19. Ceza Dairesi 2015/12759 E. , 2018/7563 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Mahkemece düzeltme ve cevap başvurusuna dair dosyanın celbiyle duruşma tutanağına da yansıyan şekilde incelendiği, sanığın adı…
**19. Ceza Dairesi 2015/12759 E. , 2018/7563 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Mahkemece düzeltme ve cevap başvurusuna dair dosyanın celbiyle duruşma tutanağına da yansıyan şekilde incelendiği, sanığın adı geçen yerel süreli yayının sorumlu yazı işleri müdürüyle birlikte imtiyaz sahibi olarak bir diğer çalışanı olduğu ve gazetenin başkaca bir çalışanı olmadığının künyesinden anlaşıldığı, kesinleşen düzeltme ve cevap metninin ilgili gazetenin adresine sorumlu yazı işleri müdürü adına tebliğe çıkartıldığı, sorumlu müdürün işten ayrılmış olması ve adreste bulunmaması nedeniyle gazetenin sahibi ve imtiyaz sahibi yetkilisi olan sanığın mahkeme kararını 11.05.2012 günü usulüne uygun şekilde tebliğ aldığı görülmekle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 5187 sayılı Kanun'un "Düzeltme ve cevap" başlıklı 14. maddesi; " Süreli yayınlarda kişilerin şeref ve haysiyetini ihlâl edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması halinde, bundan zarar gören kişinin yayım tarihinden itibaren iki ay içinde göndereceği suç unsuru içermeyen, üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan düzeltme ve cevap yazısını; sorumlu müdür hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, günlük süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde, diğer süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren üç günden sonraki ilk nüshada, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır... ...Düzeltme ve cevabın birinci fıkrada belirlenen süreler içinde yayımlanmaması halinde yayım için tanınan sürenin bitiminden itibaren, birinci fıkra hükümlerine aykırı şekilde yayımlanması halinde ise yayım tarihinden itibaren onbeş gün içinde cevap ve düzeltme talep eden kişi, bulunduğu yer sulh ceza hâkiminden yayımın yapılmasına veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hâkimi bu istemi üç gün içerisinde, duruşma yapmaksızın, karara bağlar..." "Düzeltme ve cevabın yayımlanmaması" başlıklı 18. maddesi; " Düzeltme ve cevabın yayımlanmasına ilişkin kesinleşmiş hâkim kararlarına uymayan sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili onmilyar liradan yüzellimilyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Ağır para cezası, bölgesel süreli yayınlarda yirmimilyar liradan, yaygın süreli yayınlarda ellimilyar liradan az olamaz... ...Düzeltme ve cevap yazısının yayımlanmaması veya 14 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen şartlara uyulmaksızın yayımlanması hallerinde hâkim ayrıca, masraflar yayın sahibi tarafından karşılanmak üzere, bu yazının tirajı yüzbinin üzerinde olan iki gazetede ilân şeklinde yayımlanmasına da karar verir." Hükümlerini amirdir. Düzeltmeye konu haberin, haftalık yerel gazete olduğu ancak daha uzun aralıklarla yayımlandığı anlaşılan "Dost" gazetesinin 63 numaralı sayısı olan 15 Mart 2012 tarihli nüshasının 1. Sayfasında "Bu ne rezalet, esnafın parası deniz mi?" başlığı altında yapıldığı görülmektedir. Başvuranın şeref ve haysiyetini ihlal edici nitelikte yayın yapıldığı gerekçesiyle,... 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.05.2012 tarihli, 2012/605 D.İş. Sayılı "düzeltme ve cevap talebinin kabulüyle, tekzip metninin aynı sayfa ve aynı puntolarla yayımlanmasına" karar verildiği ve düzeltme ve cevap metninin gazetenin 64 numaralı (bir sonraki) sayısının 16. Sayfasında usulüne uygun şekilde yayımlanmadığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulduğu, sonuç itibariyle temyize konu kamu davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yazılı mevzuat ve 5187 sayılı Kanun'daki bildirim usulü çerçevesinde; başvuranın hakkında şeref ve haysiyetini ihlal eden bir yazı karşısında düzeltme ve cevap metni yayımlanmasını talep etmesi için adı geçen gazeteye, ilgili haberi takip eden iki ay içinde öncelikle suç unsuru içermeyen bir tekzip metnini yayımlaması için başvurması zorunluluğu vardır. Somut uyuşmazlıkta başvuranın, hakkında 15.03.2012 tarihli 63. Sayıda yayımlanan haber nedeniyle 02.05.2012 günü Sulh Ceza Mahkemesine başvurduğu,... 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.05.2012 tarihli, 2012/605 D.İş sayılı kararıyla, başvuranın 16.04.2012 tarihinde düzeltme ve cevap metni yayımlanmasını talep etmesine rağmen, yazının 3 gün içinde yayımlanmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle "tekzip metninin ilgili gazetenin çıkacak ilk nüshasında aynı sayfa, aynı punto ve aynı büyüklükte yayımlanmasına" karar verildiği görülmektedir. Suça konu düzeltme ve cevap metninin yayımlanacağı süreli yayın yerel ve uzun süreli bir yayındır. Düzeltme ve cevap talebinin kabul edilebilmesi için usulüne uygun yapılan bildirimin adı geçen süreli yayının bir sonraki nüshasında yerine getirilmemesi şarttır. Ancak mahkemece, başvuranın bildiriminin tebliğini izleyen (3) günlük sürede yerinde getirilmediğinden bahisle talep kabul edilmiştir. Ancak mahkemece, gazetenin 63. Sayısı olan 15.03.2012 tarihinde yayımlanan haberden dolayı tekzip talep edenin düzeltme talebinin, gazetenin 64. Sayısı olan 06.07.2012 tarihinde yayımlanan yazıda yerine getirilip getirilmeyeceği beklenmeksizin, 5187 sayılı Kanun'da aranan şartlar gerçekleşmişcesine yeterli inceleme yapılmaksızın verilen "düzeltme ve cevap metni talebinin kabulü" kararı usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle temyize konu olan ve sanığın kesinleşmiş mahkeme kararını yerine getirmemesinden sorumlu tutulduğu kamu davasına bakan mahkemece, sanık hakkında usul ve Kanuna aykırı verilen... 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/605 D.İş. Sayılı kararına karşı 5271 sayılı CMK'nın 309 v.d. maddeleri gereği "Kanun Yararına Bozma" yoluna gidilmesi ile başvurunun bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, unsurları oluştuğundan bahisle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine 21/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.