Hukuk Genel Kurulu 2014/214 E. , 2015/1775 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/11/2013 NUMARASI : 2013/346-2013/555 Taraflar arasındaki "manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 10.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.10.2011 gün ve 2010/582 E 2011/338 K. sayılı kararın incelenmesi, davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 12.02.2013 gün ve 2012/1183 E. 2013/2154 K. …
**Hukuk Genel Kurulu 2014/214 E. , 2015/1775 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/11/2013 NUMARASI : 2013/346-2013/555 Taraflar arasındaki "manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 10.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.10.2011 gün ve 2010/582 E 2011/338 K. sayılı kararın incelenmesi, davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 12.02.2013 gün ve 2012/1183 E. 2013/2154 K. sayılı ilamı ile; (…Dava, kişilik hakkına saldırı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir. Davacı, iktidar partisi milletvekili olduğunu, üyesi bulunduğu partinin Anayasa değişikliği önerisini meclise sunduğunu, teklifin yasalaşma sürecinde ve sonraki "halk oylaması" aşamasında halkı "evet" oyu kullanmaya davet eden çalışmalar yaptığını, halk oylamasında evet oyunun daha fazla çıkması nedeniyle Anayasa değişikliği yapılması sonrasında, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı olan davalının 18/09/2010 tarihinde Hatay'da düzenlenen "Türkiye Nereye Gidiyor" konulu panelde ve buradaki konuşmalarının yinelendiği ve tartışıldığı 20/09/2010 tarihli Habertürk Televizyonu'nda yayınlanan "Söz Sende" programındaki sözlerle, kendisi gibi "evet" oyu kullanan kesimi gaflet, delalet, hıyanet ve cahillikle itham ettiğini ve böylelikle kişilik hakkına saldırıldığını belirterek manevi tazminat istemiştir. Davalı taraf, sözlerin davacıya yönelik olmadığını, genel ifade açıklaması niteliğinde olan sözler nedeniyle "evet" oyu kullanıp kullanmadığını bilemeyeceği davacıya yönelik açıklamada bulunulmadığını, sözlerin tahkir amaçlı olmayıp, bilinçli olarak oy verenler dışında kalan kimselere yönelik olarak kullanıldığını, oyunu bilinçsiz olarak kullananların hatasının vurgulandığını, ortalama bir kişinin sözlerin muhatabının davacı olduğunu anlayamayacağını, sözlerin eleştiri sınırında kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Yerel mahkeme, sözlerde davacının ismi geçmediği, sözlerin davacıya yönelik olduğu anlaşılamadığı ve davacıya yönelik bir ifade de bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.