7. Hukuk Dairesi 2013/10138 E. , 2013/22733 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi vekili Av.... 2-.... vekili Av.... Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı .... Vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalılardan ...'de çalışmakta iken 31.12.2011tarihinde işine son verildiğini, ...Otobüs İşletmelerinin Bornova Terminalinde bilet satış görevlisi
**7. Hukuk Dairesi 2013/10138 E. , 2013/22733 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi vekili Av.... 2-.... vekili Av.... Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı .... Vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalılardan ...'de çalışmakta iken 31.12.2011tarihinde işine son verildiğini, ...Otobüs İşletmelerinin Bornova Terminalinde bilet satış görevlisi olarak çalıştığını, davalılardan ....' nin çalıştırmış olduğu otobüs işletmeciliğini diğer davalı ...'ye devir ettiğini ve bu husus gerekçe yapılarak diğer çalışanlar gibi davacının da işine son verildiğini, haklarının ödenmediğini, alacaklarının ödenmesinden 4857 sayılı İş Kanununun 6 ve 1475 sayılı İş Kanunu gereğince her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili şirketin sadece diğer davalı şirket adına tescilli bir kısım markaları satın aldığını, ancak şirket devrinin söz konusu olmadığını, müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasında 15.03.2012 tarihinde Bakırköy 33. noterliğinin... yevmiye nolu “marka-alan” adı ile devir sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalı ... Anonim Şirketi adına tescil edilmiş olan; - 13.02.1992 başvuru tarihli ve... başvuru numaralı 07.10.1992 tescil tarihli ve 135845 tescil numaralı" ..." markasının, - 10.06.1996 başvuru tarihli ve 96/008244 başvuru numaralı 23.07.1997 tescil tarihli ve 173098 tescil numaralı" ...KARGO ŞEKİL " markasının, - 10.06.1996 başvuru tarihli ve 96/008248 başvuru numaralı 04.08,1997 tescil tarihli ve 173365 tescil numaralı " ...KONAKLAMA ŞEKİL " markasının, - 10.06.1996 başvuru tarihli ve ... başvuru numaralı 04.08.1997 tescil tarihli ve...tescil numaralı " .... ŞEKİL " markasının, - 10.06.1996 başvuru tarihli ve 96/008246 başvuru numaralı 04.08.1997 tescil tarihli ve 173366 tescil numaralı" ŞEKİL" markasının, - 06.06.2003 başvuru tarihli ve 2003/14361 başvuru numaralı 10.01,2005 tescil tarihli ve 2003 14361 tescil numaralı " ...MİLES ŞEKİL " markasının, - 12.11.2003 başvuru tarihli ve 2003/30830 başvuru numaralı 12.04.2006 tescil tarihli ve 2003 30830 tescil numaralı" ...ŞEKİL " markasının, - 25.11.2004 başvuru tarihli özel/00974 tescil numaralı " CEYLAN KIZ ŞEKİL+...." markasının, - 13.12.2004 başvuru tarihli ve 2004/... başvuru numaralı 10.10.2005 .tescil tarihli ve 2004 ... tescil numaralı" VARANAİR " markasının, - 16.12.2004 başvuru tarihli ve 2004/41500 başvuru numaralı 30.03.2006 tescil tarihli ve 2004 41500 tescil numaralı" ..." markasının, - 16.12.2004 başvuru tarihli ve 2004/41499 başvuru numaralı 06.10.2005 tescil tarihli ve 2004 41499 tescil numaralı " YOLBOYUNCA " markasının, - 05.05.2006 başvuru tarihli ve 2006/20646 başvuru numaralı 02.05.2007 tescil tarihli ve 2006 20646 tescil numaralı" ...ŞEKİL " markasının, - 09.07.2008 başvuru tarihli ve 2008/41171 başvuru numaralı 14.09.2009 tescil tarihli ve 2008 41171 tescil numaralı " ...TAŞ FIRIN YENİ LEZZETLERLE TANIŞIN ŞEKİL " markasının, - 13.11.2008 başvuru tarihli ve 2008/65875 başvuru numaralı 04.06.2010 tescil tarihli ve 2008 65875 tescil numaralı" MAVİBİLET" markasının, - 14.05.2009 başvuru tarihli ve 2009/24628 başvuru numaralı 09.01.2012 tescil tarihli ve 2009 24628 tescil numaralı" ...ŞEKİL " markasının, - 21.05.2009 başvuru tarihli ve 2009/25889 başvuru numaralı 27.05.2010 tescil tarihli ve 2009 25889 tescil numaralı " VARANBUS ŞEKLİ " markasının, - 23.06.2010 başvuru tarihli ve 2010/41210 başvuru numaralı " CİNEBUS " markasının, müvekkili şirket tarafından alındığının açıkça görüldüğünü, davacı yanın iddialarının aksine müvekkili şirket tarafından diğer davalıya ait otobüs işletmeciliğinin devralınmadığını, sadece davalı şirket adına tescilli bir kısım markaların satın alındığını, bu nedenlerle davada müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını ve şirket çalışanlarının işçilik alacaklarından da sorumluluğu bulunmadığını, her iki şirketin vergi sicil kayıtları, ticaret sicil kayıtları, ortakları, faaliyet adresleri, idari kadroları, çalışan personelinin birbirinden tamamen farklı olup bu iki şirketin birbiriyle hiçbir organik bağı olmayan bağımsız şirketler olduklarını, davacının, müvekkili şirkette hiçbir zaman çalışmadığını, belirttiği tarihlerde diğer davalı ....'de çalıştığını,bu nedenden dolayı davacının işçilik alacakları için, müvekkili şirkete husumet yönlendiremeyeceğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu bakımdan davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini, bu nedenlerle; öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Bakırköy İş Mahkemelerine gönderilmesine, zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın zamanaşımı yönünden reddine, husumet itirazlarının kabulü ile davanın husumet yönünden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'de vekili , iş akdinin geçerli sebeple feshedildiği ihbar süresinin başladığı 22.11.2011 tarihli fesih bildirimi ile tebliğ edildiğini, davacı işçinin tebellüğ ettiğine dair imzası bulunan fesih bildirimi ile ihbar önelinin başladığını ve ihbar önelinin kullandırılmış olduğundan davacı işçinin ihbar tazminatı hakkı bulunmadığını, davacının yıllık izinlerini kullandığını bildirerek davanın tümden reddini talep ettiklerini, zamanaşımı savunmasında bulunduklarını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, “Bakırköy 33. Noterliğinin 15/3/2012 tarih... yevmiye nolu "Marka- Alan Adı Devir Sözleşmesi" ile ...Seyahat AŞ'ye ait özellikle Varan- ...Turizm Seyahat AŞ Şekil - Şekil - ...Şekil- Ceylan Kız Şekil+...Turizm Seyahat AŞ- Varan- Yolboyunca-...Şekil-Mavibilet- ...Şekil- Varanbus Şekil-www.varan.com- www.varanbus.com-www.varan.com.tr- www.varanbus.com.tr- www.varanturizm.com.tr-markalarının Ulusoy Seyahat Nakliyat AŞ'ye devri ile 4857 sayılı Yasanın 2. maddesi kapsamında tarifi yapılmış işyerinin maddi olmayan unsurlarından marka haklarını devretmiş olması 4857 sayılı Yasanın 6. ve 1475 sayılı Yasanın 14/6. maddesi kapsamında işyeri devri olarak kabulü gerektiği; öte yandan her ne kadar bu "Marka- Alan Adı Devir Sözleşmesi"in imzalandığı tarih olan 15/3/2012 tarihi itibarı ile davacının davalı işyerinde çalışmadığını ve iş akdi bundan önceki bir tarih olan 02/12/2011 tarihinde feshedilmiş ise de: davacı tanık anlatımlarından davacı ve diğer ...personelinin bir kısmının iş akdinin feshedilmesinden hemen sonra (ve davalılar arasındaki "Marka- Alan Adı Devir Sözleşmesi"in imzalandığı 15/3/2012 tarihinde önce) başlayan geçiş döneminde, her iki davalının biletlerin aynı yazıhanede farklı personel tarafından kesildiği, müşterilerin bir süre ayrı servislerle sonra aynı servislerle taşındığı, ...personelinin kendi araçlarını, .....personelinin de kendi araçlarını karşıladığı, geçiş döneminin bitmesi sonrasında ise birlikte işlem görüldüğü, buna göre devir sürecinin "Marka- Alan Adı Devir Sözleşmesi"in imzalandığı 15/3/2012 tarihinden önce başlamış olduğu, yani davalılar hususunda devir sözleşmesinin sözlü olarak yapıldığı, ancak resmiyete sonradan 15/3/2012 tarihi "Marka- Alan Adı Devir Sözleşmesi"in imzalanması ile geçirildiği; bu durumda maddi ve maddi olmayan unsurların devri söz konusu olmaksızın da işgücünün önem taşıdığı sektörlerde ekonomik birliğin önemli unsuru olan işçilerin devri de, işyeri devri olarak işlem görmesi gerektiği, devirden sonra işyerinin ekonomik birliğin kimliğini koruyup korumadığının saptanabilmesi için, işyerinde yürütülen faaliyetin devirden sonra yeni işveren tarafından aynı veya özdeş biçimde sürdürülmesi ölçütü yanında, işyerinin taşınmaz ve taşınır mallan ile maddi olmayan varlıkların devredilip devredilmediği, işyerinde çalışan işçilerin sayı ve uzmanlık bakımından çoğunluğunun devredilip devredilmediği, müşteri çevresinin devredilip devredilmediği, devir öncesi ve sonrasındaki faaliyet arasında benzerlik olup olmadığı, devir sebebiyle işyerinde faaliyet askıya alınmışsa askı süresi gibi koşullar da göz önünde tutulması, İş Kanunu'nun 6. maddesinde yazılı olan “hukuki işleme dayalı” ifadesi geniş şekilde değerlendirilmeli, yazılı veya sözlü bir anlaşma, hatta zımni bir anlaşma da yeterli görülmesi gerektiğine.” göre davacı ve diğer bir gurup işçinin iş akdinin feshinin davalılar arasında gerçekleşen sözlü veya zımni anlaşmanın fiilen hayata geçirilmesi sürecinin bir parçası olduğunun açık olduğu, zira birleşmeden sonra meydana gelecek işçi fazlasının, devralan Ulusoy'u işçi alacakları sorumluluğundan da kurtaracak şekilde resmi devirden önce tasfiyesi amacını güttüğü, esasen ...tarafından düzenlenen fesih belgelerinde yer alan “İşyerinin kapanması kararı alınmıştır. Muhatap işçinin iş akdi işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan" nedenlerle İş Kanunun 18. maddesi gereğince geçerli sebeple feshedilmiş olup, fesih bildirimi iş bu bildirimle yapılmaktadır. ...”ibaresi ile sözü edilen işletmesel kararın ilgili bölümlerin Ulusoy'a devri sebebi ile yapıldığının süreç içerisinde ortaya çıktığına göre davacı işçinin iş akdinin davalı ... tarafından feshinin, iş yerinin davalılar arasında devri işlemleri kapsamında yapıldığı ve fesih tarihi itibarı ile devir sürecinin başlamış olduğu kanaatine varılmıştır. 4857 sayılı Yasa'nın “İşyerinin veya bir bölümünün devri” başlıklı 6. Maddesinde: “İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. Yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır. .... Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır. ...” denildiğine göre devir sebebi ile yapılan fesih devrin tarafı olan işverenleri işçiye karşı olan sorumluluğundan kurtarmayacağı da açıktır. Bu nedenle davacı işçinin iş akdinin feshinden doğan alacaklardan, davalı ... fesih işlemlerini devir sebebi ile fiilen gerçekleştiren devreden işveren olması ve davalı ...'da işyerini devralan ve devir sebebi ile iş akdi feshedilen işçilerin devir tarihine kadar ödenmemiş olan işçilik alacaklarını da devralması sebebi ile sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının iş akdinin davalı işveren ...Turizm AŞ tarafından haklı bir sebebe dayanmaksızın ve yasaya uygun ihbar öneli de tanınmaksızın feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatın talebinin yapılan hesaplama doğrultusunda kısmen kabulüne, yine davacının çalışmış olduğu süre karşılığı hak kazandığı yıllık ücretli izinlerinin 144 günlük kısmının kullandırıldığı veya karşılığının ödendiği ispatlanamadığından izin ücreti talebinin yapılan hesaplama doğrultusunda kısmen kabulüne, davalı ... AŞ fesih işlemlerini devir sebebi ile fiilen gerçekleştiren devreden işveren olması ve davalı ... AŞ.'nin de işyerini devralan ve devir sebebi ile iş akdi feshedilen işçilerin devir tarihine kadar ödenmemiş olan işçilik alacaklarını da devralması sebebi ile sorumlu olduğundan davacının alacaklarından müteselsilen sorumlu oldukları “gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulüne, davalıların müşterek ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiştir. İş yeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. İş yeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanununun 6'ncı maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. Değinilen Yasanın 120'nci maddesi hükmüne göre, 1475 sayılı Yasanın 14'üncü maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, iş yerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi iş yeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. İş yeri devrinin temel ölçütü, ekonomik birliğin kimliğinin korunmasıdır. Avrupa Adalet Divanı kararlarına göre, maddî ve maddî olmayan unsurların devredilip devredilmediği ve devir anındaki değeri, işgücünün devri, müşteri çevresinin devri, işyerinde devirden önce ve sonra yürütülen faaliyetlerin benzerlik derecesi, işyerinde faaliyete ara verilmişse bunun süresi, işyeri devrinin kriterleri arasında kabul edilmektedir. Maddî ve maddî olmayan unsurların devri söz konusu olmaksızın da işgücünün önem taşıdığı sektörlerde ekonomik birliğin önemli unsurunu olan işçilerin devri de, iş yeri devri olarak kabul edilmelidir. Devirden sonra işyerindeki ekonomik birliğin kimliğini koruyup korumadığının saptanabilmesi için, yürütülen faaliyetin devirden sonra yeni işveren tarafından aynı veya özdeş biçimde sürdürülmesi ölçütü yanında, işyerinin taşınmaz ve taşınır malları ile maddî olmayan varlıkların, işyerinde çalışan işçilerin sayı ve uzmanlık bakımından çoğunluğunun, bunun yanı sıra müşteri çevresinin devredilip devredilmediği, devir öncesi ve sonrasındaki faaliyetler arasında benzerlik olup olmadığı, devir sebebiyle işyerinde faaliyet askıya alınmışsa askı süresi gibi koşullar da göz önünde tutulmalıdır. 4857 sayılı Yasanın 6'ncı maddesinde yazılı olan “hukukî işleme dayalı” ifadesi geniş şekilde değerlendirilmeli, yazılı, sözlü ve hatta zımnî bir anlaşma da yeterli görülmelidir. Bu açıklamalar ışığında, iş hukukunda iş yeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri üzerinde ayrıca durulmalıdır. İş yeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6'ncı maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir. Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. İş yerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunun 6'ncı maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumlu olacaktır. Somut olayda; mahkemece her ne kadar davalılar arasında işyeri devri olduğu kabul edilmiş ise de, işyerinin devri hususunda yeterli araştırma yapılmamıştır. Otobüs işletmesi işi yapan her iki davalı arasında devir işlemlerinin ne şekilde yapıldığı, somut olarak ortaya konulmamıştır. Taraflar arasında mevcut 15.03.2012 tarihli “Marka Alan Adı Devir Sözleşmesi” adı altında yapılan sözleşme tek başına işyeri devrini göstermediği gibi, dinlenen tanıkların ifadeleri de devir olgusunu kabulü için yeterli değildir. Yapılacak iş, davalılar arasında işyeri devrinin ne şekilde olduğu araştırılıp, binaların, gayrimenkullerin, çalışanların, teçhizatın, işletilen otobüslerin devrinin olup olmadığı, gerek trafik kayıtlarından gerekse Sosyal Güvenlik Kurumu ve Vergi Dairesinden, Belediye ve tapu kayıtlarından araştırılıp sonucuna göre karar vermektir. Mahkemece eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir. O halde davalı ....'nin vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ....'ye iadesine, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.