11. Hukuk Dairesi 2009/7275 E. , 2011/330 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2009 tarih ve 2005/13-2009/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisin…
**11. Hukuk Dairesi 2009/7275 E. , 2011/330 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2009 tarih ve 2005/13-2009/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı karşı davalı vekili, müvekkilinin “Ottima” markasını 20.11.1998 tarihinde tescil ettirdiğini, davalı şirketin ise “Ottimo+şekil” markasını ilk olarak 17.12.2002 tarihinde, daha sonra da aynı markayı 27.07.2004 tarihinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin tescil tarihinin daha önce olduğunu, müvekkilinin markasını tanınmış marka haline getirdiğini, davalıya ait markanın müvekkiline ait markaya ayırt edilemeyecek kadar benzediğini ileri sürerek davalıya ait her iki markanın tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 1.000 TL manevi, 3.000 TL maddi tazminatın tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı karşı davacı vekili, davacının markası ile müvekkiline ait marka arasında fonetik ve anlam bakımından bir alaka bulunmadığını, davacının markanın tescilinden itibaren 3 aylık sürede itiraz etmediğinden hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkilinin kullandığı markanın davacının markasının tescilinden önce 1995 yılından itibaren kullanıldığını ve tanındığını, davacının faaliyet alanının konfeksiyon ürünleri, müvekkilinin faaliyet alanının ise deri ürünleri olduğunu, bu nedenle iltibasın söz konusu olmadığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise davacı karşı davalının markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, 5.000 TL maddi, 5.000 TL prestij kaybı tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.