11. Hukuk Dairesi 2021/3183 E. , 2021/5146 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 14.01.2021 tarih ve 2019/434-2021/31 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 15.06.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Yunus Emre Kızılaslan ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunl
**11. Hukuk Dairesi 2021/3183 E. , 2021/5146 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 14.01.2021 tarih ve 2019/434-2021/31 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 15.06.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Yunus Emre Kızılaslan ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının, 16.05.2014 tarihinde KKTC merkezli NCC Trading Ltd. ile yaptığı satım akdi uyarınca 3 adet tıbbi cihaz seti ithal ettiğini, gönderilen malların satıcı tarafından İzmir'de teslim edilmek üzere CIF gönderildiği, malzemenin 20.05.2014 tarihinde davalı şirket tarafından İzmir'e sevk edilmek üzere Ercan Havalimanı'nda teslim alındığını, 3 adet koliden 1 tanesinin İzmir'e ulaşmadığını, 2 adet kolinin ihtirazı kayıt ile davalıdan teslim alındığını, kayıp olan 3. kolinin halen teslim edilmediğini, konşimento belgesi ekinde bulunan ticari faturalarda belirtildiği üzere kayıp kolide bulunan cihaz setinin değerinin 212.000. USD olduğunu, gönderilen ihtarnamelere cevap verilmediğini, ancak 14.08.2014 tarihinde davalı şirketin İzmir ofisi yetkilisinin kargonun bulunamadığını mail yolu ile bildirdiğini, KKTC'nin hava yolu taşımacılığına ilişkin sözleşmelere taraf olmadığını, bu sebeple uyuşmazlığın Türk Hukuku'na göre çözümlenmesi gerektiğini, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Yasası gereğince malın eksik teslim edilmesinin ziyaa uğradığı anlamına geleceğini, davalı taşıyıcının sorumluluğunun ağırlaştırılmış özen borcuna dayalı bir sorumluluk olduğunu, davalının üzerine düşen özeni göstermediği ve basiretli bir tacir gibi davranmadığını, değerini bildiği kargoyu kayıp etmesi nedeni ile Sivil Havacılık Yasası gereğince sınırsız sorumlu olduğunu ileri sürerek, 212.000.- USD tazminatın 20.05.2012 tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ihtilaf konusu taşımanın uluslararası bir taşıma niteliğinde olduğundan dava konusu olaya 28.05.1999 tarihli ve Türkiye açısından 26.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren "Havayolu İle Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme (Montreal Konvensiyonu)" hükümlerinin uygulanacağını, sözleşmenin 22/3 maddesi gereğince davalının sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının sınırlı sorumluluk limitleri içinde kalmak kaydıyla ancak ispat ettiği ölçüdeki gerçek zararını talep edebileceğini, ancak karar tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımanın uluslararası nitelikte olmadığı, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanunun 126. maddesi hükmü göz önüne alındığında davalı tarafın kendisine 3 koli halinde teslim edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı taşıyıcının veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği ve davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu olduğu, her ne kadar dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde gümrük için değer beyanına ilişkin “Dedared Valua for Custom” hanesinde NVC - “No Customs Value” yani “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” taşıma değer beyanına ilişkin “Declared Value for Carriage” hanesinde de NVD “No Value Declared” yani “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtları doğrultusunda taşınan malzeme için değer belirtilmemiş ise de, davacı tarafça K.K.T.C.'den ithal edilen 3 ünite tıbbi cihazın toplam bedelinin 636.000.- USD ve taşınan her bir kolinin faturada belirtilen bedelinin 212.000.- USD olduğu, davalı tarafça 2920 sayılı Yasa'nın 123. maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulacak delil ileri sürülmediği, 121. madde kapsamında teslim edilmeyen dava konusu bir adet koli bedeli olan 212.000.- USD'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 212.000.- USD'nin 29.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, faizin başlangıç tarihi ile ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, hava yolu kargo taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Dairemizin 09.02.2017 tarih ve 2016/1241 Esas- 2017/711 Karar sayılı ilamında davalı vekilinin, dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” ve “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtlarının yer aldığını, bu durumda davacının herhangi bir değer bildiriminde bulunamadığının ileri sürdüğü, ancak bu hususun ekli hava senedinden anlaşılamadığı, bu suretle, dava konusu taşımaya ilişkin hava senedinin asıl veya bildirilen şerh kısımlarının bulunduğu okunaklı suretinin ibrazı sağlanarak hava senedinde taşımaya ilişkin bir değer bildiriminde bulunulup bulunulmadığının tespit edilmesi, ek ücret alınıp alınmadığının araştırılarak Konvansiyonun 22/2-a maddesinde yer alan taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu kaldıran bir halin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, buna rağmen açıklanan araştırma ve inceleme yapılmadan mahkemece hava senedinin ekinde fatura bulunmasının özel değer bildirimini gösterdiği sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece bu kez, kararının delillerin değerlendirilmesi bölümünde “davalı tarafın kendisine 3 koli halinde teslim edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı taşıyıcının veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” kabul edilerek davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu olduğu sonucuna varılmıştır. Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve mahkemenin “kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı taşıyıcının veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” yönündeki gerekçesinin davacı tarafından temyiz edilmemesi, taşınan emtia için değer belirtilmediğinin mahkemenin kabulünde olması hususları gözetildiğinde dosya kapsamına göre davalının eylemlerinin pervasızca hareket ve ağır ihmal olarak kabulüne imkan bulunmadığından davalının sınırlı sorumluluktan yararlanması gerektiği gözetilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir (11. HD. T. 26.01.1999, E. 1998/5499, K. 1999/136). SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.