Ceza Genel Kurulu 2010/4.MD-207 E. , 2010/238 K. "" Tebliğname : 2010/40554 Yargıtay Dairesi : Ceza Genel Kurulu Sanık Y... K...’ın yargı görevi yapanı etkileme suçundan beraatına ilişkin, Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen 10.06.2010 gün ve 7-19 sayılı hüküm, Yargıtay C. savcısı tarafından atılı suçun oluştuğu gerekçesiyle temyiz edilmekle, Yargıtay C. Başsavcılığının “bozma” istekli 27.09.2010 gün ve 40554 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen do…
**Ceza Genel Kurulu 2010/4.MD-207 E. , 2010/238 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname : 2010/40554 Yargıtay Dairesi : Ceza Genel Kurulu Sanık Y... K...’ın yargı görevi yapanı etkileme suçundan beraatına ilişkin, Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen 10.06.2010 gün ve 7-19 sayılı hüküm, Yargıtay C. savcısı tarafından atılı suçun oluştuğu gerekçesiyle temyiz edilmekle, Yargıtay C. Başsavcılığının “bozma” istekli 27.09.2010 gün ve 40554 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Olay tarihinde Bursa Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan şüpheli Y... K...'ın, Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/297 esas sayılı dosyasında mahkeme hakiminden, hakkında tedbir kararı bulunan dava konusu taşınmazın ifraz ve parselasyonuna izin verilmesini talep edip, dava sürecini etkilemek için çaba sarf etmek suretiyle yargı görevi yapanı etkilediği iddiasıyla 5237 sayılı TCY’nın 277. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle açılan kamu davasında; Yargıtay 4. Ceza Dairesince; “Sanığın, görülmekte olan bir dava nedeniyle yargılamayı yapan hakime iddia olunan sözleri söylediği kabul edilse dahi içeriği itibariyle ve taraflar arasında bir astlık üstlük ilişkisi bulunmamasına göre, emir verme, baskı uygulama ya da nüfuz icrası niteliğine sahip olmadığı açık olduğundan, TCY'nın 277. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs suçunun oluşmayacağı anlaşılmaktadır. Ancak eylemin, aynı adliyede görev yapan bir C. savcısı ile hakim arasında hatıra binaen yapılan iltimas derecesinde bir konuşma olarak kabulü mümkün ise de; sanığın aşamalarda değişmeyen ısrarlı beyanlarında, Hakim N... K... ile bu konuda hiçbir görüşmesinin olmadığını, kendisiyle sosyal anlamda dahi bir yakınlıklarının bulunmadığını savunması, Hakim N...K...in anılan dosyada görevsizlik kararı vererek el çektiği 22.07.2008 tarihi itibariyle kendisine karşı atılı suçun işlendiği yönünde herhangi bir yakınmada bulunmaması ve ancak aradan yaklaşık on aylık bir süre geçtikten sonra Adalet Müfettişlerince sanık hakkında başka bir konuda başlatılan ve disiplin cezası uygulanması görüşü ile sonuçlanan bir soruşturma sırasında tanık olarak dinlenmekte iken 11.05.2009 tarihli ifadesinde sanığın kendisini etkilemeye teşebbüs ettiğini dile getirmesi karşısında anlatımına itibar edilememiş ve bu iddiayı destekleyen başkaca kanıt bulunmadığı gözetilerek, sanığın yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs suçunu işlediği yönünde her türlü kuşkudan uzak vicdani kanaate ulaşılamamış olduğundan beraatine karar vermek gerekmiştir” gerekçesine dayalı olarak beraat kararı verilmiştir. Hüküm, Yargıtay C. savcısı tarafından atılı suçun oluştuğu gerekçesiyle temyiz edilmiştir.