsiz zenginleşme iddiasıyla bu davayı açtıklarının, davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, zaten belirsiz alacak davası olarak iş bu davanın açılamayacağını, davacının eski unvanı olan ... ....A.Ş nin 04/12/2019 tarihinde kurulduğunu, dava konusu ettiği emtiaların 2008 yılında alınmasının mümkün olmadığını, 30/06/2010 tarihli borç tasfiyesi ve vefa sözleşmesinin tahrifatı nedeniyle Gaziantep 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/475 Esas sayılı dosyasında davanın devam ettiğini, sözleşmenin 3.cü maddesinin son cümlesinde ''bu takdirde banka borçlulara taşınmazın geriye kalan bedeli 15.000.000 EURO ödemeyi kabul eder'' ve 12.maddesinin son iki cümlesinin ''kira sözleşmelerinden elde edilecek gelirler borçlulara aittir. Taşınmazı kiralama hakkı münhasıran borçlulara aittir ve bu sözleşme şartları bağlı değildir'' maddelerinin sonradan eklendiği sebebiyle şikayetçi olunduğunu, finansal kiralama sözleşmesine konu menkul mallarının mülkiyetinin davacıya ait olduğu iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, çünkü bir an için kabul edilse dahi bunların mülkiyetinin finansal kiralayana ait olacağını, iddianın 2010 tarihli bankaya ait bir yazıya dayandırılmasının tamamen kötü niyetli olduğunu, banka çalışanlarının hatalı bildiriminden davacının menfaat elde edemeyeceğini, ... A.Ş den temlik alan ... A.Ş tarafından İstanbul 32.ATM nin 2014/74 Esas, 2014/56 Karar sayılı dosyasında finansal kiralamaya konu olan bu emtiaların ... Turizm firmasından alınarak davacıya iade edilmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiğini, bu nedenle davacının bu talepte bulunmakta aktif dava ehliyetinin de bulunmadığı, davacı tarafın oteli kullanım hakkının 31/12/2017 tarihine kadar kendilerine verildiğine ilişkin iddialarının da doğru olmadığını, davacının refah hakkı sözleşmesi gereğince ödemeleri tamamlayarak taşınmazı geri alım hakkını kazanmadığını, süre bitiminden sonra taşınmazın dava dışı 3.bir şirkete bankaca satıldığını, ayrıca otelde yangın çıktığını, bankaca 3.şahıslara devrinden çok önce çıkan yangında da davacının iddia ettiği emtiaların yanmış olduğu da kabul edilerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, ek raporla tespit edilen 412.500,00 TL nin taraflar arasında gidilen arabuluculukta anlaşamama tutanağının düzenlendiği 06/07/2022 tarihinden itibaren (bu tarihin temerrüt tarihi olarak tespiti ile ilgili BAM kararları da nazara alınarak) işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili gerektiği gerekçesi ile;"DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 412.500,00 TL'nin 06/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine, Fazlaya dair talebin reddine" karar vermiştir.Kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın 2010 yılında davalı bankaya borcun tasfiyesi amacıyla devredilen bir otelde bulunan asansör, klima ve mefruşat gibi teknik donanımların davacı tarafça temin edilmesine rağmen, 2022 yılında bu otelin satışı sırasında bu unsurların taşınmazla birlikte satıldığı ve satış bedeline katkı sağladığı, bu nedenle davalı bankanın nedensiz zenginleştiği iddiasına dayandığı,mahkemece hatalı bilirkişi raporuna dayanarak sadece hurda değeri esas alınarak 412.500 TL'lik bir tazminata hükmedildiğini, dosyada mevcut olan 15.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda bu teknik donanım unsurlarının satış bedeline katkısı %12,7 oranında, yaklaşık 7.751.303,80 TL olarak belirlendiğini,hükme esas alınan 2025 tarihli ek raporda, asansörlerin yalnızca hurda metali olarak değerlendirildiği, fatura ve rayiç değerleri dikkate alınmadığı gibi, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, somut olayda asansörler otel binasının mimari ve işlevsel bir parçası olup bu yapısal unsurların sadece hurda değeriyle değerlendirilmesinin zararın eksik hesaplanmasına yol açtığını,rapora itirazlarının bilirkişi tarafından değerlendirilmediğini,bilirkişilerce asansörler değerlendirme dışı bırakılarak rapor hazırlanmış ve gerekçe olarak faturalarının olmamasının gösterildiğini,ikinci raporda ise yine talimat yanlış anlaşılmış, eskime yıpranma paylarının düşülerek rapor hazırlanması istenilmişken halen faal ve çalışır durumdaki makine, teçhizat, ekipman ve mefruşatların hurda değeri belirlenmiş bu değerlendirme yapılırken bile hatalı değerlendirme yapıldığını,aynı heyetten alınan 2 ayrı rapor arasındaki farkın fahiş olduğunu,yeniden rapor alınması gerektiğini,blirkişi raporlarında yer alan defter kayıtları, faturalar ve 2009 tarihli sermaye tespit raporları, bu teknik ekipmanların çalışır durumda, otelin faaliyeti için gerekli unsurlar olduğunu ve bedellerinin belgelendiğini göstermesine rağmen bu belgelerin dikkate alınmaması, delillerin değerlendirilmesinde yanlışlık ve eksik inceleme anlamına geldiğini,mahkemece sadece hurda değeri esas alınarak karar verilmesinin hakkaniyete ve yerleşik içtihada aykırı olduğunu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2021/7253 E. sayılı kararında da; fatura değerlerinin tek başına yeterli olmayabileceği, ancak teslim belgeleri, defter kayıtları, teknik raporlarla desteklendiğinde delil niteliği taşıyacağının belirtildiğini,somut olayda fatura ve defter kayıtlarıyla birlikte 2009 yılına ait sermaye tespit raporunun da sunulduğunu, zarara konu ekipmanların değerinin fatura esas alınarak tespit edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece husumet itirazlarının ve delillerinin değerlendirilmediğini, davacının dava dışı iki şirket arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmelerine konu borç için yaptığı ödemeleri de müvekkili Bankadan talep edemeyeceği, davacının işbu davayı açmakta taraf sıfatı bulunmadığı, dava konusu mallarla ilgili hak sahibi olmadığı gibi bu malların hiçbir zaman sahibi olmadığı, davaya konu menkul malların, müvekkili Banka tarafından alacağın temlik yolu ile satın alındığının yazılı sözleşmeler, faturalar ve delillerle izah edildiğini,yangının 30.06.2010 tarihli borç tasfiyesi ve vefa hakkı sözleşmesinin imzalanmasından önce değil, otelin 2022 yılında üçüncü kişiye satışından sonra çıktığını,davaya konu edilen menkuller, dava dışı firmalar ... A.Ş. ve ... A.Ş. (Müflis ...” arasında 2008 yılında imzalanan finansal kiralama sözleşmelerine konu menkullerdir ki ,bu menkuller otelin üçüncü kişiye satışından ve yangından çok önce müvekkili Banka mülkiyetine geçtiğini,taraflar arasında pek çok dava olduğunu,davacının mahkemeyi yanıltmaya yönelik beyanları olduğunu,dava konusunun hatalı tespit edildiğini, mahkeme tarafından sanki menkul mallar davacıya aitmiş gibi otelin müvekkili banka tarafından üçüncü kişiye satışına menkul malların kattığı değere ilişkin hesaplama yapılacak şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılarak işbu istinafa konu kararın verildiğini,ancak davacının menkul mallarla hiçbir ilgisi ne zilyetliği ne mülkiyet hakkı ne de işbu davada da taraf sıfatı olmadığını,dava dışı müflis başka bir firmanın borcu için yaptığı ödemeleri de ancak müflis firmanın iflas masasından talep edebileceğini, işbu davanın açıldığı tarihte ve günümüzde de davacı (eski unvanı Gaziantep ... ... A.Ş.) ve müflis ... . A.Ş. olmak üzere iki ayrı firma bulunduğunu, Bankanın kredi müşterisi davacı değil, müflis ... firması olduğunu, davacı Gaziantep ... firması unvan değiştirerek ...unvanını almış, ... Turizm firmasının ise iflasına karar verildiğini (Gaziantep İcra Müdürlüğü ... İflas),finansal kiralama sözleşmelerinin borçlusu/finansal kiralama sözleşmelerine konu menkullerin zilyetinin müflis ... firması olduğunu,taşınmazın müvekkili banka tarafından satın alınmasının davacının leasing borçları ile bir ilgisi bulunmadığını,davacının, finansal kiralama sözleşmesine konu menkul mallarla ilgili ne zilyetlik ne de mülkiyet hakkına sahip olmadığını,davalı bankanın işbu davaya-finansal kiralamaya konu menkul malları ayrıca satın almak zorunda kaldığını, davacının yaptığı ödemelerden kaynaklanan bir alacağı varsa bunu iflas dosyasına yazdırması gerektiği, alacak talebinin muhatabının müvekkil Banka değil iflas masası olduğunu,davacının kendisine ait olmayan mallar üzerinde menfaat elde etmeye çalıştığını,davada zamanaşımının dolduğunu,ihtarnameler ile davacının olaydan haberdar olduğunun açık olduğunu,davacının mal iade davasından haberdar olmadığı iddiasının gerçek olmadığını,davacının otel üzerindeki vefa hakkı şerhi terkin edildiği halde taşınmazın tapu kaydında vefa hakkı şerhi devam ediyormuş gibi dava açıldığını,alınan bilirkişi raporlarının hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını ve davacı istinafının da reddini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava,borç tasfiyesi ve vefa hakkı sözleşmesi kapsamında devri kararlaştırılan taşınmaz ve unsurlarının dışında kaldığı ve davacı tarafça söz konusu otele kazandırıldığı ileri sürülen asansör, klima ve mefruşat gibi teknik donanımların bedellerinin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iadesine yönelik alacak talebine ilişkindir. Alınan 15.10.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;"Sonuç olarak; keşif günü yerinde yapılan inceleme sırasında yüce mahkemenin talimatında asansör klima ve menkullerin bankanın taşınmazın 3. Şahsa satış tarihinde satış bedeline katkısının % oranı üzerinden hesaplanması hususuna konu imalat ve malzemelerin yerinde olmaması sebebiyle ve dosya içeriğinde metraj, proje, kullanılan malzemelerin cinsi, markası vb. Değerlemeye esas unsurlar belli olmadığından söz konusu oranın hesaplanması teknik olarak mümkün değildir. Ancak; Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/632 Esas dosyasında Öz Sermaye tespitine esas bilirkişi raporunda belirlenen bedeller üzerinden bir oranlama yapılabilmektedir. Bilirkişi raporunda asansör klima ve menkullerin yukarıda inceleme kısmında verilen icmalde Makine ve Teknik Makina Aksamı ile Mobilya ve Mefruşat Aksamı içinde tespit edildiği görülmüştür. Bununla birlikte mahkemenin talimatında 3. Şahsa satış tarihinde satış bedeline katkısının 96 oranı istenmesine rağmen dosya üzerinde yapılan incelemede 3. Şahsa devir tarihine ait bir bilgiye rastlanmamıştır. Yukarıda açıklanan sebepler dikkate alındığında tarafımızca ancak Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/632 Esas dosyasındaki bilirkişi raporu ile tespit edilen bedeller arasındaki oranın 3. Şahsa devir tarihinde de geçerli olabileceği kanaati ile aşağıdaki hesaplama yapılabilmektedir. Yapılan dosya incelemesinde Klima santrali, ... soğutma grupları ve diğer menkul teçhizatlar "Makine ve Teknik Makine Aksamı” listesinde yer alıp, liste fiyatı içinde gösterilmiştir.Ek olarak keşifte tespiti yapılan jenerati fiyatları ve trafo grubu elektrik listesinde yer alıp, faturaile birlikte aşağıda listelenecektir. Makina ve Teknik Makina Aksamı : 1.469.952,00 TL... ... :195.723,00 TL... ... 1 164.589,00 TLTrafo ve Ekipmanı 1211.899,00 TL Mobilya ve Mefruşat Aksamı 15.709.140,80 TLToplam 17.751.303,80 TL'dir.... marka 8 kişilik toplam 3 adet, 10 kişilik toplam2 adet ve 13 kişilik toplam2 adet asansörlerin faturası ve fiyatı yer almadığı, listede karşılarına “Faturasız” ibaresi eklendiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla faturası ve fiyatı olmayan asansör grubu hesaba dahil edilmeyecektir.Buna göre; Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/632 Esas dosyasında Öz Sermaye tespitine esas bilirkişi raporunda tespit edilen bedeller üzerinden asansör klima ve menkullerin bankanın taşınmazın 3. Şahsa satış tarihinde satış bedeline olabilir katkısının % oranı; 7.751.303,80 TL / 61.015.056,80 TL=% 12,7 olarak " hesaplanmıştır.Daha sonra alınan 12/02/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle;"Yapılan tüm değerlendirmeler ve hesaplamalar ışığında, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile keşif icrası da hep birlikte değerlendirildiğinde ve bu değerlendirmede de bunların alınma tarihindeki fatura bedellerine göre değil alındıktan sonra aradan geçen süre içinde kullanılmaktan kaynaklı olan değer düşüklükleri de nazara alınıp tapulu taşınmazın 3.şahıslara satış tarihinde satış bedeline katkısının hesaplaması istendiğinden, hesaplama aşağıdaki şekilde;Taşınmaz Değeri Toplam — 245.624.800,00 TLMenkul Mal Hurda Değeri : 412.500,00 TLMenkullerin bankanın taşınmazın 3. Şahsa satış tarihinde ( 2022 )satış bedeline olabilirkatkısının % oranı; 412.500,00 TL /245.624.800,00 TL= 0,001679=0,1679 " olarak belirlenmiştir.Bu doğrultuda,ek rapor kapsamında davaya konu cihazların alınma tarihindeki fatura bedellerine göre değil alındıktan sonra aradan geçen süre içinde kullanılmaktan kaynaklı olan değer düşüklükleri de nazara alınıp tapulu taşınmazın 3.şahıslara satış tarihinde satış bedeline katkısının hesaplaması durumunda hurda bedellerinin 412,500,00 TL olarak hesaplandığı,mahkemece de bu ek raporun hükme dayanak kabul edildiği görülmüştür. Dava konusu klima vs malların söz konusu otelin borca istinaden davalı bankaya devredilmesi ve banka tarafından da başkasına satılması karşısında ,belirtilen ve talep konusu klima vs malların kullanılma sürelerindeki değer düşüklüğü hesaba katılarak taşınmaz satış tarihindeki hurda değerinin 412.500,00 TL olarak belirlenmesiyle ,hurda bedelin esas alınmasında aykırılık görülmemiştir. Davalı banka söz konusu klima vs malların otel ile birlikte satılması sonrası aradaki anlaşma hükümlerine göre sebepsiz zenginleşmiştir.Davalının husumet itirazı yerinde olmadığı gibi, zamanaşımı da dolmamıştır. Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacı ve davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) Davalıdan alınması gereken 28.177,87 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 7.044,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.133,40 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/04/2026