Başvurucu hakkında verilen idari yaptırım kararına karşı Sulh Ceza Mahkemesine yaptığı başvurunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu hakkında verilen idari yaptırım kararına karşı Sulh Ceza Mahkemesine yaptığı başvurunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 24/1/2013 tarihinde Diyarbakır Sulh Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 22/4/2013 tarihinde yapılan toplantıda, Anayasa’nın maddesinde düzenlenen “hak arama hürriyeti” kapsamındaki “yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkı” dikkate alındığında başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmadığından bahisle başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmiştir. İkinci Bölümün 30/7/2013 tarih ve 2013/1718 sayılı yazısı ile başvuru görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 26/8/2013 tarih ve 79723 sayılı görüş yazısı 20/9/2013 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiş olup, başvurucu vekili Bakanlık görüşüne karşı beyanlarını süresi içerisinde sunmuştur. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 14/8/2012 tarih ve Kab.2012/1423, K.2012/2907 sayılı kararıyla, döviz alım ve döviz satım belgesi düzenlemek zorunluluğuna uymadığı gerekçesiyle 000 TL idari para cezası ile cezalandırılmıştır. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının anılan kararı 8/10/2012 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karara karşı Mersin Sulh Ceza Mahkemesine başvuruda bulunabileceği belirtildiğinden, başvurucu Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla 17/10/2012 havale tarihli dilekçe ile kararın kaldırılması için Mersin Sulh Ceza Mahkemesine başvurmuştur. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Muhabere Bürosu başvurucunun, idari yaptırım kararına karşı başvuru dilekçesini Mersin Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine sunulmak üzere Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı Kabahatler Bürosuna göndermiştir. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı Kabahatler Bürosu, 7/11/2012 tarih ve 2012/1423 sayılı üst yazı ile başvuru dilekçesini Mersin Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine sunmuştur. Mersin Sulh Ceza Mahkemesinin 15/11/2012 tarih ve 2012/1995 Değişik İş sayılı tensip zaptında, 30/3/2005 tarih ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi gereğince başvurunun usulden kabulüne, ilgili kabahat dosyasının Cumhuriyet Başsavcılığı Kabahatler Bürosundan istenmesine karar verilmiştir. Mersin Sulh Ceza Mahkemesi 10/12/2012 tarih ve 2012/1995 Değişik İş sayılı kararıyla, süresinde yapılmadığı gerekçesiyle idari yaptırım kararına karşı başvuruyu kesin olarak reddetmiştir. Bu karar başvurucuya 25/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 24/1/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 5326 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.(2) Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak, mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.(3) Başvuru, bizzat kanunî temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. Başvuru dilekçesi, iki nüsha olarak verilir.(4) Başvuru dilekçesinde, idarî yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir.…” 5326 sayılı Kanun’un “Başvurunun incelenmesi” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Başvuru üzerine mahkemece yapılan ön inceleme sonucunda;a) Yetkili olmadığının anlaşılması halinde dosyanın yetkili sulh ceza mahkemesine gönderilmesine,b) Başvurunun süresi içinde yapılmadığının, başvuru konusu idarî yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının veya başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması halinde, bu nedenlerle başvurunun reddine,c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan nedenlerin bulunmaması halinde başvurunun usulden kabulüne,Karar verilir.…(10) Üçbin Türk Lirası dahil idarî para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir.” 22/2/1930 tarih ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un 24/12/2008 tarih ve 5827 sayılı Kanun ile değişik maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Bakanlar Kurulunun bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır.”