TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR FAYIK ÖZDEM İR VE MEHET ÖZDEM İR BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/25890) Karar Tarihi: 22/2/2022 Başvuru Numaras ı: 2018/25890 Karar Tarihi : 22/2/2022 1BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Çağlar ÖNCEL Başvurucular : 1. Mehet ÖZDEM İR 2. Fay ık ÖZDEM İR Başvurucular Vekili : Av. Mehmet Do ğan YALIM I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; t ıbbi ihma
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR FAYIK ÖZDEM İR VE MEHET ÖZDEM İR BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/25890) Karar Tarihi: 22/2/2022 Başvuru Numaras ı: 2018/25890 Karar Tarihi : 22/2/2022 1BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Çağlar ÖNCEL Başvurucular : 1. Mehet ÖZDEM İR 2. Fay ık ÖZDEM İR Başvurucular Vekili : Av. Mehmet Do ğan YALIM I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; t ıbbi ihmal sonucu zarara u ğran ılmas ı nedeniyle ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının, buna ili şkin aç ılan tam yarg ı davas ının uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 7/9/2018 tarihinde yap ılm ışt ır. 3. Komisyon, ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar vermi ştir. 4. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: 6. Birinci ba şvurucu Mehet Özdemir ikinci ba şvurucunun e şidir. Birinci ba şvurucu 10/8/2008 tarihinde Bak ırköy Kad ın Doğum ve Çocuk Hastal ıklar ı Eğitim ve Ara ştırma Hastanesinde (Hastane) normal do ğuma al ınm ış ancak baş pelvis uygunsuzlu ğu nedeniyle sezaryen do ğum yöntemi ile sa ğlıklı bir bebek dünyaya getirmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/25890 Karar Tarihi : 22/2/2022 27. 12/8/2008 tarihinde taburcu edilen birinci ba şvurucu 30/8/2008 tarihinde vajina l kanama şikâyeti ile Hastaneye müracaat etmi ştir. Burada yap ılan kan tahlili ve ultrasonografi (USG) sonras ında olumsuz bir bulguya rastlanmad ığı, doğum sonras ında loşi kanamas ı (doğuma bağlı olağan ak ıntı) olabilece ği ve tedavi gerektirmedi ği yönünde bilgi verilen başvurucu Hastaneden ayr ılm ıştır. 8. 1/9/2008 tarihinde birinci ba şvurucunun kanama şikâyetinin devam etmesi nedeniyle saat 01.05'te gitti ği Hastanede yap ılan USG i şleminde, ba şvurucunun rahminde plasenta kald ığı tespit edilerek ilaç tedavisine ba şlanm ıştır. Bu tedaviden sonuç al ınamamas ı üzerine önce saat 04.00'te kürtaj i şlemi yap ılm ış, bu işlemin de ba şarısız olmas ı dikkate alınarak birinci ba şvurucunun rahminin al ınmas ı için ikinci ba şvurucudan yaz ılı onam alınm ıştır. 9. Bunun üzerine ayn ı tarihte ameliyata al ınan birinci ba şvurucunun rahmi çıkar ılarak inceleme yap ılmas ı için patoloji birimine gönderilmi ştir. Patolojinin 11/9/2008 tarihli raporunda, ba şvurucunun rahminde plasenta bulunmad ığı bildirilmi ştir. 10. Başvurucular 23/12/2009 tarihinde Sa ğlık Bakanl ığı (İdare) aleyhine İstanbul 7. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) tam yarg ı davas ı açarak maddi ve manevi zararlar ının tazminini talep etmi ştir. Dava dilekçesinde; do ğumdan sonra vajinal kanama şikâyeti ile Hastaneye gittiklerinde birinci ba şvurucu ile yeterince ilgilenilmedi ğini ve kanaman ın durdurulmas ı için hiçbir i şlem yap ılmad ığını belirten ba şvurucular, bu ihmal sonucunda birinci ba şvurucunun tekrar çocuk sahibi olamayaca ğını belirtmi ştir. Dilekçede ayr ıca Hastane personelinin ikinci ba şvurucuya onam formunu imzalat ırken manevi bask ı yapt ığını, birinci ba şvurucunun ya şamas ının rahminin al ınmas ına bağlı olduğu bilgisinin verilmesi nedeniyle formun imzaland ığını bildirmi ştir. İdarenin cevap dilekçesinde; somut olayda İdareye atfedilebilecek kusur bulunmad ığı, birinci ba şvurucuya yap ılan t ıbbi müdahalelerin tıp kurallar ına uygun oldu ğu belirtilmi ştir. 11. Mahkeme, yarg ılama s ıras ında Adli T ıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Kurulundan rapor al ınmas ına karar vermi ştir. 29/6/2011 tarihli raporda; post partum (doğum sonras ı kanama) kanamalar ın anne için yüksek ölüm riski ta şıdığı ve t ıbben öngörülemez bir durum olduğu belirtilmi ştir. Raporda, birinci ba şvurucunun 30/8/2008 tarihinde Hastaneye müracaat ı üzerine yap ılan işlemlerin t ıp kurallar ına uygun oldu ğu, 1/9/2008 tarihinde yap ılan işlemlerin ba şvurucunun rahminin içerisinde plasenta kalm ış olabilece ği şüphesi üzerine yap ılmas ı nedeniyle bu i şlemlerde de t ıp kurallar ına ayk ırılık görülmedi ği belirtilmi ştir. 12. Başvurucular bu rapora itiraz etmi ştir. İtiraz dilekçesinde ATK raporunun eksik ve yetersiz oldu ğu nitekim birinci ba şvurucuya do ğum s ıras ında ve 30/8/2008 tarihinde hatal ı şekilde müdahalede bulunan görevliler yönünden bir inceleme yap ılmad ığı belirtilmi ştir. Dilekçede kanama şikâyeti ile Hastaneye müracaat eden birinci ba şvurucuya koruyucu tedavi uygulanmamas ı nedeniyle bir daha çocuk sahibi olamayaca ğı vurgulanm ıştır. 13. Mahkeme 28/11/2012 tarihinde davay ı reddetmi ştir. Karar ın gerekçesinde; ATK raporuna at ıf yap ılarak gerek do ğum sürecinde gerekse do ğum sonras ı oluşan rahats ızlığa ilişkin teşhis ve tedavilerde İdareye atfedilebilecek bir hizmet kusurunun bulunmad ığı belirtilmiştir. 14. Başvurucular temyiz talebinde bulunmu ştur. Temyiz dilekçesinde; birinci başvurucu hakk ındaki t ıbbi süreç anlat ılarak Mahkemenin ATK raporu hakk ındaki itirazlar ını Başvuru Numaras ı: 2018/25890 Karar Tarihi : 22/2/2022 3gözetmeden hatal ı bir karar verdi ği belirtilmi ştir. Ayr ıca, ikinci ba şvurucunun ayd ınlat ılm ış onam formunu manevi bask ı alt ında imzalad ığı ifade edilmi ştir. 15. Dan ıştay Onbeşinci Dairesi (Daire), 26/6/2018 tarihinde usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle hükmün onanmas ına karar vermi ştir. 16. Nihai karar, ba şvurucular vekiline 8/8/2018 tarihinde tebli ğ edilmiştir. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 17.İlgili hukuk için bkz. Fındık K ılıçaslan , B. No: 2015/97, 11/10/2018, 19-27; Cihan Beyribey , B. No: 2014/19450, 26/12/2018, 23-28; Fesih Aydar , B. No: 2015/4259, 10/1/2019, 24-30. Ayr ıca Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlar ında hasta haklar ı ve ayd ınlat ılma yükümlülü ğüne ilişkin mevzuata yer vermi ştir (Ahmet Acartürk, B. No: 2013/2084, 15/10/2015 , 19-25; Emrah Egeç , B. No: 2015/9714, 11/12/2018, 16-19; Ü.B.K., B. No: 2015/2536, 4/7/2019, 22-25). 18. 11/4/1928 tarihli ve 1219 say ılı Tababet ve Şuabat ı San'atlar ının Tarz ı İcras ına Dair Kanun un 70. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: Tabipler, di ş tabipleri ve di şçiler yapacaklar ı her nevi ameliye için hastan ın, hasta küçük veya taht ı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde muvafakat ını al ırlar. Büyük ameliyei cerrahiyeler için bu muvafakatin tahriri olmas ı laz ımd ır. (Veli veya vasisi olmad ığı veya bulunmad ığı veya üzerinde ameliye yap ılacak şahıs ifadeye muktedir olmad ığı takdirde muvafakat şart değildir.) Hilaf ında hareket edenlere ikiyüzelli Türk Liras ı idarî para cezas ı verilir. 19. 1/2/1999 tarihli Hekimlik Meslek Eti ği Kurallar ının 26. maddesi şöyledir: Hekim hastas ını, hastan ın sağlık durumu ve konulan tan ı, önerilen tedavi yönteminin türü, başarı şans ı ve süresi, tedavi yönteminin hastan ın sağlığı için taşıdığı riskler, verilen ilaçlar ın kullan ılışı ve olas ı yan etkileri, hastan ın önerilen tedaviyi kabul etmemesi durumunda hastal ığın yarataca ğı sonuçlar, olas ı tedavi seçenekleri ve riskleri konular ında ayd ınlat ır. Yap ılacak ayd ınlatma hastan ın kültürel, toplumsal ve ruhsal durumuna özen gösteren bir uygunlukta olmal ıdır. Bilgiler hasta taraf ından anla şılabilecek biçimde verilmelidir. Hastan ın d ışında bilgilendirilecek ki şileri, hasta kendisi belirler. Sa ğlıkla ilgil i her türlü giri şim, kişinin özgür ve ayd ınlat ılmış onam ı ile yap ılabilir. Al ınan onam, bask ı, tehdit, eksik ayd ınlatma ya da kand ırma yoluyla al ındıysa geçersizdir. Acil durumlar ile hastan ın reşit olmamas ı veya bilincinin kapal ı olduğu ya da karar veremeyece ği durumlarda yasal temsilcisinin izni al ınır. Hekim temsilcinin izin vermemesinin kötü niyete dayand ığını düşünüyor ve bu durum hastan ın yaşam ını tehdit ediyorsa, durum adli mercilere bildirilerek izin al ınmal ıdır. Bunun mümkün olmamas ı durumunda, hekim ba şka bir meslekta şına dan ışmaya çal ışır ya da yaln ızca yaşam ı kurtarmaya yönelik giri şimlerde bulunur. Acil durumlarda müdahale etmek hekimin takdirindedir. Tedavisi yasalarla zorunlu k ılınan hastal ıklar toplum sa ğlığını tehdit etti ği için hasta veya yasal temsilcisinin ayd ınlat ılmış onam ı alınmasa da gerekli tedavi yap ılır. Hasta vermi ş olduğu ayd ınlat ılmış onam ı dilediği zaman geri alabilir. Başvuru Numaras ı: 2018/25890 Karar Tarihi : 22/2/2022 420. 1/8/1998 tarihli ve 23420 say ılı Resmî Gazete de yay ımlanan Hasta Haklar ı Yönetmeli ği nin (Yönetmelik) 8/5/2014 tarihli de ğişiklikten önceki hâliyle 15. maddesi şöyledir: Hasta; sa ğlık durumunu, kendisine uygulanacak t ıbbî işlemleri, bunlar ın faydalar ı ve muhtemel sak ıncalar ı, alternatif t ıbbî müdahale usûlleri, tedavinin kabul edilmemesi halinde ortaya ç ıkabilecek muhtemel sonuçlar ı ve hastal ığın seyri ve neticeleri konusunda sözlü veya yaz ılı olarak bilgi istemek hakk ına sahiptir. Sağlık durumu ile ilgili gereken bilgiyi, bizzat hasta veya hastan ın küçük, temyiz kudretinden yoksun veya k ısıtlı olmas ı halinde velisi veya vasisi isteyebilir. Hasta, sağlık durumu hakk ında bilgi almak üzere bir ba şkas ına da yetki verebilir. Gerek görülen hallerde yetkinin belgelendirilmesi istenilebilir. 21. Yönetmelik in Hastan ın r ızas ı ve izin kenar ba şlıklı 24. maddesinin ilgili kısm ı şöyledir: " T ıbbi müdahalelerde hastan ın r ızas ı gerekir. Hasta küçük veya mahcur ise velisinden veya vasisinden izin al ınır. Hastan ın, velisinin veya vasisinin olmad ığı veya haz ır bulunamad ığı veya hastan ın ifade gücünün olmad ığı hallerde, bu şart aranmaz..." 22. Yönetmelik in R ızan ın şekli ve geçerlili ği kenar başlıklı 28. maddesi şöyledir: " Mevzuat ın öngördü ğü istisnalar d ışında, r ıza herhangi bir şekle bağlı değildir. Hukuka ve ahlaka ayk ırı olarak al ınan r ıza hükümsüzdür ve bu şekilde al ınan r ızaya dayan ılarak müdahalede bulunulamaz." 23. Yönetmelik in R ızan ın kapsam ı kenar başlıklı 31. maddesinin 8/5/2014 tarihli değişiklikten önceki hâliyle şöyledir: R ıza al ınırken hastan ın veya kanunî temsilcisinin t ıbbî müdahalenin konusu v e sonuçlar ı hakk ında bilgilendirilip ayd ınlat ılmas ı esast ır. Hastan ın, uygulanacak t ıbbî müdahale için verdi ği r ıza, bu müdahalenin gerektirdi ği sair t ıbbî işlemleri de kapsar. Ancak, t ıbbî işlemlerin uygulanmas ında, bu Yönetmelik'te ve di ğer mevzuatta belirlenen haklar ın ihlâl edilmemesi için azamî ihtimam gösterilir. B. Uluslararas ı Hukuk 24. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) Özel ve aile hayat ına sayg ı hakk ı kenar başlıklı 8. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: Herkes özel ve aile hayat ına, konutuna ve yaz ışmas ına sayg ı gösterilmesi hakk ına sahiptir. 25. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM) kişilerin fiziksel ve ruhsal bütünlüklerinin korunmas ı, kendilerine uygulanan tedaviye dâhil olmalar ı, bu hususta r ıza göstermeleri ve maruz kald ıklar ı sağlık risklerini de ğerlendirmelerine yard ımc ı olan bilgilere erişimlerinin Sözle şme'nin 8. maddesi kapsam ında yer ald ığını kabul etmektedir ( Trocellier v. Fransa (k.k.), B. No: 75725/01, 5/10/2006; İclal Karakoca ve Hüseyin Karakoca/Türkiye (k.k.), B. No: 46156/11, 21/5/2013). Başvuru Numaras ı: 2018/25890 Karar Tarihi : 22/2/2022 526. AİHM kararlar ına göre devletler sa ğlık hizmetlerini -ister kamu isterse özel sağlık kuruluşlar ı taraf ından yerine getirilsin- hastalar ın yaşamlar ı ile fiziksel ve ruhsal bütünlüğünün korunmas ına yönelik gerekli tedbirlerin al ınabilmesini sa ğlayacak şekilde düzenlemek zorundad ır (Vo/Fransa [BD], 53924/00, 8/7/2004, 90; Calvelli ve Ciglio/ İtalya [BD] , 32967/96, 17/1/2002, 51). 27. AİHM'e göre taraf devletler, uygulanmas ı planlanan t ıbbi işlemin öngörülebilir sonuçlar ı hakk ında doktorlar ın hastalara önceden bilgi vermelerini sa ğlayacak gerekli, düzenleyici tedbirleri almak zorundad ır. Bunun bir sonucu olarak hastan ın önceden bilgilendirilmesi söz konusu olmadan öngörülebilir nitelikte bir riskin ortaya ç ıkmas ı durumunda ilgili devlet, hastaya bilgi verilmemesinden do ğrudan sorumlu tutulabilecektir (Şerif Geceku şu/Türkiye (k.k.) , B. No: 28870/05, 25/5/2010). 28. T ıbbi bir hatan ın ve hastane hizmetlerindeki eksikliklerin sorumlulu ğunun Sözleşme'nin 8. maddesi kapsam ında doğrudan devlete atfedilmesi için yeterli olup olmamas ı hususunda A İHM, farkl ı tıbbi bilirki şi raporlar ında hatta iç yarg ı organlar ının kararlar ında her türlü t ıbbi hata ve ihmalin ihtimal d ışı bırak ıldığı bir davada ( Yard ımc ı/Türkiye , B. No: 25266/05, 5/1/2010, 59) her hâlükârda bu sonuçlar ı sorgulaman ın veya sahip oldu ğu t ıbbi bilgilerden hareketle bilirki şilerin vard ığı sonuçlar ın doğruluğu hakk ında tahminlere dayal ı fikir yürütmenin görevleri aras ında olmad ığına işaret etmi ştir ( Tysiac/Polonya , B. No: 5410/03, 20/3/2007, 119, Yard ımc ı/Türkiye , 59). V.İNCELEME VE GEREKÇE 29. Anayasa Mahkemesinin 22/2/2022 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Makul Sürede Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucular ın İddialar ı 30. Başvurucular, yarg ılaman ın çok uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini iddia etmi ştir. 2. Değerlendirme 31. Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 32. Başvurucular ın yarg ılaman ın uzun sürdü ğüne ilişkin şikâyetinin Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan makul sürede yarg ılanma hakk ı kapsam ında incelenmesi gerekir. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 33. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2018/25890 Karar Tarihi : 22/2/2022 6b. Esas Yönünden 34. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyu şmazl ıklara ilişkin idari yarg ılaman ın süresi tespit edilirken sürenin ba şlang ıç tarihi olarak davan ın ikame edildi ği tarih; sürenin sona erdi ği tarih olarak -ço ğu zaman icra a şamas ını da kapsayacak şekilde- yarg ılaman ın sona erdi ği, yarg ılamas ı devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin şikâyetle ilgili karar ını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Aky ıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013, 45, 47). 35. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyu şmazl ıklara ilişkin idari yarg ılama süresinin makul olup olmad ığı değerlendirilirken yarg ılaman ın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, taraflar ın ve ilgili makamlar ın yarg ılama sürecindeki tutumu ve ba şvurucunun yarg ılaman ın süratle sonuçland ırılmas ındaki menfaatinin niteli ği gibi hususlar dikkate al ınır (Selahattin Aky ıl, 41). 36. Somut ba şvuru aç ısından sürenin ba şlad ığı tarih, tam yarg ı davas ının aç ıldığı 23/12/2009 tarihidir. Sürenin biti ş tarihi ise karar ın kesinleştiği 26/6/2018 tarihidir. 37. An ılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer ba şvurularda verdi ği kararlar dikkate al ındığında başvuruya konu olaydaki 8 y ıl 6 ay 3 günlük yarg ılama süresinin makul olmad ığı sonucuna varmak gerekir. 38. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucular ın Anayasa n ın 36. maddesinde güvence altına al ınan makul sürede yarg ılanma haklar ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. B. Kişinin Maddi ve Manevi Varl ığını Koruma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucular ın İddialar ı 39. Başvurucular; gerek birinci ba şvurucunun do ğum yapt ığı sırada gerekse kanama şikâyeti ile Hastaneye gittiklerinde, İdarenin hatal ı tıbbi müdahalelerde bulunmas ı nedeniyle yeniden çocuk sahibi olma imkânlar ının ellerinden al ındığını beyan etmi ştir. Başvurucular ayr ıca; Mahkemenin itirazlar ını gözetmeksizin eksik ve yetersiz ATK raporu ile karar verdiğini nitekim raporda do ğum s ıras ında yap ılan işlemler ile ilgili bir aç ıklama bulunmad ığı gibi 30/8/2008 tarihinde birinci ba şvurucuya koruyucu tedavi uygulanmas ı hâlinde ayn ı sonucun olu şup oluşmayacağının tart ışılmad ığını belirtmi ştir. İkinci başvurucuya dü şünme zaman ı tan ımadan ve birinci ba şvurucunun rahminin al ınmamas ı halinde hayat ını kaybedebilece ğine ilişkin yan ıltıcı bilgiler verilerek imzalatt ırılan onam ın geçerli olmad ığını iddia etmi ştir. Yeniden çocuk sahibi olma ihtimallerinin ortadan kalkmas ı nedeniyle psikolojik travma ya şadıklar ını ve y ıprand ıklar ını vurgulayan ba şvurucular, ki şinin maddi ve manevi varl ığının korunmas ı hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme 40. Anayasa n ın Kişinin dokunulmazl ığı, maddî ve manevî varl ığı kenar başlıklı 17. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, ya şama, maddî ve manevî varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahiptir." Başvuru Numaras ı: 2018/25890 Karar Tarihi : 22/2/2022 741. Anayasa'n ın "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunmas ı" kenar ba şlıklı 56. maddesinin üçüncü f ıkras ı şöyledir: "Devlet, herkesin hayat ını, beden ve ruh sa ğlığı içinde sürdürmesini sa ğlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi art ırarak, işbirliğini gerçekle ştirmek amac ıyla sağlık kuruluşlar ını tek elden planlay ıp hizmet vermesini düzenler." 42. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). 43. Anayasa n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahip oldu ğu belirtilmektedir. Söz konusu düzenleme Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi nin 8. maddesi çerçevesinde özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ında güvence alt ına al ınan fiziksel ve zihinsel bütünlü ğün korunmas ı hakk ına karşılık gelmektedir. 44. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlar ında, kas ıt söz konusu olmaks ızın hekim kusuru nedeniyle vücut bütünlü ğünün zarar gördü ğü şeklindeki t ıbbi ihmale dai r şikâyetleri Anayasa'n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında düzenlenen ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı kapsam ında incelemi ştir (Melahat Sönmez, B. No: 2013/7528, 9/9/2015; Ahmet Sevim, B. No: 2013/474, 9/9/2015; Hilmi Düzgüner, B. No: 2014/9690, 11/5/2017). 45. An ılan kararlar do ğrultusunda somut olayda ba şvurucular ın t ıbbi ihmale dayal ı tüm şikâyetlerinin Anayasa'n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında düzenlenen ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı kapsam ında incelenmesi gerekmektedir. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden46. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının ihlal edildi ğine ili şkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden i. Genel İlkeler 47. Anayasa'n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında herkesin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahip oldu ğu belirtilmektedir. Bu kapsamda an ılan Anayasa hükmü ile ki şinin maddi ve manevi varl ığının bütünlü ğü gerek kamusal yetkilerle donat ılm ış kişilerin gerekse özel ki şilerin müdahalelerine kar şı güvence alt ına al ınm ıştır (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, 40). 48. Anayasa n ın 17. maddesinin amac ı, esas olarak bireylerin maddi ve manevi varl ığına karşı devlet taraf ından yap ılabilecek keyfî müdahalelerin önlenmesidir. Bunun yan ı sıra devletin t ıbbi müdahaleler nedeniyle ki şilerin maddi ve manevi varl ığını etkili olarak koruma ve maddi ve manevi varl ığına sayg ı gösterme şeklinde pozitif yükümlülü ğü de bulunmaktad ır (Ahmet Acartürk , 49). Nitekim Anayasa n ın 56. maddesinde de belirtildi ği üzere pozitif yükümlülük, sa ğlık alan ında yürütülen faaliyetleri de kapsamaktad ır (İlker Başer ve diğerleri , B. No: 2013/1943, 9/9/2015, 44). Başvuru Numaras ı: 2018/25890 Karar Tarihi : 22/2/2022 849. Devlet, bireylerin ya şam hakk ı ile maddi ve manevi varl ıklar ını koruma hakk ı kapsam ında ister kamu isterse özel sa ğlık kuruluşlar ı taraf ından yerine getirilsin sa ğlık hizmetlerini hastalar ın yaşamlar ı ile maddi ve manevi varl ıklar ının korunmas ına yönelik gerekli tedbirlerin al ınabilmesini sa ğlayacak şekilde düzenlemek zorundad ır (Ahmet Acartürk , 51). 50.İlke olarak t ıbbi ihmallere ili şkin şikâyetler konusunda temel ba şvuru yolu, hukuki sorumlulu ğu tespit ad ına takip edilecek olan hukuk veya idari tazminat davas ı yoludur (Nail Artuç , B. No: 2013/2839, 3/4/2014, 38). 51. Maddi ve manevi varl ığı koruma hakk ı kapsam ında hukuki sorumlulu ğu ortaya koymak için adli ve idari yarg ıda aç ılacak tazminat davalar ında makul derecede dikkatli ve özenli inceleme şart ının yerine getirilmesi gerekmektedir. Derece mahkemelerinin bu tür olaylara ili şkin yürüttükleri yarg ılamalarda Anayasa n ın 17. maddesinin gerektirdi ği seviyede derinlik ve özenle bir inceleme yap ıp yapmad ıklar ının ya da ne ölçüde yapt ıklar ının da Anayasa Mahkemesi taraf ından değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira derece mahkemeleri taraf ından bu konuda gösterilecek hassasiyet, yürürlükteki yarg ı sisteminin daha sonra ortaya çıkabilecek benzer hak ihlallerinin önlenmesinde sahip oldu ğu önemli rolün zarar görmesine engel olacakt ır (Yasin Ç ıldır, B. No: 2013/8147, 14/4/2016, 57; Tevfik Gayretli, B. No: 2014/18266, 25/1/2018, 32). 52. Diğer taraftan belirtmek gerekir ki olaylara ili şkin delillerin de ğerlendirilmesi öncelikle idari ve yarg ısal makamlar ın ödevidir. Ayn ı şekilde ba şvuru dosyas ında bulunan tıbbi bilgi ve belgelerden hareketle bilirki şilerin vard ığı sonuçlar ın doğruluğu hakk ında fikir yürütmek Anayasa Mahkemesinin görevi de ğildir ( Mehmet Çolako ğlu, B. No: 2014/15355, 21/2/2018, 47). Ancak ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı kapsam ında yerine getirmek zorunda oldu ğu usul yükümlülüklerinin somut olayda yerine getirilip getirilmedi ğinin nesnel bir şekilde değerlendirilmesi için ilgili anayasal kurallar ba ğlam ında derece mahkemelerinin kendilerine tan ınm ış takdir yetkileri çerçevesinde hareket edip etmediklerinin denetlenmesi gerekir. Bu ba ğlamda müdahaleyi hakl ı göstermek için öne sürülen gerekçelerin ilgili ve yeterli olup olmad ığı incelenmelidir ( Murat At ılgan, B. No: 2013/9047, 7/5/2015 44). 53. Bu ba ğlamda derece mahkemelerinin gerekçeleri, taraflar ın kanun yolun a başvuru imkân ını etkili şekilde kullanabilmesini sa ğlayacak surette ayr ıntılı olarak ortaya konulmal ı; ulaşılan sonuçlar yeterli aç ıklıktaki bilimsel görü ş ve raporlar gibi somut, nesnel verilere dayand ırılmal ıdır (Murat At ılgan, 45). 54. Ayr ıca t ıbbi müdahaleden önce ki şinin gerekti ği şekilde bilgilendirilerek rızas ının al ınmamas ı, kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının ihlaline sebep olabilir. İstisnai hâller d ışında t ıbbi müdahale ancak ilgili ki şi bilgilendirilip r ızas ı al ındıktan sonra yap ılabilir. Hastalar ın durumun fark ında olarak karar verebilmelerini sa ğlamak için uygulanmas ı düşünülen tedavi ve bununla ba ğlant ılı riskler hakk ında kendilerine bilgi verilmiş olmal ıdır. Bunun yan ı sıra yap ılan bilgilendirme ile t ıbbi müdahale aras ında hastan ın sağlıklı bir kanaate varmas ını sağlayacak kadar uygun bir zaman aral ığı bırak ılm ış olmal ıdır (Ahmet Acartürk , 56). Bununla birlikte hastan ın sağılığı ve yaşam ı için ciddi risk nedeniyle acil müdahale gereken hallerde bilgilendirme yükümlülü ğünün kapsam ının ve karar verilmesi için tan ınacak sürenin dar olabilece ği gözetilmelidir. Başvuru Numaras ı: 2018/25890 Karar Tarihi : 22/2/2022 9ii.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 55. Anayasa Mahkemesi yukar ıda değinilen Anayasa'n ın 17. maddesi kapsam ında devlete dü şen pozitif yükümlülüklerin somut olay ba ğlam ında yerine getirilip getirilmedi ğini denetlemek durumundad ır (Tevfik Gayretli, 36). Bu sebeple ba şvuruya konu olay, devleti n kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına ilişkin pozitif yükümlülü ğü kapsam ıyla s ınırlı olarak incelenmi ştir. 56. Başvurucular ın iddialar ının idarenin hizmet kusuru nedeniyle maddi ve manevi zarara uğramalar ına rağmen tam yarg ı davas ında eksik ve yetersiz bilirki şi raporuna itiba r edilerek davan ın reddedilmesine ve onam ın hukuka uygun olmad ığına yönelik oldu ğu görülmüştür. 57. Somut olayda derece mahkemeleri taraf ından ATK raporuna at ıfta bulunarak davan ın reddine karar verildi ği anlaşılmaktad ır. ATK raporunun incelenmesinde, birinci başvurucunun normal do ğum yapmas ı için gerekli t ıbbi koşullar ın oluşmamas ı nedeniyle sezaryen do ğuma al ındığı ve sağlıklı şekilde taburcu edildi ği ifade edilmi ştir. Başvurucuy a 30/8/2008 tarihinde yap ılan işlemlerin t ıp kurallar ına uygun oldu ğu, 1/9/2008 tarihindeki müdahalenin ise rahim içerisinde plasenta bulundu ğu tespiti ile yap ılmas ı nedeniyle bu işlemlerde de t ıp kurallar ına ayk ırılık görülmedi ği belirtilmi ştir. Ayr ıca raporda, do ğum sonras ı kanamalar ın anne için yüksek ölüm riski ta şıdığı ve t ıbben öngörülemez bir durum olduğu vurgulanm ıştır. 58. Başvurucular ATK raporu hakk ındaki itiraz dilekçelerinde; birinci başvurucunun do ğum yapt ığı sırada hatal ı müdahalede bulunulmas ı nedeniyle a ğır kanama şikâyetinin olu ştuğunu; ayr ıca 30/8/2008 tarihinde Hastaneye müracaat ettiklerinde koruyucu tedavilerin uygulanmas ı hâlinde ayn ı sonucun olu şup oluşmayacağı hususunda bir bilgi bulunmad ığını beyan etmi ştir. 59. Oysa itiraza konu ATK raporunun sonuç k ısm ında birinci ba şvurucunun gebe olarak Hastaneye müracaat etmesinden do ğumdan sonra sa ğlıklı olarak taburcu edilmesi aşamas ına kadar yap ılan işlemler hakk ında ayr ıntılı bilgiler verilerek t ıp kurallar ına ayk ırılıktan söz edilmemi ştir. Bunun yan ında 30/8/2008 tarihinde Hastanede yap ılan işlemle r açıklanm ış, birinci ba şvurucuya yap ılan kan tahlili ve USG i şlemi sonucuna göre bu ki şiye tedavi uygulanmamas ı nedeniyle İdareye atfedilebilir kusurun bulunmad ığı vurgulanm ıştır. 60. Bu itibarla; ba şvurucular ın iddialar ının, konusunda uzman bilirki şi heyeti taraf ından dava dosyas ındaki tüm beyanlar ve birinci ba şvurucuya ait tedavi belgelerine göre değerlendirildi ği görülmü ştür. Raporda, birinci ba şvurucunun sa ğlık şikâyetlerinin do ğuma bağlı oluşabilecek komplikasyonlar olarak kabul edilmesi gerekti ği ve birinci ba şvurucuya yap ılan uygulamalar ın t ıp kurallar ına uygun oldu ğu değerlendirmesine yer verilmi ştir. Buna göre derece mahkemesince yap ılan yarg ılamada ve uzman bilirki şi raporunda yeterli somut bulgu ve tespitlere yer verilerek ba şvurucular ın iddialar ının ayr ıntılı bir biçimde tart ışıldığı ve karşıland ığı söylenebilir. 61. Ayr ıca yarg ılama sürecinde bir avukat taraf ından temsil edilen ba şvurucular ın bilirkişi raporuna ve kararlara kar şı kanuni yollara ba şvurabildikleri, bu suretle me şru çıkarlar ının korunmas ı için söz konusu davaya gerekli oldu ğu ölçüde etkili kat ılımlar ının sağland ığı, dava dosyas ını inceleyip ayr ıca bilgi ve belge sunabildikleri, toplanan delillerden haberdar edildikleri anla şılmaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2018/25890 Karar Tarihi : 22/2/2022 1062. Öte yandan hukukumuzda hasta haklar ı, tıbbi işlemlerden önce ki şilerin bu işlemler ve sonuçlar ı hakk ında ayd ınlat ılmas ı yükümlülü ğü ve Sağlık Bakanl ığının t ıbbi hizmetler sunan kurumlar üzerindeki denetim görevi konusunda oldukça ayr ıntılı ve yeterli düzenlemelerin mevcut oldu ğu anlaşılmaktad ır (Ahmet Acartürk , 66). Ancak bu düzenlemelerin teorik olarak mevcut olmas ı yeterli olmay ıp Anayasa'n ın 17. maddesindeki güvencelerin sa ğlanabilmesi için pratikte de etkin bir şekilde uygulanmas ı gerekmektedir (Mehmet Çolako ğlu, 49). 63. Somut olayda ba şvurucular, belgeyi imzalatan görevlilerin ikinci başvurucuy a yeterli süre tan ımad ığını ve manevi bask ı uygulad ığını belirterek an ılan belgenin geçerli olmad ığını ileri sürmü ştür. 64.İlgili Hukuk k ısm ında yer verilen mevzuatta belirtildi ği üzere t ıbbi müdahalelerde hastan ın r ızas ı gerekir. Hasta küçük veya mahcur ise bu ki şilerin veli vey a vasilerinin yap ılacak t ıbbi müdahaleye izin verme yetkileri bulunmaktad ır. R ızan ın geçerlili ği bak ımından kişinin öncelikle neye r ıza gösterdi ğini bilmesi gerekir ki bu da ancak hastan ın ayd ınlat ılmas ı ile mümkün olabilir. Buradan hareketle doktor ile hastas ı aras ındaki ilişkinin güvene dayal ı bir ilişki olduğu da gözetildi ğinde doktorun hastaya bilgi sunma, bilgiyi anlaşılır k ılma ve birlikte en do ğru karara varacak şekilde süreci yönetme yükümlülü ğü olduğu söylenebilir ( Sultan Bulut ve di ğerleri , B. No: 2017/37430, 20/10/2021, 38). 65. Tüm bu aç ıklamalar çerçevesinde somut olayda; 1/9/2008 tarihinde birinci başvurucunun kanama şikâyetinin devam etmesi nedeniyle saat 01.05'te gitti ği Hastanede yap ılan USG i şlemi sonucunda, rahimde plasenta kald ığına ilişkin tespit yap ılarak ilaç tedavisine ba şlanm ıştır. Bu tedaviden sonuç al ınamamas ı üzerine önce saat 04.00'te kürtaj işlemi yap ılm ış, bu işlemin de ba şarısız olmas ı dikkate al ınarak birinci ba şvurucunun rahminin al ınmas ından önce ikinci ba şvurucunun onam belgesini imzalamas ı istenmiştir. 66. Bu kapsamda ikinci ba şvurucu taraf ından düşünme zaman ı tan ımadan ve birinci başvurucunun rahminin al ınmamas ı halinde hayat ını kaybedebilece ğine ilişkin yan ıltıcı bilgiler verilerek imzalatt ırılan onam ın geçerli olmad ığının ileri sürüldü ğü anlaşılm ıştır. Somut olayda birinci ba şvurucunun kanama şikâyeti ile Hastaneye gitmesinden itibaren kendisine gerekli t ıbbi müdahalelerin literatürde belirlenen s ıra ile yap ıldığı ancak bu müdahalelerden sonuç al ınamamas ı nedeniyle rahminin al ınmas ı gerektiği belirlenerek ikinci başvurucuya bu i şlemin yap ılmamas ı halinde birinci ba şvurucunun hayat ını kaybedebilece ği bilgisi verilmi ştir. ATK raporundaki tespitlere göre (bkz. 11) ikinci ba şvurucuya verilen bilginin t ıbben doğru ve geçerli olarak kabul edildi ği dikkate al ındığında bu ki şiye hatal ı veya eksik bilgi verildi ği söylenemez. 67. Bu itibarla birinci ba şvurucuya bir kaç saatlik zaman dilimi içerisinde yap ılan tüm t ıbbi müdahalelere kar şın olumlu bir sonuç al ınamamas ı üzerine bu ki şinin rahminin alınmas ına ilişkin t ıbbi gereklilik, an ılan süreç içerisinde olu şmuş ve t ıbbi müdahaleye ili şkin muhtemel sonuçlar bildirilerek ikinci ba şvurucudan onam belgesini imzalamas ı talep edilmiştir. 68. Dolay ısıyla somut olay ın koşullar ı gereğince t ıbbi müdahalenin birinci başvurucu yönünden hayati önem arz etti ği ve bu müdahalenin acil olarak ortaya ç ıkan bir ihtiyac ın sonucu oldu ğu objektif olarak belirlendi ğinden, ikinci ba şvurucunun, i şlemin olas ı sonuçlar ı hakk ında düşünerek ameliyata karar verilmesi için yeterli bir süre tan ınmamas ı nedeniyle ayd ınlat ılm ış onam ın geçerli olmad ığı iddias ı kabule şayan görülmemi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/25890 Karar Tarihi : 22/2/2022 1169. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan kişinin maddi ve manevi varl ığının korunmas ı hakk ının ihlal edilmedi ğine karar verilmesi gerekir. C. Giderim Yönünden 70. Başvurucular, yarg ılaman ın yenilenmesi ile toplam 500.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmu ştur. 71. Tespit edilen ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına ilişkin usul ve esaslar 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinde yer almaktad ır. 72. Başvuruda makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği kan ısına var ılm ıştır. 73. Öte yandan ihlalin niteli ği dikkate al ınarak net 36.000 TL manevi tazminat ın başvuruculara mü ştereken ödenmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, 2. Kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. 1. Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan makul sürede yarg ılanma hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, 2. Anayasa n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının İHLAL ED İLMEDİĞİNE, C. Başvuruculara net 36.000 TL manevi tazminat ın MÜŞTEREKE N ÖDENMES İNE, tazminata ili şkin diğer taleplerin REDD İNE, D. 294,70 TL harç ve 4.500 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 4.794,70 TL yarg ılama giderinin ba şvuruculara MÜ ŞTEREKEN ÖDENMES İNE, E. Ödemelerin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucular ın Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, Başvuru Numaras ı: 2018/25890 Karar Tarihi : 22/2/2022 12F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 22/2/2022 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Üye Üye Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ