9. Hukuk Dairesi 2024/12473 E. , 2025/81 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1913 E., 2024/2331 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/333 E., 2023/5 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlen
**9. Hukuk Dairesi 2024/12473 E. , 2025/81 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1913 E., 2024/2331 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/333 E., 2023/5 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 27.03.2014 tarihinde memur olarak işe başladığını 2016 yılı Haziran ayında uzman olarak çalışmaya devam etiğini, iş sözleşmesinin haksız olarak davalı Kurum tarafından 11.01.2021 tarihinde feshedildiğini, davacı ile davalı Kurum arasında çalışma devam ederken 11.08.2018 tarihinde belirli süreli iş sözleşmesi yapıldığını bu sözleşmede hakların kısıtlandığını net ücretin bölünerek ve ayrıştırılarak farklı kalemlere dağıtıldığını, baskı ile imzalatılan son sözleşmenin geçerli olmadığını, belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için objektif koşulların bulunmadığını, sözleşmede belirlenen ücretin gerçek çıplak ücreti olduğunu, davacının davalı Kurumun kapsam dışı personeli olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı Kurumun davacı ile yaptığı ihtiyari arabuluculuk anlaşmasında kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesinin taraflar arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi olduğunu gösterdiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ilave tediye, akdi ikramiye, makam ve sorumluluk tazminatı, meslek tazminatı, sosyal yardım, kıdem teşvik primi, fark ücret, iaşe bedeli, rızai devir ve bütçe denkleştirme primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının .... Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) projesi kapsamında belirli süreli iş sözleşmeleri ile istihdam edildiğini, kuruluşun kendi personeli ile aynı haklara sahip olmadığını, proje kapsamında Kurumun görevlerini yapmak üzere belirli süreli iş sözleşmeleri ile Bakanlar Kurulu Kararı ile ilgili Yönetmelik hükümleri ile Bakanlık tarafından belirlendiğini, davacının kapsam içi veya kapsam dışı personel olmadığını, davacı ile yapılan sözleşmelerin 6.2 maddesinde bunun açıkça belirtildiğini, davacının ... (BOTAŞ) personelinin hak ve alacaklarını talep etmeyeceğini kabul ettiğini, davalı Kurumda kapsam dışı personel alımının nasıl yapılacağının ayrıca düzenlediğini, davacının bu prosedüre göre istihdam edilmediğini, kapsam dışı personelin ücretlerinin Yüksek Planlama Kurulu Kararları çerçevesinde belirlenen tavanı geçmemek üzere mevzuat esaslarına göre Yönetim Kurulunca belirlendiğini, buna göre 2014 yılında 9.124,00 TL 2016 yılında 10.524,00 TL'yi aşmamak üzere ücretin belirlenmesi gerektiğini ancak davacının bu miktarın çok üzerinde ücret aldığını, davacının istihdam edildiği TANAP Sistemi Arazi Edinimi ve Kamulaştırma Hizmetlerinin süresinin 60 ay olarak belirlendiğini, bu süre için davacı ile belirli süreli sözleşmeler yapıldığını, bu durum da sözleşmede belirtilerek davacının bilgisi dâhilinde olduğunu, talep edilen alacak kalemlerinin zaten davacıya ödendiğini, maddi bir kaybı olmadığını, yapılan ödemelerin kapsam dışı personel olarak değil sözleşmede belirlendiği için ödendiğini, davacının sicil dosyasının tetkikinde alacağı olmadığının açık olduğunu, davacının kapsam dışı personel olmaması nedeni ile ücret zammından yararlanamayacağını, davacının kapsam dışı personel gibi ücrete hak kazanması hâlinde de brüt aylık ücretinin tavan ücretini geçemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, BOTAŞ bünyesinde geçici olarak kurulan TANAP Direktörlüğü bünyesinde çalıştığı, BOTAŞ'ın Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'nin 5. maddesinde işe alınacak personelin seçiminde kamu kurum ve kuruluşlarının daimi kadrolarına ilk defa işçi olarak alınacaklar hakkında uygulanacak sınav yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği, Yönetmelikte işe alınacak personelin KPSS'den geçerli not alması ve Türkiye İşkurumu'nun aracı kılınacağı gibi düzenlemelerin olduğu, davacının bu prosedür yerine getirilmeksizin sınavsız olarak bireysel iş sözleşmesi ile çalıştırılmaya başlandığı belirlenmekle, davacının açıklanan prosedürler tamamlanmadan göreve başlaması karşısında mevzuat ile şart koşulan kriterleri tamamlayarak işe başlatılan kapsam dışı personel ile eşit haklara sahip olarak kabul edilemeyeceği, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olmadığı, işverenin eşit davranma borcunun eşit durumda bulunan personele karşı söz konusu olduğu, somut olayda ise davacı ile kapsam dışı personel arasında statü farkı bulunduğu, aynı statüde yer almadıkları, açıklanan sebeplerle davacının BOTAŞ Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'nde, kapsam dışı personel için düzenlenen ücretin eki olan hakları talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ile vakıa değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. 2018 yılında yapılan sözleşme ile davacının net olarak ödenen ücretinin bölünerek düşürüldüğünü, 2. Davacıya Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'nin uygulanması gerektiğini, 3. Davacının ilave tediye ücretine hak kazandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının BOTAŞ Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'ne tâbi olup olmadığı ve ücretin düşürülüp düşürülmediği ile ilave tediye alacağına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemizin 10.06.2024 tarihli 2024/5707 Esas, 2024/9489 Karar ve 03.07.2024 tarihli 2024/1610 Esas, 2024/10460 Karar sayılı ilâmlarında BOTAŞ bünyesinde kurulan TANAP Kamulaştırma Direktörlüğünde projeye bağlı olarak çalışan işçilerin BOTAŞ personeli olmakla birlikte kapsam içi veya kapsam dışı olmadıkları, Bununla birlikte BOTAŞ'ın 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun (6772 sayılı Kanun) kapsamında bir kamu kuruluşu olup BOTAŞ bünyesinde kurulan TANAP Kamulaştırma Direktörlüğünde istihdam edilen işçilerin de 6772 sayılı Kanun'da öngörülen ilave tediyeye hak kazandığının kabulünün gerektiği ifade edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacıya ilave tediye ödemelerinin 2018 yılının Haziran ayında yapılmaya başlandığı görülmüş olup 2018 yılı Haziran ayı öncesi için de davacının ilave tediyeye hak kazandığı kabul edilerek yeniden değerlendirme yapılması için hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesindeki düzenleme nedeniyle davası reddedilen davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunun Yargıtay tarafından incelenebilmesi için ret miktarının karar tarihi de dikkate alındığında 378.290,00 TL'nin altında olmaması şarttır. Somut olay bakımından dava ve ıslah dilekçesi ile dava konusu edilen ve reddedilen toplam miktar ise 363.577,68 TL olup bu tutarın karar tarihi itibarıyla temyiz sınırının altında olduğuna kuşku bulunmamaktadır. Her ne kadar kısmi davada temyiz sınırı, alacağın dava edilen kısmına göre değil tamamına göre belirlenirse de somut olay bakımından bu hükümden yola çıkarak kararın miktar itibarıyla temyizi kabil kararlardan olduğu sonucuna ulaşmak mümkün değildir. Şöyle ki; davada on bir farklı alacak kalemi talep edilmiş ve bilirkişi hak edilmesi durumunda davacının talep edebileceği toplam alacağı 458.016,07 TL olarak hesap etmiştir. Davacı vekili ise ıslahını yaparken her alacak kalemi için ıslah tarihine kadar zamanaşımına uğrayan kısımları dışlayarak zamanaşımına uğramadığını tespit ettiği kısmı gözeterek ıslah yapmış ve toplamda 363.577,68 TL alacak talebinde bulunmuştur. Gelinen noktada davacı alacağını sınırladığı/belirlediği için artık bakiye alacaktan söz etme imkânı yoktur. Durumun daha anlaşılır olması için örnek vermek gerekirse davacı vekili fark ücret alacağını ıslah ederken aynen “Bilirkişi raporunda hesaplanan fark ücret alacağı zamanaşımı dikkate alındığında 14.827,41 TL olmaktadır. Dava dilekçemizde talep ettiğimiz 6.000 TL fark ücret alacağımızı 8.827,41 TL arttırarak 14.827,41 TL ye yükseltiyoruz" demiştir ve tüm alacak kalemleri için aynı ifadeleri tekrar etmiştir. Yukarıya alınan beyan, açıkça alacağın sınırlanıp belirlenmesi mahiyetinde olduğundan bu dosya özelinde reddedilen alacak miktarı olan 363.577,68 TL'nin dışında bakiye henüz dava konusu edilmemiş alacak olduğundan söz edilemez ve karar miktar bakımından temyiz edilemez kararlardandır şeklindeki hukuki ve vicdani kanaatim nedeniyle aksi yöndeki sayın Çoğunluk görüşüne katılamıyorum.