11. Hukuk Dairesi 2021/5632 E. , 2022/7180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.03.2019 tarih ve 2019/15 E. - 2019/240 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tut
**11. Hukuk Dairesi 2021/5632 E. , 2022/7180 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.03.2019 tarih ve 2019/15 E. - 2019/240 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin 255.650 payla hakim ortağı olduğunu, 2005 yılına ait olağan genel kurulun 14/07/2006 tarihinde çağrısız yapıldığı, hazirun cetvelindeki imzanın davacıya ait olmadığı, genel kurul öncesi 100.000 payın ...’a 150.000 payın ...’a devredilmiş gibi gösterildiği, bu genel kurulda yönetim kuruluna seçilen kişilerin 15/07/2006 tarih 47 numaralı karar ile dava dışı ...’a şirketi münferiden temsil yetkisi verdiği, genel kurul tutanağının Uşak 1. Noterliği'nin 17/07/2006 tarih 6199 yevmiye, yönetim kurul kararının ise 6200 yevmiye numara ile tasdik edildiği, tutanak ve kararın Ticaret Sicil Memurluğunda tescil ettirilmediği, Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmadığı, çağrısız genel kurul hazirun cetvelindeki davacının imzasının taklit edilmek suretiyle atıldığı, alınan kararların yoklukla malul olduğu, davanın hak düşürücü süreye tabi olmadığı, bu genel kurulda yönetim kuruluna seçilen kişilerce alınan yönetim kurulu kararının da yoklukla malül olduğu iddiasıyla, 14/07/2006 tarihli olağan genel kurulda alınan kararların ve bu genel kurul kararına dayanılarak 15/07/2006 tarih ve 47 numaralı yönetim kurulu kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti, verilen kararların Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı def’inde ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, toplantı yapıldığı gün davacının orada olduğu, toplantı başlaması aşamasında rahatsızlık geçirerek hastaneye gittiği, kendi rızası ve oluru ile görevli sekretere kendisi yerine imza atmasını istediği, 13/12/2007 tarihli yazıya göre davacının daha önceden durumu öğrenmiş kabul edilmesi gerektiği, davacının bir kısım hisselerini devir ettiği, devirden sonra genel kurula katıldığını ve kalan hisselerini de o toplantıda devir ettiği, sonraki genel kurullara davacının bizzat katıldığı, bu durumun hissesinin ne kadar olduğunu zaten bildiğini gösterdiği, genel kurul kararlarının Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmasının zorunlu olmadığı, yönetim kurulu kararlarının ise yayınlandığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Uşak Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün kayıtlarında şirketin halen faal olduğu, ...'in 18.10.2005-01.12.2007 tarihleri arasında 5650 paya karşılık ortaklığı bulunduğu, davalı şirketin dava tarihi itibariyle ortaklık yapısını gösterir belgelerinde şirketin 2013 yılı ve bir öncesi ve bir sonrası yıllarda ...'in ortaklığının bulunmadığının anlaşıldığı, davacının dava tarihinde şirket ortağı olmadığı, buna bağlı olarak davanın bidayetinde ve dava sırasında genel kurul kararının yokluğunu talep etmekte hukuksal yararı ve buna bağlı olarak aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, Genel Kurul ve Yönetim Kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirket ortağı olduğunu, hisseleri devretmediğini, duruşmada ise Ticaret Sicilinden gelen belgeleri inceleyeceğini, sahte imza varsa dava açacağını bildirmiştir. Davacıya dosya içine gelen belgeleri inceleme olanağı tanınmadan dava aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, gerekçesiyle reddilmiştir. Önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere, davacının bu davayı açabilmesi için hukuksal yararının bulunması gerekir. Bu hukuksal yarar ise davacının şirket ortağı olup olmadığının saptanmasıyla ortaya çıkar. Bu durum karşısında davacının, dava tarihinde ve davanın devamı süresince şirket ortağı olup olmadığı önem arz eder. Bu bağlamda davacının hisse devirlerine ait belgelerdeki imzaları kabul etmemesi durumunda belge aslı getirtilerek imzanın davacıya ait olup olmadığının alınacak bilirkişi raporu ile belirlenmesi, bu belirleme sonucunda hisse devirlerindeki imzaların davacıya ait olduğunun saptanması durumunda davanın aktif husumetten reddine, imzaların davacıya ait olmadığının anlaşılması durumunda ise, davacıya ait hisselerin intikal ettiği kişiler belirlenip bu kişilere karşı ortaklığın tespiti hususunda dava açması için süre verilmesi, davanın açılması halinde açılacak davanın bu dosya ile birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı verilen karar doğru görülmemiştir. 2- Kabule göre de, yok hükmünde olduğunun tespiti istenilen 15.07.2006 tarih ve 47 numaralı yönetim kurulu kararlarının getirilmeksizin hüküm kurulması da yerinde olmamış, karar bu yönden de eksik incelemeye dayalı olduğundan doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.