6. Hukuk Dairesi 2010/8423 E. , 2010/12701 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, 1 – 47 ve 491 No’lu parseller ile 48 No’lu parseldeki 2 No’lu bağımsız bölümün ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile taşınmaz…
**6. Hukuk Dairesi 2010/8423 E. , 2010/12701 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, 1 – 47 ve 491 No’lu parseller ile 48 No’lu parseldeki 2 No’lu bağımsız bölümün ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile taşınmazların para eklenmesi suretiyle aynen bölünmesine, dava konusu edilen 1-491 No’lu parseller ile 48 No’lu parseldeki 2 No’lu bağımsız bölümün davacıya ve 47 No’lu parsel ile 31.308.75 TL denkleştirme bedelinin davalıya verilmesine, hükmün kesinleşmesinden sonra yirmi gün içinde denkleştirme bedelinin davalı adına kamu bankasına depo edilmesi halinde intikal işlemlerinin yapılması için tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu edilen dört adet taşınmaz ile bir takım taşınır malların taraflara miras bırakanları Musa Sinir’den intikal ettiğini, dava konusu taşınmazlardan otel olarak işletilenin gelir getiren mülk olduğundan ortaklığın haricen giderilmesinde güçlük yaşandığını, bu itibarla dava konusu edilenlerin fiilen bölünmesi ya da satışı suretiyle ortaklığın giderilmesi konusunda anlaşma sağlanamadığını, taşınmazların sayı ve nitelik itibariyle gerektiğinde para ilavesi ile aynen bölünmelerinin mümkün olduğunu belirterek, öncelikle aynen bölünmeleri, mümkün değilse satışları suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmiş, 17.02.2010 tarihli dilekçesi ile de otel dışındaki taşınmazların davacıya, otelin de para eklenmesi suretiyle davalıya verilmesi şeklinde aynen bölünmeye karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, aynen bölünmeyi kabul etmediklerini, zaten taşınmazların fiilen bölünmesinin de mümkün olmadığını, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesini, müvekkilesinin hiçbir taşınmazdan vazgeçmek istemediğini, para eklenmesi ile aynen bölünmeyi kabul etmediklerini belirtmiştir. Ortaklığın giderilmesi davaları, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. Ortaklığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay oranları ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.