(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/8854 E. , 2013/12874 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki büt…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/8854 E. , 2013/12874 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece, yerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu dava konusu taşınmazın arsa kabulü ile bu niteliğine göre değerlendirme yapılmış olmasında yöntem olarak bir isabetsizlik yoktur. Ancak, bilirkişi kurulunca düzenlenen rapor dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti açısından hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; 1-Kamulaştırma Yasasının “Kamulaştırma Bedelinin Tespiti Esasları”nı düzenleyen 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca; arsalarda kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlar dikkate alınarak, taşınmazın değerini etkileyebilecek tüm nitelik ve unsurların ayrı ayrı değerinin bu bağlamda bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin ve varsa vergi beyanlarının esas tutulması yoluyla raporda tüm bu unsurların yanıtlarının ayrı ayrı belirtilmek suretiyle ve ilgililerin beyanları da gözetilip gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmazın değerinin tespiti gerekir. Anılan Yasa maddesi hükmü doğrultusunda Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da gözönünde bulundurulduğunda; dava konusu taşınmaz ile buna emsal alınan taşınmazın ya da taşınmazlardan her birinin ayrı ayrı cadde veya sokak üzerinde oluşları, konut ya da ticaret alanlarında yer alıp almadıkları, imar durumları, buna göre inşaat yapılabilme ve yapılacak inşaatın kat sayısı, bitişik ya da ayrık düzende yapılaşma alanlarından hangisinde bulundukları hususlarının açıkça belirlenmesi, bu ve benzeri tüm nitelik ve unsurların tek tek açıklanmasından sonra buna göre dava konusu taşınmazın emsal alınan taşınmazlara nazaran üstün ve eksik yönleri ile bunun yüzde oranları saptanıp bu oranlar çerçevesinde dava konusu taşınmazın ulaştığı değer tespit edilmelidir. Somut olayda bilirkişi kurulunca düzenlenen ve hükme esas alınan raporda; dava konusu ile emsal olarak alınan taşınmazların nitelik ve özelliklerinin belirtilmesi ile yetinilmiş, ancak yukarıda değinilen esaslar çerçevesinde birbiriyle karşılaştırılması yapılıp eksik ve üstün yönleri -denetime elverişli biçimde- belirtilmeden taşınmazın m² birim fiyatı gösterilmiş ve genel sözlerle değerlendirme yapılarak kamulaştırma bedeli tespit edilmiştir. Bilirkişilerin değinilen ve Yargıtay uygulamalarına uygun düşmeyen bu nitelikteki değer tespitlerinde Dairemizce temyiz incelemesi yapılan aynı kamulaştırma kapsamında kalan ve dava konusu taşınmaza yakın bulunan başka taşınmazlar için takdir olunan değerler arasında da dikkat çekecek oranda tutarsızlıklar bulunduğu da gözlenmiştir. Oysa, kamulaştırma bedeli tespit edilirken 2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinde, taşınmazın emsalle karşılaştırmasının yapılması sırasında değerini etkileyebilecek tüm nitelik ve unsurların ve bedelin tespitinde etkili olacak diğer tüm objektif ölçülerin gözönünde tutulması öngörüldüğünden; bu objektif ölçütler çerçevesinde dava konusu taşınmazın bitişiğindeki ya da yakınındaki komşu taşınmazlara takdir edilen değerler arasında dikkat çekecek oranda farklılıkların bulunmaması, böylece taşınmaz mal sahiplerinin değer tespitine ilişkin aynı yargı yerinde verilen kararlara dolayısıyla yargıya güven duygularının zedelenmemesine de özen gösterilmelidir. Mahkemece yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı, raporun bozma gereklerine uygunluğu denetlenmeli ve dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti açısından oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması, 2-Dava, DSİ Genel Müdürlüğüne izafeten ... tarafından açıldığı halde karar başlığında davacı olarak ...'nin gösterilmesi, 3-Kamulaştırılan taşınmazın üzerinde yapı bulunması halinde bu yapının değeri, değerlendirme tarihi itibarıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca yayımlanan yapı yaklaşık birim fiyat listesine göre belirlenir. Belirlenen bu fiyattan müteahhitlik kârı adı altında indirim yapılmayıp, varsa eksik imalat ve binanın yaşı itibarıyla yıpranma payı indirilerek değeri tespit edilir. Dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan yapıların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca yayımlanan yapı yaklaşık birim maliyet cetvelindeki sınıfına göre değerleri bulunup varsa eksik imalat bedeli ve yıpranma payı düşüldükten sonra değerlerinin belirlenmesi gerekirken, yukarıda açıklanan ilkelere aykırı olarak müteahhitlik kârı adı altında indirim yapılarak bedel tespit edilmiş olması, 4-Dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan yapıların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca yayımlanan yapı yaklaşık birim maliyet cetvelindeki sınıfına göre değerleri bulunup varsa eksik imalat bedeli ve yıpranma payı düşüldükten sonra değerlerinin belirlenmesi gerekirken çevre düzenleme maliyeti adı altında yapı bedeline ekleme yapılarak sözü edilen yapıların değerlerinin yukarıda açıklanan yönteme uygun şekilde tespit edilmemiş olması, 5-Kamulaştırılan taşınmazda bulunan enkazın alınması mal sahibinden istenemez. Başka bir ifade ile taşınmaz maliki enkazı almaya zorlanamaz.Takdir komisyonu, enkazın mal sahibine ait olduğunu belirtmiş mal sahibi de buna itiraz etmemiş ve dava konusu yapmamış ise enkaz değeri tespit edilerek bu bedelin kamulaştırma bedelinden düşülmesi gerekir. Kıymet takdir komisyonu raporuna göre, taşınmaz üzerinde bulunan yapıların enkazı mal sahibine bırakıldığından, enkaz bedelinin tespit edilen kamulaştırma bedelinden düşürülmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 6-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan haciz şerhinin bedele yansıtılmamış olması, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.