7. Hukuk Dairesi 2013/23071 E. , 2013/16558 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, tıbbi ilaç mümessili olarak Antalya bölgesinde çalıştığını, 09,10/08/2012 tarihlerinde Bölge Toplantısında olduklarını ancak müvekkilince bu tarihlerde sistemde yanlışlıkla ziyaret girilmiş oluğunu davacı şirketçe savunmasının alı
**7. Hukuk Dairesi 2013/23071 E. , 2013/16558 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, tıbbi ilaç mümessili olarak Antalya bölgesinde çalıştığını, 09,10/08/2012 tarihlerinde Bölge Toplantısında olduklarını ancak müvekkilince bu tarihlerde sistemde yanlışlıkla ziyaret girilmiş oluğunu davacı şirketçe savunmasının alındığını ancak yanlışlıkla ziyaret etmiş gibi girildiğini ve hemen düzeltececeğini beyan etmesine rağmen gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğu iddiası gerekçe gösterilerek iş sözleşmesinin feshedildiğini, fesih bildiriminin kendisine verilmediğini belirterek yapılan fesih işleminin geçersizliğine ve işe iade kararı verilerek işe başlatmama ve boşta geçen süre tazminatlarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı işveren vekili, davacının sorumluluğu dahilindeki bölge içerisinde doktorlara görevi icabı tanıtım amaçlı görüşme gerçekleştirmesi gerekirken davacının 09,10/08/2012 tarihlerinde Bölge Ofisinde iki günlük toplantıda olmasına rağmen o tarihlerde gerçeğe aykırı olarak ziyaret gerçekleştirdiği yönünde rapor düzenlediğini, 20/09/2012 tarihinde yapılan savunmada yanlışlıkla ziyaret girmiş olduğunu kabul ederek düzelteceğini beyan ettiğini ancak ziyaret raporlarının en geç ayın 15'nde Bölge Müdürünce görülebilecek şekilde sisteme girilmesi gerektiği ve davacının da ziyaret yapılmış gibi sisteme girildiğinin belirlendiği,Şirketin Tanıtım Yönetmeliğince 5/2. maddesinde gerçeğe aykırı raporlama yapıldığının tespiti halinde bu durumun İş knunu 25/II e ve h bentleri uyarınca değerlendirileceği ve işverene tazminatsız fesih hakkı verdiğini ve bu yönetmeliğin sözleşme ile davacıya tebliğ edildiğini, bu sebeple iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının 24/12/2007 tarihinden beri davalı işyerinde tıbbi tanıtım temsilcisi olarak çalıştığı, işyerinin ürünlerini doktor ve eczacılara belirli programlar çerçevesinde tanıtma ve ziyaret durumunu işverene rapor etmenin temel görevi olduğu, iş sözleşmesinin 22/09/2012 tarihinde davacının 09/08/2012 ve 10/08/2012 tarihlerinde Antalya Bölge Ofisinde 2 günlük toplantıda olduğu halde bu 2 gün içinde doktor ve eczane ilaç tanıtım amaçlı ziyaret gerçekleştirmiş gibi rapor tuttuğundan bahisle fesih edildiği, davacının vermiş olduğu savunmasında 09/08/2012, 10/08/2012 tarihlerinde bölge toplantısına katıldığını ancak bu tarihlere yanlışlıkla ziyaret girdiğini ve gerekli düzeltmelerin yapılacağını belirttiği halde, iş akdinin feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İşçinin geçerli bir feshe neden olabilecek davranışları 4857 sayılı İş Yasası'nın 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı nedenlerden farklıdır. Yargılama sırasında bu nedenlerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa İş Yasası'nın 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar. Somut olayda, tıbbi tanıtım temsilcisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi işverence 22/09/2012 tarihinde 09/08/2012 ve 10/08/2012 tarihlerinde iki günlük Bölge Müdürlüğü toplantısında olduğu halde bu tarihlerde 30 adet doktor ve eczaneyi ziyaret ettiğini raporunda belirttiği gerekçesiyle feshedildiği ve eylemin sabit olduğu anlaşılmaktadır. İşçinin yaptığı işin ilgili doktor ve eczacıları bire bir ziyaret şeklinde gerçekleşmesi gerektiği, işin başarısının işçinin samimiyeti ile doğrudan ilgili olduğu açıktır. Açıklanan bu nedenlerle davacının söz konusu eylemi işveren açısından doğruluk ve dürüstlükle bağdaşmayan hareket olarak değerlendirilip iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık yoktur. Davacının bu eylemleri haklı fesih sebebi oluşturacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli karar ilam harcı olan 24,30 TL den davacı tarafından yatırılan 21.15 TL harcın mahsubu ile kalan 3.15 TL bakiye karar ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu 151.45 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.