Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3289 E. , 2024/1134 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/3289 Karar No:2024/1134 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Endüstriyel Sızdırmazlık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: En…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3289 E. , 2024/1134 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/3289 Karar No:2024/1134 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Endüstriyel Sızdırmazlık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararı ile verilen 714.460,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen 03/04/2018 tarihli, ... sayılı ve 714.460,00-TL tutarlı ödeme emrinin iptali ve elektronik haciz uygulanması nedeniyle kısmi olarak ödenen idari para cezasının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca gecikme faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağını oluşturan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 26/01/2010 tarih ve E:2007/10248 ve K:2010/656 sayılı kararıyla "dava konusu işlemde aykırılık bulunmadığı, öte yandan idarece verilen para cezasının tahsil edileceği tarihte ceza miktarında lehe bir değişiklik söz konusu ise, bu miktar esas alınarak tahsilat yapılacağından, ihlâlin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak tesis edilen işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık görülmediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 01/03/2017 tarih ve E:2014/332 ve K:2017/875 sayılı kararıyla söz konusu idari para cezasının kesinleştiği, anılan idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, her ne kadar davacı tarafından dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezası verilmesine ilişkin 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği ve Danıştay kararlarında para cezasının tahsil edileceği tarihte ceza miktarında lehe bir değişiklik söz konusu ise, bu miktar esas alınarak tahsilat yapılacağına yönelik tespitlerin dikkate alınmadığı iddia olunmaktaysa da, Anayasa Mahkemesi'nce düzenlemenin "Aşağıdaki hallerde sorumlulara altyüz bin Türk lirası idari para cezası verilir" bölümünün Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan ".... bayii sözleşme yaptığı yeni dağıtıcının ürünlerini pazarladığı anlaşılacak şekilde faaliyetine devam eder" ibaresi yönünden sınırlı incelemeye tabi tutulduğu ve bu ibare bakımından 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasına ilişkin düzenlemelere yönelik iptal kararı verildiği, dava konusu uyuşmazlığa tatbik edilir yönü bulunmadığı, tahsil mercii olarak hareket eden idareye kısmi ödeme yapıldığı belirtilmişse de bu durumun yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre tesis edilen ödeme emrinin iptalini gerektirmeyeceği, kaldı ki, para cezasına ilişkin davada, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, para cezasının tahsil edileceği tarihte ceza miktarında lehe bir değişiklik söz konusu ise, bu miktar esas alınarak tahsilatın yapılması gerektiğinin açıkça vurgulandığı gözönüne alındığında, kesinleşen amme alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; dava dosyasının UYAP aracılığıyla ... İdare Mahkemesi'nin ... sayılı esasına kayıtlı dosya ile birlikte incelenmesinden; ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla davacı şirkete, lisans almaksızın madenî yağ üretiminde bulunduğunun 06/12/2005 tarihli tutanakla tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca, 714.460,00-TL idari para cezası verildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 26/01/2010 tarih ve 2010/656 sayılı kararıyla, "davacı şirkete ait tesiste, 5015 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde öngörülen sürenin sona erdiği 20/12/2004 tarihinden sonra lisans almaksızın piyasa faaliyetinde bulunduğunun tespit edildiği anlaşıldığından, idari para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararında mevzuata aykırılık bulunmadığı, idarece verilen para cezasının tahsil edileceği tarihte ceza miktarında lehe bir değişiklik söz konusu ise, bu miktar esas alınarak tahsilat yapılacağından, ihlalin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak tesis edilen işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık görülmediği" gerekçesiyle reddedildiği; davacının temyiz ve karar düzeltme isteminin reddi üzerine anılan kararın 01/03/2017 tarihinde kesinleştiği, ancak idari para cezasının kesinleşmesinden önce davalı idare tarafından idari para cezasının tahsili için ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, bu ödeme emrinin, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve K:... sayılı kararıyla, "davacı şirket tarafından idari para cezasına karşı açılan dava henüz karara bağlanmadığından, kesinleşmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle iptal edildiği; diğer yandan davalı idare tarafından idari para cezasının tahsili için 13/10/2017 tarihinde davacının banka hesaplarına elektronik haciz yoluyla bloke uygulandığı, elektronik haciz kararının ve haciz uygulaması nedeniyle tahsil edilen paranın iadesi istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, "elektronik haciz kararının dayanağını teşkil eden ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin Mahkeme kararıyla iptal edilmesi karşısında, kesinleşmiş bir kamu alacağından söz edilemeyeceği" gerekçesiyle elektronik haciz işleminin iptali ile bu yolla tahsil edilen tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verildiği; bu karara karşı davalı idarenin istinaf başvurusunun Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, takip edilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın reddi yönünde verilen kararın 01/03/2017 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla tahsil işleminin devamının davalı tahsil dairesinden istenilmesi üzerine, dava konusu edilen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, aktarılan maddi ve hukuki süreç ile ödeme emrine konu idari para cezasının dayanağını oluşturan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen kararın gerekçesinin birlikte değerlendirilmesinden, hukuka uygunluğu yargının kesin kararıyla ortaya konulan ve vadesinde ödenmediği anlaşılan idari para cezasının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan davacının öne sürdüğü Anayasa Mahkemesi kararının takip edilen idari para cezasının dayanağını oluşturan düzenlemelere ait olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının elektronik haciz nedeniyle tahsil edildiği öne sürülen 413.013,88-TL'nin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hesaplanacak olan faiziyle birlikte iadesi istemine gelince; sözü edilen haciz işleminin, dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesinden önce ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine dayanılarak oluşturulduğu, gerek bu ödeme emrinin gerek buna dayalı olarak alınan haciz kararının ise Mahkeme kararlarıyla iptal edildiği, tahsil edilen tutarın, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına konu davanın açıldığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verildiği, bu hâliyle davacının, tarafları ve konusu ... İdare Mahkemesi'nin anılan kararına konu davayla aynı olan bu isteminin tekrar incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olduğundan ve davacı tarafından ileri sürülen iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu ödeme emrinin dayanağı Kurul kararında idari para cezasının tesis edilme sebebi olarak gösterilen kanun maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği, lehe hüküm dikkate alınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.