12. Ceza Dairesi 2025/5707 E. , 2026/1398 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/617 E., 2025/286 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafi ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına…
12. Ceza Dairesi 2025/5707 E. , 2026/1398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/617 E., 2025/286 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafi ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin verilen kararın, sanık müdafi, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.06.2024 tarihli kararıyla bozulmasına karar verilmiş, bozma ilâmı sonrası mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemi hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın kusurunun bulunmadığını, ölenin de kusurlu olduğunu, ölen araç sürücüsünün hızının fazla olduğunu, mahkemenin teşdit gerekçesine katılmadığını, zararın sigorta tarafından karşılanmış olması hususunun değerlendirilmediğini, sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğini, kararın bozulması gerektiğini, katılan vekilinin temyiz isteği, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, sanığın asli kusurlu olduğundan üst hadden cezalandırılması gerektiğini, bilinçli taksir oranının eksik olduğunu, takdiri indirim yapılmaması gerektiğini, belirtmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 12.05.2015 günü saat 12.05 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile meskun mahal içi, bölünmüş, 50 km/s hız sınırının bulunduğu, iki şeritli, düz ve eğimsiz asfalt yolda sağ şerit üzerinde seyir halindeyken, kaza mahalli olan ''U'' dönüşü yasak levhasının bulunduğu kontrolsüz kavşaktan dönmek için sola doğru manevra yaptığı sırada sol şerit üzerinde seyir halinde olan ...'ün idaresindeki motosiklet ile çarpışması neticesinde ...'ün öldüğü olayda, hükme esas alınan ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilmiş olan 30.06.2015 tarihli rapor ile 07.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda sanığın idaresindeki tır ile "U" dönüşünün yasak olduğu kavşak mahallinde arka trafiği kontrol etmeksizin hatalı ve tehlikeli bir şekilde doğrultu değiştirip bölünmüş yolun solundan gelmekte olan motosiklet sürücüsünün önünü kapatması sebebiyle asli kusurlu olduğu, ölenin ise kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmaması sebebiyle tali kusurlu olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin, 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilebileceği dikkate alınarak bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafi ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde karar verildi.