16. Ceza Dairesi 2020/5838 E. , 2020/6821 K. "" Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarih ve 2019/440 - 2020/16 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : Sanığın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1,TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın…
**16. Ceza Dairesi 2020/5838 E. , 2020/6821 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarih ve 2019/440 - 2020/16 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : Sanığın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1,TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Dairemizin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas-2019/6842 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, “her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı” , Hususunda herhangi bir kuşku bulunmamaktadır. Dosya incelendiğinde; Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ankesörlü/kontörlü telefonlar aracılığı ile aranan askeri personele yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, temin edilen HTS kayıtları üzerinde (üçüncü kişilere ait veriler ayıklanarak) yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen HTS Analiz ve İnceleme raporuna göre; olay tarihi itibariyle Kuleli Askeri Lisesi’nde üsteğmen olarak görev yapan sanık ...’in üzerine kayıtlı olan ve aşamalarda kullandığını ikrar ettiği *** *** **** numaralı telefon hattının, Lüleburgaz ve Hakkari’de görev yaptığı dönemde, sabit hat /ankesörlü telefonlardan 2012 ile 2014 yıllarında birçok kez arandığının tespit edildiği, bu aramaların bir çoğunun yine kendisi gibi asker olan şahıslarla ardışık arama şeklinde olduğunun görüldüğü, yine dosya içerisine gelen belgeden sanığın, Kuleli Askeri Lisesi’nde görev yaptığı dönemde de 2015 yılında arandığının belirlendiği, bu aramaların bazılarının yine kendisi gibi asker olan şahıslarla ardışık arama şeklinde olduğunun görüldüğü, Anlaşılmıştır. Sanık, aşamalarda alınan savunmalarında, söz konusu aramalara ilişkin makul bir açıklama getirememiştir. Tüm bu açıklamalar karşısında dosya kapsamında somut olay irdelendiğinde;