10. Hukuk Dairesi 2023/12190 E. , 2023/12596 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/107 E., 2022/913 K KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tosya Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/99 E., 2020/325 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Ku…
**10. Hukuk Dairesi 2023/12190 E. , 2023/12596 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/107 E., 2022/913 K KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tosya Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/99 E., 2020/325 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; 15.11.2018 tarihinde davalı işverene ait işyerinde işe başladığını, 19.02.2019 tarihine kadar davalı işyerinde ağır ticari araç şoförü olarak kesintisiz çalıştığını, işten aydığı tarihte tarafına ödenmesi gereken net maaşın 2.420,00TL olduğu, işveren tarafından bu maaş üzerinden anlaşıldığını, fakat işveren tarafından maaşının herhangi bir banka hesabına yatırılmadığını ve elden teslim edildiğini ve çoğu zaman da eksik ödendiğini, yine işe başladığı tarihte işveren, SGK kaydının yapılarak, sigorta primlerini ödeyeceğini beyan ettiğini, ancak sigorta primlerinin ödenmemiş olduğunu fark ettiğini, fazla mesai yaparak çalıştırıldığını, hafta tatilini dahi kullanmadığını, işçilik alacaklarını talep etmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, en son işvererden SGK kaydını yaparak sigorta primlerinin ödenmesini istediğinde ise usulsüz olarak iş akdinin feshedilerek işten ayrılmak zorunda bırakıldığını belirterek, 15.11.2018 ile 19.02.2019 tarihleri arası davalı işyerindeki sürekli çalıştığının tespitini bu süreler içinde yatırılmayan primlerinin davalı tarafından yatırılmasını talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; SGK'ya husumet tevcih edilmediği gibi ihbar isteminde de bulunulmaması nedeniyle usulen görülebilir olmayan davanın öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, oto kurtarma araçlarının günde 8 saat çalışmayı gerektirir sürekli bir iş niteliğinde olmayan haftada birkaç kez en çok 3-5 saatlik çalışma imkanı veren bir iş makinesi olduğundan kullanımı fazla çalışmayı gerektirir bir iş olmadığını, davacının iki ay denenmek şartı ile 15.11.2018 tarihinde işe başladığını, ihtiyacı olduğundan bahisle ödenecek primin kendisine elden verilmesi isteği üzerine de ödenecek pirim ile birlikte ayda 2.420,00 TL ödendiğini, iki aylık denemede çalışmasından memnun kalmadığından işi bırakmasını istediğini, davacının hiç değilse bir ay daha çalışma talebi de iyi niyetli olumlu karşılandığını, davacının 19.02.2019 tarihinde kendi isteği ile işi bıraktığını, hizmet tespitine yönelik davada kanuni hasmın SGK olması ve davanın SGK'nın huzuru ile görülmesi gerektiğini belirterek davada ispat yükünün davacıya ait olmak üzere talebini 15.11.2018 tarihi ile 19.02.2019 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığı olarak kabul ettiğinden tarafına masraf ve ücreti vekalet yükümlülüğü getirilmemesini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürelerin dava tarihi itibariyle dolmuş olduğundan öncelikle iş bu davanın hak düşürücü süreden reddini talep ettiklerini, davalının kurum nezdinde ki şahsi sicil dosyası incelendiğinde davacı yanın söz konusu iş yerinde bahsi geçen tarihlerde herhangi bir çalışmasına rastlanılmadığını, davacı yanın davalı işverenler yanında kesintisiz olarak çalıştığını iddia ettiği süreye bakıldığında bunca süren çalışan birinin bu zaman aralığında sigorta primlerinin eksik olarak yatırıldığını fark etmemesinin mümkün olmadığından davacının geriye dönük olarak hizmet tespiti istemesi de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince "Davanın kabulü ile ... T.C Kimlik Numaralı ...'nın Serdar Oto Servisi ve Oto Kurtarma -... isimli iş yerinde 15.11.2018 tarihinden 19.02.2019 tarihine kadar sürekli hizmet akdi ile asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine, " karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre nedeniyle öncelikle reddedilmesi gerektiğini, davalının kurum nezdindeki şahsi dosyası incelendiğinde davacının işyerinde bahsi geçen tarihlerde çalışmasına rastlanılmadığını, davacının uzun bir sürede primlerinin eksik yatırıldığını fark etmemesinin mümkün olmadığını kurumlarınca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; hizmet tespiti ile prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86/9 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, fer'i müdahil vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.