13. Hukuk Dairesi 2013/27921 E. , 2014/39851 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi TARİHİ : 28/03/2013 NUMARASI : 2012/125-2013/269 Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı; davalı bankadan 2008 yılı Ağustos ayında Japon Yeni tür…
**13. Hukuk Dairesi 2013/27921 E. , 2014/39851 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi TARİHİ : 28/03/2013 NUMARASI : 2012/125-2013/269 Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı; davalı bankadan 2008 yılı Ağustos ayında Japon Yeni türünden tahsis edilen konut kredisi kullandığını, 25/09/2008 ile 25/08/2017 tarihleri arasında 108 aylık vadeyle 12.094.000 JPY geri ödemeyi yüklendiğini ileri sürerek, sözleşmenin yeni şartlara uyarlanarak dava tarihi itibari ile kredi borcunun geri ödemesinin Japon Yeni cinsinden Türk Lirasına ve JPY'nin Türk Lirası karşılığının sabitlenerek 1.0801 TL’ye çevrilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Davanın kısmen kabulü ile davacının dava tarihinden itibaren borcunun 188.148,25 TL olduğunun tespiti ile, ödemelerin sabit taksitli kredi şeklinde aylık 2.766,89 TL (68 aylık) olarak davalı bankaya ödenmesine, Buna göre davacıdan fazla alınan paranın toplam borç ve taksitlerden mahsubuna karar verilmiş, hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir. 1-Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık ( Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda ) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan Şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta bu zıtlık ( Clausula Rebüs Sic Stantibus -beklenmeyen hal şartı- sözleşmenin değişen şartlara uydurulması) ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır. İşte bu bağlamda hakim, somut olayın verilerine göre alacaklı yararına borçlunun edimini yükseltmeye veya borçlu yaranına onun tamamen veya kısmen edim yükümlülüğünden kurtulmasına karar verilebilir ve müdahale ederek sözleşmeyi değişen koşullara uyarlar. Bununla birlikte her talep vukuunda sözleşmeyi değişen hal ve şartlara uydurmak mümkün değildir. Aksi halde özel hukuk sistemimizde geçerli olan "irade özgürlüğü" "sözleşme serbestisi" ve "sözleşmeye bağlılık" ilkelerinden sapma tehlikesi ortaya çıkar. Sözleşmeye müdahale müessesesi istisnai, tali ( ikinci derecede ) yardımcı nitelikte olup, ancak uyarlama kurumun şartlarının mevcudiyeti halinde anılan kurumun uygulanması gündeme gelebilecektir.